Cuma sayfasını okudunuz mu?

2 Cemâziyelâhir 1437

11 Mart 2016 Cuma 05:55

EY İNSANLAR!

Ey insanlar! (Allah) dilerse, sizi giderir (yok eder ve yerinize) başkalarını getirir. Allah buna (hakkıyla) kâdirdir.

Kim (yalnız) dünya mükâfatını isterse, (bilsin ki) dünya ve âhiret mükâfatı Allah katındadır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten ve görendir. (Nisa /133-134)

OKUNMAMIŞ 3 MESAJINIZ VAR

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Bilakis onlar Rableri katında diridirler ve rızıklanırlar. (Hem de) Allah’ın kendilerine lütfettiği (şehitlik rütbesi)ne kavuşmaları sebebiyle sevinç içerisindedirler. Arkalarından henüz kendilerine (şehit olarak) katılmamış olanlara da, hiçbir korku ve üzüntü olmayacağını müjdelemek isterler. “… Allah yolunda sarf ettiğiniz her şey(in karşılığı) size eksiksiz ödenir, asla haksızlığa uğratılmazsınız.” (Al-i İmran/169-170)


Kim Allah’a ve Resûl’e (cân u gönülden) itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştırlar! (Nisa/69)


Allah yolunda göç edip de sonra öldürülen veya ölenlere gelince, muhakkak ki Allah onları en güzel rızıkla(rla) besleyecektir. Şüphesiz Allah rızık verenlerin en iyisidir. (Hac/58)

YOLUMUZU AYDINLATANLAR

Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27)

MEVLÂNÂ HALİD-i BAĞDÂDÎ (KS)BUYURMUŞLAR Kİ:

Sana Allah'dan korkmayı, O'na itaat etmeyi, insanlara eza vermemeyi tavsiye ederim. Buna özellikle Haremeyn-i şerifeynde dikkat edesin. Herkes seni gıybet etse bile sen kimseyi gıybet etme. Nefsin için kimseden dünya malı alma. Ancak şerefinin müsaade ettiğini al. Onu da hayır yolunda sarfet.

Mü'min kardeşlerin aç iken, yoksul iken onu nefsinin arzuları için harcama. Kimseyi hor görme. Kendini kimseden üstün görme. Kalbî ve bedenî ibadetlere yönel. Ömrünü bu şekilde geçir. Niyet, ibadetlerin ruhu olması sebebiyle bu hususta çok kusur ettiğin için şimdiye kadar hiçbir hayırlı iş yapmadım diye kabul et. Çünkü ihlâs olmadan niyet sahih olmaz. Senin büyüğünde ihlâs olmazsa sende de olmayacağı aşikardır.

Allahım! İlminle gaybleri bilirsin. Gücünle tüm yarattıklarına hakimsin. Yaşamak benim için hayırlı ise beni yaşat, ölüm benim için hayırlı ise beni vefat ettir. (Ahmed bin Hanbel)

YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)

O’NDAN (SAV) BİZE

Sehl ibn Huneyf (Ra)’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

“Bütün kalbiyle, samimiyetle şehid olmayı isteyen kişi; yatağında ölse bile Allah onu şehitler mertebesine ulaştırır.” (Müslim, İmâra 157)

Ebû Mûsâ Abdullah ibn Kays el Eşarî (Ra) şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e biri cesaretini göstermek diğeri milletini korumak öteki ise kendisine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu da Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şu cevabı verdi.

“Kim İslâmiyet (tevhid kelimesi) daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır. (Yani şehid ona denir).” (Buhârî, İlim 45; Müslim, İmâra 150.)

Ebu'l-A'ver Said ibni Zeyd ibni Amr ibni Nufeyl’ (Ra) den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

"Malı uğrunda öldürülen şehiddir. Dini uğrunda hayatını feda eden şehiddir, ailesinin ırz ve namusuna tecavüz karşısında mücadelede öldürülen kimse de şehiddir." (Ebu Davud, Sünnet, 29; Tirmizi, Diyat, 21)

EFENDİMİZ (SAV) BUYURDULAR:

Ebu`l-Ca`d ed`Dumri (Ra) dan rivayetle Resulullah (sav) buyurdular ki:

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim önemsemeyerek üç cumayı terk edecek olursa, Allah onun kalbini mühürler." (Buharî Hadis No: 2860)

ALLAH YOLUNDA CİHAD

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hazretleri Ebû Sa’îd el-Hudrî’den (ra.) rivayet edilen bir hadîs-i şerîfinde buyurmuşlar ki:

“Cennette yüz derece vardır ki her bir derecenin arası yer ile göğün arası kadar geniştir. Yerle gök arasından daha geniştir, daha uzaktır, araları o kadar mesafelidir. Bu dereceler Allah (celle celâlüh) yolunda cihad edenler içindir.” Ahmed b. Hanbel, II, 335, 393, hadis no: 8400, 8455; Buhârî, “Cihâd”, 4; “Tevhîd”, 22; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, IX, 15, 158.

Bu hadîs-i şerîften her muhakeme sahibinin hemen çıkartacağı gibi Allah yolunda cihad eden insan cennete girecek ve orada, onlara mahsus yüz derece verilecektir. Bu derecelerin arası da kolay ve merdiven çıkar gibi çıkıp da ulaşılabilecek dereceler değil, yer ile gök arası gibi büyük mesafelerdir. Bu derecelere ancak Allah yolunda cihad edenler nail olur.

“Allah yolunda cihad etmek” sözünün, biraz açıklanması gerekmektedir. Cihad, Arapça cehd sözünden gelir. Cehd et; gayret göster, çalış çabala, sabret demek. Cehd et, haydi bakalım sınıfını geç, cehd et şu işi başar, cehd et biraz daha sabret, şunu elde et şeklinde biz de kullanırız. Cihad o kökten geliyor. Ama onun mânasında karşılıklı cehd etmek, müşâreket anlamı vardır. Yani karşısında biri var, o cehd sarf edecek, bir de sen varsın, sen de ona karşı cehd sarf edeceksin. Karşındaki kim olabilir? Düşman... Bir düşmanın var. O seni İslâm’dan uzaklaştırmaya cehd edecek, para sarf edecek; sen de kuvvet sarf edeceksin, karşı koyacaksın, koruyacaksın kendini...

Bu düşman kim olabilir? Memleketimize kasteden, malımıza kasteden! Bu topraklardan bunlar gitsin, ben almalıyım, buralar bizim olsun diyen insanlar, ilk hatıra gelen bu ve hepsi birbirine benzer. “Küfür tek millettir.” Hepsinin gözü bizim topraklarımızdadır. Bizim topraklarımız ta Viyana’ya kadar dayanıyordu, Yemen’e dayanıyordu. Basra, Bağdat bizim eyaletimizdi. Vali tayin ederdik. Mısır bizim, Libya bizimdi. Tunus, Cezayir, Fas bizimdi. Hepsi elden gitti. Başkaları aldı ve istismar ediyor. Amerika istismar ediyor, Fransız istismar ediyor. Zahirde bir başka şey görünüyor ama İsrail istismar ediyor. Başkaları sömürüyorlar netice itibariyle. Düşmanlarla uğraşmak çeşitli şekillerde olur. Saldırırsa sen de karşı koyarsın. İşte İstiklal Harbi! Yunanlı asker çıkarttı, biz de uğraştık, didindik, paramız yoktu, harplerden çıkmış, yorgunduk. Babalarımız, dedelerimiz, yiğitler harplerde şehit olmuşlardı. Kimi Yemen’de, kimi Galiçya’da, kimi başka yerde. Bizi işte böyle güçsüz gördüler, artık bunlarda savaşacak adam kalmadı dediler... Ama nenelerimiz çarpıştı, çocuklar çarpıştı; ahalinin yaşlısı, genci, aksakallısı Allah’ın yardımıyla zafere ulaştı. Bu sonucu kendinden bilirsen yazıklar olsun sana! O, gene acıdı da bize buraları ihsan etti.

İkinci cihad, şeytanla uğraşmak. Şeytan da büyük düşmandır. Şeytan seni kandırmaya çalışır. Senin damarına girer, damarlarının içinde dolaşır. Aldatmaya çalışır. Şeytana uyma, onunla uğraş. Nefis insanın en büyük düşmanıdır. Nefisle uğraş. Allah (celle celâlüh) senenin bir ayında bize nefsi yenmeyi öğretiyor. Başının üstünde güneş, karşında karpuz var, kesmişler, kıpkırmızı, simsiyah çekirdekleri var, kan gibi bir karpuz. Alamıyor, yiyemiyorsun. Neden? Oruçluyum diyorsun. Böyle böyle nefsimizi yenmeyi öğreniyoruz. Öğrenirsek ne mutlu...

Cihadın bir şekli de Allah yolunda, “fî sebîlillâh” haccetmektir der kitaplarımız. Allah rızası için zahmetlere katlanıyorsun, tozlara topraklara bulanıyorsun. Allah yolunda baş açık, yalın ayak oraları ziyarete gidiyorsun. Allah (celle celâlüh) bize şuur versin de İslâm’ı benimseyelim. Öyle ucundan tutmak değil, İslâm benim dinim, imanım, inancım, dünya âhiret sermayem, varım, her şeyim o diyerek... Biz İslâm’ı benimseyelim ve İslâm’a nasıl yardım edilecekse öyle yardım edelim. İslâm’ı küçük bir eşyamız kadar bile tutmuyoruz. İslâm’a arabamıza baktığımız kadar bile baktığımız yok. Onu sadece yemeğimizin üzerindeki biber gibi tarçın gibi tuz gibi ağzımızın tadı daha iyi olsun diye tutuyoruz. Kendimize göre bir yaşayış yolu tutturmuşuz. Böyle nazlı müslüman olmamak lâzım. Sağlam, kavi müslüman olmak lâzım.

ÇANAKKALE ZAFERİNİN 101. YILINDA

“HER ŞEHİDE BİR YASİN, HEDEF 253BİN”

Zinde Gençlik, Spor ve İzcilik Kulübü önderliğinde , Konya Erdemli Gençlik, Spor ve İzcilik Kulübü İzci ve liderleri tarafından Çanakkale savaşlarının 101. yılında “HER ŞEHİDE BİR YASİN, HEDEF 253BİN” sloganıyla başlatılan projede okunacak Yasin-i Şerifleri, 22-26 Nisan 2016 tarihlerinde Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından düzenlenen “Dedeciğim Ben Geldim” temalı Çanakkale Milli Bilinç Kampı’nda dedelerimize hediye etmek istiyoruz. Sizleri Yasin-Şerif okumaya, 101. yılında Çanakkale Savaşlarını ve orada şehit olan dedelerimizi hatırlamaya davet ediyoruz. Okuduğunuz yasinleri  www.253binyasin.com  internet adresindeki sayaca girebilirsiniz.

Bu köşenin içeriği  SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK  PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin  Feyizli'nin  Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.   Ayet meallerinin tamamına www.kuran.global  ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.