Ey Ülkem!
Senin kefenini dokuyoruz,
Üç kere lanet, beş kere duayla
İlmik ilmik örüyoruz kefenini.
Tıka basa doymuşların neden olduğu açlıkla
Ne göklerin mavisinden,
Ne ağacın yeşilinden,
Ne toprağın karasından seçtik rengini.
Kara açlığa inat beyaz seçtik kefenin ipini,
İnanca uysun diye.
"Haydi Tanrı'nın ipi bu dedik!"
Sarılın Tanrı'nın beyaz ipine,
Bir ilmik de siz atın ülkemin kefenine.
Ey ülkem!
"Ufuklar" dedik, "gelinlik" dedik kefenine
İthal çiviler getirdik, tabutun için,
Özgürlükle süsledik, demokrasi ile parlattık,
Çoğunluk el atıyor tabutuna
İpliği insan haklarından
İğnesi, batının erdeminden
Tutsak aydınların, özgür ruhlarıyla
Kefenini,
Kefenini dokuyoruz Ey Ülkem!
İrtica yumaklarından çektiğimiz ipleri,
Çağdaşlık boyasından geçirip,
Barış adına hazırladığımız ölümlerle,
Masum tanrılar adına inandığımız yalanlarla,
Yok edilmiş dünün,
Vaz geçilmiş bu günün,
Tüketilmiş yarınların umursamazlığıyla,
Her sabah aldanışlara doğan güneşle
Unutturulan aşklar ve içi boşaltılmış sevdalarla
Harıl harıl dua ederek kutsallaştırıyor
Ve el birliğiyle dokuyoruz kefenini,
Ey benim güzel ülkem!
Ama sen!
Sen vefalı ülkem!
Bağrın bu insanlarla dolu,
Sıcaklığınla örtüyorsun onları
Yine bu topraktan kollarınla.
Çok insanlar geçti kefen dokuyarak bu topraklardan,
Bir sen kaldın, Hepsi silindi tek tek hatıralardan.