Türkiye çok olmaya başladı!

A. Kadir Tunçer yazdı

17 Mart 2016 Perşembe 06:05

 

Huzur denen güzellik bedel ister!

Biz de ödüyoruz can/lar pahasına! Dehşetengiz senaryoların hayatımıza çirkince sahnelendiği kesif bir atmosferi soluyoruz!

Herkesin “Haklı” olduğu bir ironi yaşıyoruz! Olacak şey değil ama maalesef durum bu! Kişisel ikbal ve çıkarların, bireysel olmaktan çıkıp, bölgesel ve hatta global bir boyut taşıdığı bir zaman aralığında, benimsenen referansların çarpıklığı, “emperyal eller”in musluklarından kan akmasına sebep oluyor!

Meselenin özü; Musluklardan akıtılmak istenen kanın yerine “petrol/gaz” akıtmak, stoklardaki silahları eritmek, yeniden coğrafi sınırları dizayn etmek ve gelecek yıllara ilişkin olarak yeni ve “itaatkar” üs/ler oluşturmak içindir!

Keza; hasta olma modundan çıkan ve özüne dönük hamleler yapan bir Türkiye’nin önünü tıkamak, güçlenmesine izin vermemek, onu kendi coğrafyasında uyuşuk ve itaatkâr bir konumda tutmak arzusudur!

Türkiye çok olmaya başladı! Müttefiklerinin bile gözünü korkutan bir gelişme içinde!

Artık Türkiye eski Türkiye değil! Yol gösterilip balans ayarı verilen bir ülke olmaktan çıktı! Yazılan senaryoları oynayan değil, senaryo yazan bir irade var!

Emperyal güçlerin beklentilerini yerine getiren munis, itaatkâr bir yönetim değil, karşı koyan, gücünü gösteren, kendine gelen bir ülke!

Diplomatik teamüllerde bile nezaketsizliklere maruz kalabilen eski Türkiye yok karşılarında… Artık façası çizilen değil, faça çizen bir Türkiye var!

Elbette ki böylesine bir Türkiye ve irade onlara göre “yok edilmelidir!Elbette rahat bırakmak istemeyeceklerdir!

Türkiye’yi içine almaya çalıştıkları sarmalda boğma hevesleri kursaklarında kaldıkça, azgın ve kokuşmuş senaryoları da peş peşe sahnelemekten çekinmiyorlar. Başka ne beklenir ki onlardan?

Türkiye’yi kendi iç sorunları içinde yıllarca mahkûm eden ve şimdi de son gösterilen irade karşısında iyiden iyiye çılgınlaşan şeytani irade, Türkiye’den olabildiğince rahatsız…

Şeytani düşüncenin temsilcileri ve uzantıları; güçlü oldukları yerlerde en acımasız diktatör, zayıf oldukları yer ve zamanlarda da “demokrat” oluveriyorlar! Taktik hep aynı!

Bütün değerler bir yana;

Vicdani mesnetten yoksun, çirkin temeller üzerine inşa edilen hangi acımasızlık payidar kalmıştır?

Sevgi ile kalın…

akt

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.