EY İNSANLAR!
“… Ey insanlar! Dünya hayatının geçici/değersiz menfaati için (yaptığınız) taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir. Sonra dönüşünüz ancak bizedir. Biz de yapmış olduklarınızı size haber vereceğiz.“ (Yunus/ 23)
OKUNMAMIŞ üç MESAJINIZ VAR
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla
YOLUMUZU AYDINLATANLAR Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27) MEVLÂNÂ HALİD-i BAĞDÂDÎ (KS)BUYURMUŞLAR Kİ: İnsanlardan gelen sıkıntılara katlanmak; Allah’ın beğendiği, Rasûlullah’ın sevdiği ve büyük evliyâların özendiği bir ahlaktır! Vallahi ben dünyaya ayak bastığım günden beri hayırlı bir amel işlemedim. Sen beni kendinden hayırlı zannediyorsun. Her hayırda kendini iflas etmiş saymamak cehaletin son haddidir. Kendini iflas etmiş kabul ettiğin vakit artık ümid kesme. Çünkü Allah Teâlâ'nın fazl-u ihsanı bir kulun ins ü cinnin ibâdetini yapmasından hayırlıdır.
|
“… Allahım! Zenginlikte ve fakirlikte orta yolu tutmayı isterim. Tükenmeyen nimetlerinden isterim. Kesintisiz göz aydınlığı isterim. Hükmünden sonra rızanı isterim. Ölümümden sonra iyi bir hayat sürdürmeyi isterim…” (Ahmed b. Hanbel)
YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)
O’NDAN (SAV) BİZE
“Yedi şey gelmezden önce iyi amellere koşup yarış ediniz: Herşeyi unutturan fakirlikten, azdırıp yoldan çıkaran zenginlikten, akıl ve bedenin dengesini bozan hastalıktan, saçma sapan konuşturan ihtiyarlıktan, ansızın geliveren ölümden, gelmesi beklenen şeylerin en şerlisi Deccal’ın çıkmasından, en dehşetli ve acı olan kıyametin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorsunuz?” (Tirmîzî, Zühd 3)
“Herhangi bir genç yaşından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse Cenab-ı Hak da o gence yaşlılığında hizmet edecek kimseler verir.” (Tirmizi , Birr 75)
EFENDİMİZ (SAV) BUYURDULAR:
Ebu Lübabe b. Abdi'l-Münzir (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Cuma günü, günlerin efendisidir ve Allah Teâlâ'nın yanında Ramazan ve Kurban bayramlarından daha büyüktür." (Ahmed b. Hanbel, İbnü Mâce)
ÖLÜM: EN BÜYÜK NASİHATÇİ
Bazıları ölümün adını bile duymak istemez, “Bırakın şu soğuk sözleri, içimiz kararıyor, neşemiz kaçıyor” derler. Bu gafletin eseridir. Kulak tıkayıp, göz kapayıp, sırt çevirip kaçtıkları ecel, böylelerini ansızın ve çok ters durumda yakalayıverir. Asıl akıllıca hareket, ölümü hiç hatırdan çıkarmamak, dünyanın fâniliğini ve ömrün süratle geçip gittiğini görüp mümkün olduğu kadar çok hayırlı iş ve salih amel işlemek, Mevlâ’nın sevmediği herşeyden uzaklaşarak âhirete ve büyük hesap gününe hazırlanmaktadır.
İnkâr edilemeyecek, açık seçik bir gerçektir ki ölüm herkesin tadacağı acı bir şerbet, kabir her fâninin geçeceği korkulu bir kapıdır. Niye başka öğütçü arıyoruz; her an ve her yerde, çevremizde dönüp duran ölüm bize nasihatçi ve vâiz olarak kâfi gelmiyor mu?
Nefislerini terbiye etmek, olgunlaşmak ve iyi bir kul olarak yüce Allah’a(cc) ulaşmak isteyen büyük din alimleri, bu yüzden, ölümü hatırlamayı, tasavvuf yolunun önemli bir rüknü haline getirmişlerdir. “Râbıta-ı mevt”, yani kişinin kendi ölümü ile ilgili hal ve sahneleri hayalinde canlandırma işlemi, tesirli ve faydalı bir işlemdir. Çünkü bu “tezekkür-i mevt”, nefsin çeşitli hastalıklarına karşı en müessir ilaçtır. “Hubb-ı dünyâ”, yani dünyanın fâni lezzetlerine aldanıp dalmak, “tûl-i emel” yani gafletle, arzu ve emellerin uzayıp gitmesi, kibir, ucub ve sair gibi büyük dertler için en iyi panzehir, ölümü anmaktır.
Bugün çevremizde müşahede ettiğimiz ferdî veya içtimâî kötülüklerin temelinde ise, nefis ve onun tedavisi yapılmamış hastalıklarının yattığı iyice görülmektedir.
O halde tezekkür-i mevt’i küçümsemeyelim. Olgunluk ve gerçek dindarlık gücünü, büyük ölçüde bu kaynaktan almaktadır.
Hiç şüphe yok ki “Bunlar eski ve boş şeyler, insan bu dünyaya bir kere gelir; ye, iç, eğlen, kendini düşün; yaşamana, zevkine bak.” Tarzındaki sakat felsefeleri atıp, ecdâd-ı kirâmın yaptığı gibi, hayatın önünü-sonunu ve mânasını daha derin düşünse idik, fert ve millet olarak şimdikinden daha iyi durumda olur; ahlâklı, faydalı, olgun kişiler olarak vatan ve milletimizi çok daha mâmur kılardık.
Maddî ve mânevî yönden kazançlı, iyi ve olgun kişiler olmak istiyor muyuz? O halde ölümü unutmayalım.
Ölüm halkı bostan tarlası gibi gezer, içinden bir tanesini seçer. Allah'ın emrettiğini, vâdesi geleni alır, koparır, götürür. Bostancının, tarla sahibinin kavunu, karpuzu olmuş artık bu diye kopardığı gibi alır, götürüverir. Yaşa da bakmaz. Gelinlik kızı alır, güveyi olacak yiğidi alır. Askere gider, şehid olur, cenazesi gelir. Dede durur, torunlar ölür. Allah'ın işi bilinmez, akıl sır ermez. Onun için ölüme hazırlanmak lâzım!..
Onun için aziz ve sevgili kardeşlerim, göçenlerin göçmesinden ibret alıp Cenâb-ı Hakk'ın yoluna dönelim! Hak din, en güzel din olan İslâm'a sımsıkı sarılalım; tertemiz inanç olan İslâm inancına sımsıkı sarılalım! Cenâb-ı Hakkın rızasını kazanmağa fırsatı ganimet bilelim! Hayatımız elimizde bir fırsattır. İş işten geçmeden, ölüm meleği gelip ver emaneti demeden, yapabildiğimiz kadar hayrât ü hasenât yapalım, günahlardan uzak duralım!..
M. Es'ad Coşan (Rh.a)
Makaleye
ÇANAKKALE ZAFERİNİN 101. YILINDA Zinde Gençlik, Spor ve İzcilik Kulübü önderliğinde , Konya Erdemli Gençlik, Spor ve İzcilik Kulübü İzci ve liderleri tarafından Çanakkale savaşlarının 101. yılında “HER ŞEHİDE BİR YASİN, HEDEF 253BİN” sloganıyla başlatılan projede okunacak Yasin-i Şerifleri, 22-26 Nisan 2016 tarihlerinde Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından düzenlenen “Dedeciğim Ben Geldim” temalı Çanakkale Milli Bilinç Kampı’nda dedelerimize hediye etmek istiyoruz. Sizleri Yasin-Şerif okumaya, 101. yılında Çanakkale Savaşlarını ve orada şehit olan dedelerimizi hatırlamaya davet ediyoruz. Okuduğunuz yasinleri www.253binyasin.com internet adresindeki sayaca girebilirsiniz.
|
Bulamaca yerine bu görselleri kullanıyoruz.
Bu köşenin içeriği SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin Feyizli'nin Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır. Ayet meallerinin tamamına www.kuran.global ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz.