Hürriyet, kan içen hayvan üretir

Sedat Memili (özel haber)

18 Mart 2016 Cuma 09:22

Siyon Protokolleri 5. Bölüm

Ülkemizin içine düşmüş olduğu bu ortamın nedenlerini daha iyi kavrayabilmek için halkın bilmesi gerektiğine inandığım “Siyon Protokolleri” yazı dizimize ara vermiştim. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyorum.

HÜRRİYET KAN İÇEN CANAVAR ÜRETİR

Son yayınladığımız bölüm şu paragraf ile bitmişti: “Hürriyet kelimesi insan topluluklarının her kuvvete, her çeşit otoriteye, hatta Allah'a ve yaratılış kanunlarına karşı savaşa sevk eder. Bunun içindir ki biz krallığımızı kurduğumuz zaman, zalim bir prensip ifade eden ve kitleleri kana susamış hayvanlar haline getiren bu kelimeyi hayat lügatinden silmeğe mecbur olacağız.

Gerçekten bu hayvanlar her zaman kan içip doyduklarında yeniden uykuya dalarlar ve o zamanlarda zincirlerine kolaylıkla vurulabilirler. Fakat onlara kan verilmezse uyumazlar ve mücadeleye devam ederler.”

PROTOKOL 4

Her cumhuriyet bir takım safhalardan geçer. Bunların birincisi, oraya buraya atılan kol halkın ilk günlerdeki çılgınca öfkesini içerir. İkincisi, demagoji safhasıdır ki, bundan anarşi doğar ve bu da kaçınılmaz olarak siyasi baskıya götürür.(…)

bu-da-düşündürücü.gif

GÖRÜNMEYEN DÜŞMAN YOK EDİLEMEZ

Görünmeyen bir kuvveti kim ve ne gibi bir durumda devirebilir? Bizim kuvvetimiz tamamen böyle bir kuvvettir. Yahudi olmayanların masonluğu, bir paravan olarak bize ve amaçlarımıza körü körüne hizmet eder.

Hürriyet de; Allah'a îman ve insanların kardeşliği temeline dayansa, yaratılışın, insanları derecelere ayıran kesin kanunları tarafından reddedilen eşitlik telakkisine bağlanmasa, zararsız olarak ve halkın refahını bozmaksızın devlet ekonomisindeki yerini alabilirdi. (…)

İNANCIN ROTASI

Böyle bir imanla bir halk toplumu dinî idare mıntıkalarının vesayeti altında idare edilebilir ve Allah'ın yeryüzünde tertip ettiği nizama itaat ederek manevî çabanın rehberlik eden eli altında rahat ve saygılı bir şekilde yürürdü.

Bu sebepledir ki bütün imanların eli altından mahvına çalışmak, Yahudi olmayanların kafalarından Allah ve maneviyat düşüncelerini koparmak ve onların yerine aritmetik hesaplar ve maddî ihtiyaçları yerleştirmek bizim için zaruridir. (Daha da üzücü yan şudur ki, Allah ve Maneviyat düşünceleri yine “Allah ve Maneviyat” alet edilerek gerçekleştirilmiştir. Bu gün ülkemizdeki sıkıntı, birlik adına birliğin; dirlik adına dirliğin, kardeşlik adına kardeşliğin, inanç adına inancın yok edilmesi ve bütün bunların Allah adı kullanılarak yapılmasıdır. S.M)

Yahudi olmayanlara düşünme ve farkına varma hususunda vakit bırakmamak için onların aklını sanayi ve ticarete çevirmelidir. Böylece bütün milletler kar peşinde ve yarışında bütün bütün yutulacaklar ve müşterek düşmanlarını fark etmeyeceklerdir. Fakat yine de hürriyetin Yahudi olmayanların toplumlarım parçalayıp yıkması için sanayii spekülatif temele oturtmalıyız. Netice olarak sanayi ile topraktan ne çıkarılmış ise onların ellerinden kayarak spekülasyona yani bizim sınıflarımıza geçecektir. (Gerçekten de öyle oluyor, bu gün kendini işveren zannedenler dahi, emperyalistlerin emekçisi ve bekçisi konumuna düşmüşlerdir. SM)

tevratta-vaad-edilen-topraklarin-haritasi.gif

KAR HIRSI’NIN ÜRETTİĞİ CANAVARLAR

Üstün gelmek için yapılan şiddetli mücadele ve ekonomik hayata yayılacak sarsıntılar hareketli, soğuk ve merhametsiz toplumlar meydana getirecektir ve şimdiden getirilmiştir de. Bu toplumlar yüksek siyasete ve dine karşı kuvvetli bir nefret besleyeceklerdir. (Bu gün inanca saygının yara alması ve siyasete güven duyulmamasının nedeni bu olsa gerek. SM)

 

Onların yegâne kılavuzu kar yani “altın”dır, onunla elde edecekleri maddî zevklerden dolayı ona tapacaklardır. Sonra vakti gelince Yahudi olmayanların aşağı tabakaları, iyiyi elde etmek için değil, hatta servet kazanmak için değil, fakat sadece imtiyazlılara karşı kinlerinden dolayı, bizim iktidar rakiplerimiz olan Yahudi olmayanların âlimlerine karşı bizi takip edeceklerdir.

PROTOKOL 5

YARI DOLANDIRICILIKLA ELDE EDİLEN ZENGİNLİK

Bozulmanın her yere girdiği, zenginlerin sadece yarı dolandırıcılık düzenlerinin becerikli sürpriz taktikleri ile kazanç sağladıkları, gevşekliğin hüküm sürdüğü, ahlakın gönüllü olarak kabul edilen prensiplerle değil cezaî tedbirler ve sert kanunlarla muhafaza edildiği, îman ve memlekete dair duyguların kozmopolit inançlarla silindiği toplumlara ne şekilde bir idare tarzı verilebilir?

BU TOPLUMLAR ANCAK İSTBDADI HAK EDERLER

Bu toplumlara biraz sonra anlatacağım istibdattan başka ne şekilde bir idare verilebilir? Biz cemiyetin bütün güçlerim ellerimize alabilmek için sıkı bir şekilde merkezileştirilmiş bir hükümet meydana getireceğiz, tebaamızın siyasî hayatinin bütün faaliyetlerini yeni kanunlarla mekanik bir tarzda düzenleyeceğiz. Bu kanunlar Yahudi olmayanlar tarafından tanınmış olan bütün müsamaha ve hürriyetleri birer birer geri alacak ve bizim krallığımız herhangi bir anda ve her yerde bize söz ile veya fiilen karşı gelecek olan herhangi bir Yahudi olmayan şahsı yok edecek derecede muhteşem bir istibdat ile temayüz edecektir.

Benim söylediğim şekilde bir istibdadın bu günkü gelişme durumu ile bağdaşamayacağı bize söylenecektir. Fakat ben size bunun olacağını ispat edeceğim:

vicdanin-yerine-geçti.gif

ÖNCE VİCDAN ÖLDÜRÜLDÜ

Halk, tahtlarında oturan krallara Allah'ın iradesinin izharı olarak baktığı zamanlarda kralların müstebit iktidarına mırıldanmadan itaat ederlerdi. Fakat biz onların kafalarına kendi hakları mevzuunda telakkiler ima ettiğimiz günden beri tahtların sahiplerini alelade şahıslar gibi görmeğe başladılar. Biz onları Allah'a imanlarından da uzaklaştırdık. O zaman iktidarın kuvveti halkın sahip olduğu sokaklara fırlatıldı ve bizim tarafımızdan ele geçirildi.

Bundan başka kurnazca dalavereler ile ortaya konan teori ve sözler vasıtası ile genel hayatın düzenleriyle ve her çeşit diğer desiseler ile kitleleri ve fertleri yönetmek sanatı gibi bizim idareci beynimizin uzmanlarına ait olan hususlarda Yahudi olmayanlar bir şey anlamazlar. Analiz ve gözlemler, küçük çıkarlar üzerinde hassasiyetle durma gibi maharetlerde bizim rakibimiz yoktur. Siyasî faaliyet planları çizmede ve dayanışmada bizimkinden fazlası mevcut değildir.

HERKES BİZE HİZMET EDER

Bu hususta yalnız Cizvitler bizimle mukayese edilebilir. Fakat biz kendi gizli teşkilatımızı daima gölgede tutarak, onları açık bir teşkilat olmaları sebebiyle düşüncesiz avamın gözünden düşürmek yolunu bulduk. Bununla beraber muhtemelen Dünya için kendi hükümdarı kim olsa aynıdır. Katoliklerin başı da olsa bizim Siyon kanından müstebidimiz de olsa. Fakat biz seçilmiş kavime bunu bir kayıtsızlık mevzuu yapmak çok uzaktır.

yahova-toprak-vaadediyor.gif

Bir zaman için dünyadaki bütün Yahudi olmayanların bir koalisyonu bizimle belki başarılı bir şekilde mücadele edebilirdi. Fakat onların aralarında mevcut ve kökleri şimdi asla koparılıp çıkarılmayacak derecede derine atılmış olan anlaşmazlıklar sebebiyle bu tehlikeye karşı emniyette bulunmaktayız.

Biz, Yahudi olmayanların şahsî ve kavmi hesaplarını, son yirmi yüzyıl boyunca besleyip çok geliştirdiğimiz dinî ve ırkî kinleri birbirlerinin karşısına çıkardık.

Bu sebepledir ki bize karşı kolunu kaldıran herhangi bir yerdeki bir devlet destek görmeyecektir. Onların her biri hatırlarında tutmalıdır ki bize karşı herhangi bir anlaşma kendisi için faydasız olacaktır. Biz çok kuvvetliyiz. Bizim kuvvetimizden kurtuluş yoktur. İçinde bizim esrarlı elimiz bulunmadıkça milletler önemsiz bir hususi anlaşma bile yapamazlar.

DİĞER KAVİMLER ZEKADAN YOKSUNDUR

 “Bizzat Allah tarafından bütün dünyanın idaresi için bizim seçildiğimizi peygamberler söylemiştir. Allah bizi bu vazifeyi görebilecek bir zekâ ile teçhiz etti. Hasım tarafta bir zekâ olsaydı bize karşı hala mücadele edebilirdi. (Bu konu benim sürekli gündeme getirdiğim bir konudur. İsrail mezalim, ve yayılma politikasının mistik kökenleri vardır ve Tevrat haklı gerekçe olarak insanlığa sunulmaktadır. Tevrat’ın tahrif edildiği Müslümanlığın bir avuntusudur. S.M)

yahudiler-i̇çin-öldürülen-coğrafya.gif

Fakat öyle olsa da yeni gelen bir kimse eskiden beri yerleşmiş olan bir kimse ile denk olamaz. Bu sebeple aramızdaki mücadele, dünyanın bu güne kadar asla görmediği şekilde merhametsiz olacaktı.  Evet, onların zekâsı çok geç yetişmiş olacaktı. Bütün devlet mekanizmalarının tekerlekleri bir motor kuvveti ile hareket ettirilir ki o bizim ellerimizdedir. Devlet mekanizmalarının bu motoru “altındır”. Siyon Liderlerimiz tarafından icat edilen politik ekonomi ilmi uzun zamandan beri sermayeye şahane nüfuzunu vermiş bulunmaktadır. (…)

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.