Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi’nin bu haftaki konuğu Sayın Birsen Uçar idi. Sadece Yeminli Mali Müşavir Olarak adını duyduğum Sayın Uçar’ın, sosyal faaliyetlerini öğrenince Adana adına çok mutlu oldum. Özellikle Kadın Girişimciler Derneği (KAGİT)’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak, kadın girişimcilerin bilinçlenmesi, sayısının arttırılması ve kadınların ekonomiye katılmaları konusundaki çalışmaları takdir edilen çalışmalarıdır.
Kadınların ekonomiye katkılarından yıllardır söz edilir. Ancak ortada somut olarak yapılan fazla bir şey yoktur. Kadınların üretime katılmaları konusunda sadece erkeklerin fikirleri uçuşur. Kadınların ne yapıp yapmayacakları konusunda da erkeklerin görüşü hâkimdir.
Gözle görünür bir gerçek şu ki, son yıllarda kadın girişimci sayısında bir artış gözlenmektedir. Ancak artış olarak görülen bu rakamlar bizi yanıltmasın, öncesi o kadar olumsuzdu ki, en küçük bir hareketlenme bile artış olarak yansımaktadır.
Dünya Gazetesi’nin TÜİK verilerine göre yaptığı bir araştırmaya göre; Türkiye’de 10 yıl önce sadece 49 bin kadın girişimci buluyordu ve kadın girişimcilerin toplamdaki payı yüzde 4,5 düzeyindeydi. Bu oran 5 yıl sonra 2009’da yüzde 6,4’e, 2013 sonunda da yüzde 8’e yükseldi. 2014’te hızlanan artış paralelinde kadın girişimci sayısı 109 bini bulurken, oranı da ağustos sonunda yüzde 8.9’a ulaştı. Bu arada, kadın girişimciler ağırlıklı olarak hizmetler ve sanayide artıyor. Tarımdaki kadın girişimci oranı son 10 yılda yüzde 0.5-1.1 arasında değişirken, tarım dışı sektörlerdeki oran yüzde 4’lerden yüzde 8’lere gelerek ikiye katlandı.
Ayrıca ilk kez 2014 yılı sonlarında Türkiye’de kadın girişimci sayısı 100 Bin’i aşmıştır.
Erkek girişimci sayısında da bir düşüş yaşandığı yine TÜİK verilerinden anlaşılmaktadır. Erkek girişimcilerin azalması ile hane halkı gelirinde meydana gelen düşüşün kadın tarafından ikame edilmeye çalışıldığını görmekteyiz.
Tarihi süreç içerisinde kadın girişimciliği yeni bir sosyal oluşumdur. Kadınların, ekonomik yaşamda nasıl davranacakları, riskleri nasıl karşılayacakları konusunda bilinçlendirme çalışması yapan Kadın Girişimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Birsen Uçar’a sözü bırakıyorum.
“Adana doğumluyum. Adana İTİA İşletme Fakültesi mezunuyum. Babam Mali Müşavir olduğu için henüz okulu bitirmeden kendimi bu mesleğin içinde buldum. Okul bittiği andan itibaren de bu mesleğin bir mükellefi oldum. Mesleğin konumu ile yetinmedim. Maliye Bakanlığı’nın Yeminli Mali Müşavirlik Sınavlarına girdim ve 2003 yılından itibaren Yeminli Mali Müşavir olarak hizmet etmekteyim. 2007 yılından itibaren de İstanbul’da faaliyet gösteren Uluslararası Bağımsız Denetim Şirketi’nde sorumlu olarak baş denetçiyim.
Aslında kadınlar matematiği sevmez diye yanlış bir algı var; hayatta her şey matematiktir sonuçta dengedir ve kadınlar yaşamlarında bunu çok güzel başarabilirler. Ben, matematiği seven iyi bir matematikçiydim. Babamın da mesleği Mali Müşavirlik olunca fazla kararsızlık çekmedim. Elbette ailem, çevrem ve yakın dostlarımın büyük desteklerini gördüm. Özellikle şu an da aramızda bulunan Adana’nın ilk kadın Yeminli Mali Müşaviri Süheyla Akdeniz’in desteklerini minnet ve şükranla anıyor, huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Her an güncel ve dinamik yapısı olan bir meslekteyim. İşimi severek yapıyorum. Her insan sevdiği işi yapmalı; aksi takdirde mutsuz olur.
Mesleğin zorluğu bir yana ayrıca erkek egemen bir meslek niteliğindedir. Kadınlarımız bu mesleğe pek cesaret edemiyorlar. Sınavla göreve gelen Adana’nın ilk Kadın yeminli Mali Müşaviriyim. Yoğun bir çalışmanın ardından 2 yıl sınava tabi tutuluyoruz. Bu da azim, cesaret ve kararlılık istiyor. Sonuçta yeniden okula gidiyormuş gibi ders çalışıyorsunuz. Geceniz gündüzünüze karışıyor, takdir edersiniz ki bir kadın olarak bu kadar zaman ayırmak zor oluyor. Bir de evliyseniz eş ve çocuklar ve ev işleri olunca bir çok kadın daha başlangıçta cesaret edemiyor.
Sınavı başarsanız bile sınav bitmiyor. Mesleğimizin her anı bir sınav niteliğindedir. Bu da kadınlarımızın cesaretini kırmaktadır. Ancak kadınlarımızın bu mesleği seçmesi için elimden gelen gayreti gösteriyor ve çaba harcıyorum.

ADANA’NIN 2.NCİ EN ESKİ VE BÜYÜK KADIN STK’SI
Uluslararası İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Federasyonu Adana Kulübü (BPW) ve Adana 5 Ocak Lions Kulübü’nde çalışmalar yürütüyorum.
Adana Kadın Girişimcileri Derneği Adana’nın İkinci en eski ve en büyük STK’sıdır. Bu kurumun başkanı olmaktan gurur duyuyorum.
Bütün üyelerimiz çalışan iş kadınlarıdır. Deneyim ve birikimlerini kadınlarımızın iş hayatında yer alası için paylaşıyorlar.
AB, Çukurova Kalkınma Ajansı, SODES gibi kurumlara projeler hazırlayıp sunuyoruz. Amacımız, kadınların hak ettikleri yere gelmesidir.

Hepimiz farkındayız; son zamanlarda kadına yönelik şiddet bir türlü gündemden düşmüyor. Sadece bu değil, çocuk gelinlerin olduğu, cinsel ayrımcılığın şiddetle yaşandığı toplumda kadın olarak yaşamanın zorluğu malumunuzdur.
Başta kadına yönelik şiddet olmak üzere bu olumsuzlukları şimdilik önleyemiyoruz. Tabi bunun bir çok nedeni vardır. Bunlar, ekonomik nedenler, eğitimsizlik, ataerkil aile yapısı, toplumun kadını cinsel obje olarak görmesi, hukuk sistemindeki boşluklar… Bu listeyi daha uzatabiliriz. Erkeklerin düşünce yapılarının değişmesi gerektiğine inanıyorum.
Çocuk yaştaki evliliklerin önlenmesinde, kız çocukların en az lise düzeyinde eğitime sahip olmaları, alınması gereken önlemler arasında ilk sıradadır.
Ancak bu sorun sadece yasal düzenlemelerle çözülmez. Toplumun çocuk gelinleri meşru gören zihniyetini değiştirecek çalışmalara gerek duyulmalıdır. Kız çocukların erken evliliğine toplum olarak dur demeliyiz. Bu konuda en büyük sorumluluk ailelere ve eğitimcilere düşmektedir.
Erkekleri doğuran, büyüten ilk eğitimlerini verenler kadınlardır. Erkeklerin düşünce yapısını biz kadınlar düzeltmeliyiz.
Ayrıca, biz dernek olarak şikayet etme aşamasını geçtik. Madem ki bu olumsuzluk toplumsal bir yara, madem ki bu konudan hepimiz sıkıntı çekmekteyiz, o zaman meşru çerçeveler içinde üzerimize düşen çalışmaları yapmalıyız. Zaten derneğin kuruluş amacı da benzetme yerinde olursa; karanlıktan şikayet etmek yerine bir mum yakmaktır.
Kadınlarımızın girişimci olması, bu karanlıkta yakılmış bir mum gibidir.

Sayın Birsen Uçar, bundan sonraki bölümde “Girişimci kimdir?özellikleri nedir? Ne olmalıdır? Konularında kısa açıklamalarda bulundu. Sözü tekrara Sayın Uçar’a bırakıyoruz:
“Girişimci, en genel ifade olarak kar amacıyla riski üzerine alan kişi olarak tanımlanabilir. Mal ve hizmet üretimi yapabilmek için, üretim öğelerini en iyi koşullar altında bir araya getiren kişidir girişimci.
Girişimci; riski üzerine alarak, başkalarının ihtiyacını karşılamak amacıyla, üretim öğelerinin alımını yapar, bunların bir araya getirilmesi imkanını sağlar. Kar amacı güder, ancak tek amaç para kazanmak değildir.


Ekonomik bir değer ortaya koymaksızın, çeşitli yollardan, başkaları tarafından ortaya konulan ortak değerleri kendi tarafına aktarmanın adı girişimcilik değildir. Ayrıca girişimci yönetici demek değildir. Girişimci, yöneticilik yapabilir, ama girişimcilik ile yöneticiliğin nitelikleri çok farklıdır.
Girişimciliğin üç temel faktör gereklidir; Yetenek, cesaret ve bilgi.
Peki bir girişimcinin daha genel özellikleri nelerdir? Bunlarda;
Girişimci kendine güven duymalıdır, aynı zamanda güvenilir biri olmalıdır.
Geri adım atabilmeli ve yeniden başlayabilmelidir./ Sonuçları değerlendirebilmeli; mesleki riskleri üstlenebilmelidir. 7 Yaratıcı olmalıdır./ Cesaretli olmalıdır. / Bireysel ve aynı zamanda toplumsal olmalıdır. / İyimser ve fikir sahibi olmalıdır. / Sürükleyici ve güdüleyici olmalıdır./ Başarı için yönlenmiş olmalıdır. / Fırsatlardan yararlanabilmelidir. / Yeniliklere açık olmalıdır. / Ve işini sevmelidir. “
KOBİ Sahiplerinin ortak özelliklerini de anlatan Sayın Uçar, kadın girişimciliğinde eğitimin önemini yeniden vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Kadınların yoğun ilgi gösterdiği konferansa, Vali yardımcımız sayın Şükrü Çakır’da katıldı.