SN. Erdoğan birleştirici güçtür…
Bir konuda fikir sahibi olabilmek için öncelikle bilgi sahibi olmak gerektiğini herkes bilir. Ya da bilmelidir. Daha olayın esasına hâkim olmadan, fikir ileri sürenleri gördükçe hayretten hayrete düşüyorum.
Herkes kendi idrak çerçevesine göre bir senaryo kuruyor ve idrakine göre çözümler üretiyor. Biraz da herkes kendi paranoyasını bu senaryolara yansıtıyor.
Şöyle Türkiye’ye baksanız siyasi, ekonomik ve kültürel havasında paranoyaların oluşturduğu senaryolar ve her kafa ve anlayışa göre de çözümler var.
Esasında olayı çok sade düşünmek lazım…
Türkiye’de ne oluyor.
Türkiye’de, Terör ile mücadele ediliyor. Bu mücadelede evlatlarımız şehit oluyor.
Şehitlerimiz sadece anne ve babalarının çocukları değil, Türkiye’mizin evlatlarıdır… Ateş sadece düştüğü yeri değil, bu topraklara sevdalı bütün yürekleri yakıyor.
Terör deyince bakıyorsunuz, birçok ülkenin parmağı var.
Bakıyoruz, AK Parti’ye karşı paralelci darbe girişimi küresel bir durum alıyor. Bu paralel darbenin doğru olmasından değil, istikametinin AK Parti olması birçok devletin çıkarına cazip gelmektedir. Paralelcilerin AK Partiye yönelik saldırıları destek görüyorsa, Türkiye’ye hizmet ettiği için değil destekleyen ülkelere hizmet ettiği içindir.
Bir de Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında hükümete yönelik akıl dışı çıkışlar görüyoruz.
Son zamanlarda gündem oluşturan bir takım olaylara bakıp haddini aşan açıklamalara tanık oluyoruz.
ABD’nin marjinal basınından, Türkiye’nin merkez medyasına yayılan haberlere göre ABD’li iki yetkili açıklama yapıyor;
Birincisi; Erdoğan’ın yolsuzluklarını buzdağının görünen yüzü” derken,
Diğeri : “Washington Erdoğan sonrasına hazırdır”
Ülkemizde çok bilinen bir deyim var: “Merdi Kıpti Şecaat Arz ederken Sirkatin Söyler.”
Sadece bu açıklamalar dahi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsında Türkiye’ye yönelik niyetleri ortaya sermektedir.
Şu an neredeyse Ortadoğu’yu kana bulayacak topyekûn bir savaş arefesi’nde, Türkiye’de disiplin ve otoriteyi felce uğratacak her türlü girişim ve yaklaşım zayıflıktır.
Bazılarının Cumhurbaşkanımızın şahsında bu zayıflığın oluşturulmaya çalışıldığını görmemesi hayret vericidir.
Artık bazılarının görmesi gerekir ki; hedef Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan değil, Türkiye’dir. Sayın Erdoğan’ın alacağı bir yara, Türkiye’nin bağrına saplanmış bir hançer olacaktır.
Cumhuriyetin nimetlerinin kendi çıkarı olarak gören yüksek görevlilerin otoritesi altında ezilen, şehir, kasaba ve köylerde yaşayan halk, bir sürü küçük adamın zorbalığına ortak olmayan bir liderin çevresinde toplanır.
Kendilerini, sağda solda bolca görülen zorbalara karşı koruyan lider halkına nefes aldırır.
Bu toplumların fıtratında vardır.
Bir lider etrafında toplanmak Türkiye’yi birleştirici bir unsurdur. Birleşen Türkiye ise yenilmez bir Türkiye’dir. Birleşen Türkiye, bu bölgede bir takım emelleri olan ülkelerin arkalarına baka baka gitmeleridir.
Avrupalı ülkelerin korkusu Sayın Recep Tayyip Erdoğan çevresinde birleşen bir Türkiye’dir.
Avrupa’nın korkusu, tabiatıyla Türkiye’nin refaha çıkmasıdır.
Şu an kısır iç çekişmelerin rafa kaldırılacağı bir döneme girmiş bulunmaktayız. Şu an Cumhurbaşkanımızın yaptığı bir zaferin onurunu elde etmek değil; Türkiye’nin onurunun kırılmasını önlemektir.
Başarmak şu an Sayın Cumhurbaşkanı’nın tek görevidir.
Cumhurbaşkanımızın başarması, Türkiye’nin başarmasıdır.
Şu an batılı devletler, Cumhurbaşkanımızın şahsında Türkiye’nin birleştirici gücüne savaş açmışlardır.
O açıdan Türkiye’nin birleştirici gücü olan Sayın Cumhurbaşkanımız ‘olmazsa olmazımızdır’.
Sevgi Saygı Dua İle