ÜNAL: ADANA’DA MENOPOZ OKULU AÇIYORUZ.
FEMİNİZM KADIN HAKLARININ ÖLDÜRÜLMESİDİR.
“Çocuk” ile “çocukluk” birinden bambaşka iki olgudur. Çocuk; insan yaşamının fiziksel bir dönemini çağrıştırır; “çocukluk” ise bir ruhtur, bir davranış, bir yaşam biçimidir.
Çocuk halimin bitmesi ve “çocukluğumun” yaşam boyu sürmesi için Allah’a hep dua etmişimdir. Bence, insan ruhundaki çocukluğunun bitmemesi, Allah’ın insana verdiği en büyük armağandır. Çocukluk hayali sınır tanımaz, engelleri aşma konusunda bitmeyen bir özgüveni taşır. Çocukluk Ruhu, insanın sahip olabileceği en değerli büyüklüktür.


ÇOCUKLUK RUHU
Yaşamımızda içindeki çocukluğu öldürmeden, büyüklüğü yakalamış yetenekte az insan vardır. Geçen hafta bunlardan biri ile görüştüm: Adana Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı olan Zeynep Cennet Ünal… Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne nasıl başkan olduğunu anlattı.
“Böyle bir kurumun varlığından 2013 yılında haberim oldu. Şöyle bir düşündüm; ben neden bu kurumda değilim? Evet bu kuruma başkan olmayı hedefledim. Ama üyelik koşullarını bile bilmiyordum. Araştırdım, Derneklerin üye olduğu bir kurum. Ben Balkan Boşnak Türkleri Derneği üyesiydim; ama gelin görün ki bu dernek konseye üye değildi. Büyükşehir Belediyesi kuruma delege gönderebiliyor. Büyük şehir Belediyesi’nin delegesi olarak Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne üye oldum… Gördüğünüz gibi buradayım…”
İşte çocukluk ruhu budur. Bu çocukluk ruhuna, bilimsel bakış, kararlılık, çalışkanlık ve çelik gibi bir irade karıştığı zaman ortaya başarılı insanlar çıkar.
Tarihi yapan her lider başarısını içinde öldürmediği çocukluk ruhuna borçludur. Otomobillerin keşfedilmediği dönemde Ay’a çıkmayı hayal etmek; İnsanlarının yarısını öldüren, veba, çiçek gibi hastalıkları ortadan kaldırmayı hedeflemek, yıkılan bir devletten, Cumhuriyet gibi bir yönetim biçimi ile aydın bir devlet kurmayı planlamak “çocukluk ruhu” ister.

AMACIMIZ FARKINDALIK YARATMAK
Kent Konseyi kadın Meclisi’ne Merkez Park içerisinde tahsis edilmiş bir mekanda görüştük. Sessiz, sakin biraz da uzakta ve unutulmuş bir yerde… Ama görev yapanlar oraya büyük bir canlılık kazandırmış, sevinç ve moral katmışlar.
Sevimli bir bina idi…

“Siz başkan olduktan sonra hem sizin hem de Kadın Konseyi’nin adını çok duyar oldum. Ne yapıyorsunuz?”
“Çalışıyoruz” dedi, gayet kendinden emin bir şekilde.
“Evet çalışıyorsunuz. Gördüğüm kadar ile boş vaktiniz bile yok. Ne yapıyorsunuz?”
“Sosyal sorumluluk ve farkındalık projeleri oluşturuyoruz. Kadınların durumu ve kadınları bakış konusunda uzun uzadıya bir şeyler söylememe gerek yok. Bunu azıcık dünyasından haberdar olan herkes bilir. Maalesef ülkemizde kadın olarak yaşamak, gittikçe zorlaşan bir hale geliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Cumhuriyet yönetiminin kadına verdiği değer ve saygıdan neredeyse sapmalar görülmektedir.
ERKEK ADAYIN NEFES ALMASI YETİYOR. PEKİ YA KADIN?
Kadının gittikçe değersizleştirilmeye çalışıldığı bir sistemde kadına gereken değerin verilmesi için projeler üretiyoruz. Bir farkındalık yaratmaya çalışıyoruz.
Önce kadın, sahip olduğu değerin farkına varacak, sonra da siyasi hak olarak bunu yaşama geçirecektir.
Toplumumuzdaki anlayış yasalardan geridir. Kanun kitaplarına baktığınız zaman kadına ilişkin her türlü hak var. Ülkemizde yaşamayan, sadece kanunları incelerse buranın, “kadına tanınan haklar” açısından “kadınlar cenneti” olduğu kanısına kapılır. Ama gerçek öyle mi? Pratiğe bakalım. Mahalleye bir muhtar seçimi yapılacağında erkek adayın sadece nefes almış olması yeter. Ama aday kadınsa, hemen fısıltı mekanizması işlemeye başlar… Kadın aday, vay canına… Kökü ne? Kömeci ne? Nereli? Evli mi? Bekar mı? Neden evli? Neden bekar? Çocuğu var mı? Çocuklarına nasıl bakacak? Eşi ne iş yapıyor? Başka? Başka daha onlarca soru ve kaygı sayabilirim. Bu soruları erkek için sormayan anlayış, söz konusu kadın olunca elli dereden su getiriyor. Ama yasamızda böyle bir şey var mı? Yok.
“Kısaca yanıt istiyorum. Feminist misiniz?”
“Kesinlikle değilim. Feminizm, kadın haklarının öldürülmesidir. Burada cinsiyetlerin birbirine üstünlük kavgasından söz etmiyoruz. İnsan olmaktan ve insan gibi yaşamaktan söz ediyoruz.
KADINLARIN KADINLARA ETTİĞİNİ…
“Kadınlarımız, bu bilinçte mi?”
“İşin kötü yanı, cinsel ayırımcılığı kadınlar birbirine yapıyor. Köyünden dışarı çıkmayan babaannem; konuya bile hakim olmadan: “Kızım abin haklıdır…” “Amcan haklıdır…” “Baban haklıdır…” gibi hak ve hukuku erkek olanların tekelinde zannetmesini anlayabilirim. Ama bu haksızlığı kadınların birbirine yapmasını anlayamam. Bu açıdan, önce kadınlara kendi farkındalıklarını anlatmamız gerekir.
Biz vaktimizi şikayet etmekle değil, proje üretmekle geçiriyoruz.
Şimdi kısaca bu projelerden söz etmek istiyorum.

NELER Mİ YAPTIK…
-Onkoloji Hastaları’na destek çalışmaları yaptık. Çukurova Üniversitesi’nin Onkoloji Servisi’ndeki hastalarımızı ziyaret ederek, sorunlarının çözümüne destek olmaya çalıştık. .
-Son iki Yıldır her ayın son Perşembe günü Huzur Evleri’nde kalan büyüklerimizi ziyaret edip, sırasıyla kutladıkları doğum günlerinde ellerini öpüp hayır dualarını alıyoruz. Bize yiyecek içecek değil sohbetiniz lazım.
-Kadınların eşit haklarla toplumsal hayatta varoluş günü anısına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Hande Akın ile birlikte “Aile Semineri” programı düzenledik.
-Büyükşehir Atölye ve Adana Tema Vakfı işbirliği ile AIESEC Uluslararası Öğrenci Değişim Programı kapsamında 10 ülkeden gelen yabancı öğrencilerimiz için tanıtım panayırı düzenledik. Öğrenciler, ülkelerinin yöresel kıyafetleri, yiyecekleri ve öz kültürlerini tanıttılar. Öğrencilerle yapılan bu kültürel alışveriş, şehrimizin ve ülkemizin tanıtım amacındaydı.
-Bu topraklarca özgürce ve güven içerisinde yaşamayı borçlu olduğumuz şahitlerimizin ailelerine ziyaretlerde bulunduk. Onlara olan minnetimizi ancak şehit annelerinin ellerini öperek gösterdik.
-Ayrıca, toplumumuzda dikkatlerden kaçan bir konu daha var; cezaevinde olan kadınlarımız.
Cezaevinde olan bir kadının en tehlikeli kabuslarından biri, unutulmuşluk, terk edilmişlik hissi içerisinde bulunması ve çaresiz olduğunu zannetmesidir. Kadın Meclisi olarak inanıyoruz ki, “çaresiz kadın yoktur…” Sadece, sosyal ve ekonomik yaşamda nasıl davranacağını ve ne yapacağını bilmeyen kadın vardır. Büyükşehir Atölye ile birlikte Yumurtalık Açık Kadın Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü 25 kadına “kokulu taş” ve “hediyelik süsleme” eğitimleri verdik. Tahliye sonrasında kendi imkanları ile istihdam oluşturmaları ve yeniden suç sarmalına kapılmamaları için verdiğimiz bu eğitim, büyük bir heyecan ve sevinç yaratmıştır.
-Kadın Meclisi Sağlık Komisyonu tarafından başlatılacak olan "Madde Bağımlılığıyla Mücadele ve Toplumsal Farkındalık" eğitim programları kapsamında projenin Tanıtım ve Medya yüzü olmak için Adana'ya gelen ünlü oyuncu/sunucu Mehmet Aslan ile işbirliği protokolü imzaladık.
Geleceğimizin emanetçisi gençlerimizi doğru bilgilendirmek toplumsal görevimizdir.
*
Projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Bize ve ekibimize güvenen kişi ve kuruluşların güvenini boşa çıkarmamak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.

MENOPOZ OKULU AÇILIYOR…
Bu arada gazeteniz vasıtasıyla bir açılış duyurusu yapmak istiyorum.
Adana’da ilk kez 7 Nisan 2016 tarihinde bir Menopoz Okulu açıyoruz.
Kadın Meclisi ve Ç.Ü Sağlık Bilimleri Fakültesi işbirliği ile kadınlarımızın daha FARKINDA bir menopoz dönemi geçirebilmeleri için ilk sağlık Okulumuzu açıyoruz.
40’ından sonra olur mu demeyin. Kadın Meclisi Sağlık Komisyonu ve Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi işbirliği ile pilot bölge Çukurova ilçesi Güzelyalı mahallesinde 1.dönem kayıtlarımız başladı.
Bilgi ve Kayıt için: ALO 153 Çağrı Merkezi ve Cumhuriyet Parkı Okuma Salonu.
“son olarak?
HIZ KESMEDEN DEVAM EDECEĞİZ…

“Son olarak, bütün bu çalışmalarımız için Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Hüseyin Sözlü, ekip arkadaşlarım ve katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca her etkinliğimizi duyuran ve ağabeyim sayılan Taner Talaş’a teşekkür ediyorum.
Burada yazamadığım daha çok çalışma var… “Zihinler Tutsak Edilemez” sloganı ile kadın cezaevlerine kütüphane kurmaktan tutun da, Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için Sağlık Daire Başkanlığı ile uygulanan projelere kadar…
Ve bir kez daha anladım ki, hayal kurmak için sadece akıl yeterli değil; Akıl, sadece kurulan hayali gerçekleştirmek için izlenen yolu belirler.
Zeynep Cennet Ünal bir hayal ve hayal gerçekleştirme makinesi…