'İyi ki kanser olmuşum dedirten Dr. Aynur Eken'

Sedat Memili yazdı

07 Nisan 2016 Perşembe 06:00

Şimdi size bütün bilinenlerin aksine bana “İyi ki Kanser olmuşum” dedirten olgulardan söz edeceğim.

Akciğer Kanseri olunca, Tanrı beni yaşama döndürmek için 3 doktorun eli ile bana dokundu. Bunlardan biri Sayın Dr. Aynur Eken’dir. (Diğerleri Radyoloji Onkolog Fatma Erdoğan ve Göğüs Hastalıkları Mütehassısı Sayın Nezaket Erdoğan. İşte yaşayarak birilerinin başına bela oluyorsam nedeni bu doktorlardır. İhbar ediyorum.) Geçtiğimiz hafta biliyorsunuz “Kanser Haftası” idi. Rastlantı bu benim de kontrollerim vardı.

Bu vesile ile Sayın Aynur Eken ile görüştüm. Tek soru sordum;

“Son günlerde Kanser vakalarında artış vardır. Neden?”

Sizlerle paylaşmam için bana güzel güzel anlattı. Sözü kendisine bırakmadan önce olayları bire bir yaşayan bir Kanser Hastası olarak bazı görüş ve gözlemlerimi paylaşmak istiyorum:

img_4626.gifimg_4628.gif

SİGARAYI BIRAKMANIN TEK YOLU

Sigarayı bıraktırmak için onlarca yöntem öneren sistemler vardır. Bu konuda neredeyse bir sektör oluşmuştur. Bana göre hepsi gereksiz. Sigarayı bırakmanın tek yöntemi vardı. İçmeyeceksin. Bundan daha etkili ve pratik yöntem yoktur.

Her gün 4 paket sigara içerdim; kesinlikle “sigara bıraktırma mühendislerine (?)” kendimi yem etmedim.

İçmedim; bırakmış oldum.

Bir de Kanser, aman Allah’ım! Kanser olduktan sonra anladım ki; okuma yazması olmayanların bile kanser konusunda Onkolog’tan daha çok bilgisi var(?).

Herkes Profesör(?). Hem de ordinaryüsünden. Hele TV Şaklabanları, ot gibi topraktan yetişen otçular…  Okuldan değil de ot atölyelerinden yetişenler. Bu insanların Kanser oluşmasına karşı hiçbir önlemi yok ama kanserli hastanın soyulması ve ciddi tedavinin dumura uğratılması için çok etkinliği var.

Öfkemi herkes bağışlayın; ölüm duygusu ile zaten psikolojik çöküntüye uğramış bir insanı soymak için insan olmamak lazımdır. Günümüzde yapılan maalesef bu.

Ben kanser oldum ama hiçbir sorun yaşamadım.

İYİLEŞMENİN YOLU…

img_4634.gif

Çünkü cahile, komşuya, akrabaya, otçuya, çokbilmişe kulağımı tıkadım ve aklımı korudum.

Tek şey yaptım; doktorumun dediklerinden dışarı çıkmadım.

Dehanın sırrı sadeliktir; teferruat doğaya ait bir olgu değil, karıştırılmış akla ait bir olgudur.

Ben de aklımı sade tuttum; doktor ne dediyse yaptım; tanıdıklarım ne dediyse yapmadım.

Önce şunu söyleyeyim, kanserli hastaya değil, çevresine psikolojik destek lazımdır.

Kanserli olana “bir ölüye bakar gibi” bakıyorlar… Hasta kendine böyle bakışın ayırdında olduğu zaman, doktorların tedavisi de zorlaşıyor.

Her bakış, duruş, düşünüş ve davranış, hastaya “hasta olduğunu” hissettiriyor. İyi niyetli olduklarından kesinlikle şüphem yok, ama Allah Aşkına bu kadar iyi olmayın.!

Benim başıma asla böyle şeyler gelmedi. Kel olduğum zaman dahi “Yul Brynner’ e benzediğim için sevindim. Çevremde bana ölüme yakın bir hastaymışım gibi bakılmasına asla izin vermedim. Hele evimi hastaneye hiç çevirmedim. Evim yine eskisi gibi, yazan, okuyan bir insanın evi gibi açık kitaplar, tozlu raflar, eskimiş ve tanıdık kitapların dağınıklığı; yani yaşam doluydu.

Aksine asla izin vermedim.

Ancak, farklı bir içecek dahi olsa gittim, Sayın Aynur Eken’e danıştım.

Bir konuyu daha paylaşayım. Hastalığımın evresi, geldiği veya gelmediği noktayı da hiç merak etmedim. Bana ne ya hastalığımın evresinden! Bilsem ne olur, bilmesem ne olur?  Ben sadece hastaydım. Doktor doktorluğunu bildiği için ben de hasta olduğumu bildim.

Bir de benimle uğraşan, Ortadoğu Hastanesi Onkoloji Servisi’nin görevlileri vardı. Allah onlara sabır vermiş ki kahrımı çok çektiler. Onca morali bozuk hasta içerisinde, çelikten bir iradeye sahip gibi görev yapan Fatoş Hanım, Hacer Hanım, Melisa, Neslihan, Âdem ve sadece o servisin değil hastanenin olmazsa olmazı Süleyman…

İşte bu ekip bana “İyi ki kanser olmuşum” dedirtti. Şimdi, kanser olmadan önceki yaşantımdan daha sağlıklıyım.

NFUS ARTIŞI ARTIK BİR ETKEN…

Şimdi gelelim sorumuzun yanıtına. Kanser neden arttı. Söz Sayın Aynur Eken’de:

“Kanser giderek yaygınlaşan bir hastalık haline gelmektedir ve bunda çeşitli faktörlerin katkısı bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; Nüfus Artışı, düzensiz beslenme ve obezite de önemli kanser artış nedenleri arasında sayılmaya başlanmıştır.

Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı,  ultraviyole ışınları ile nükleer ve kimyasal kirlenme de kanser sıklığına ve artışına katkıda bulunan hatırı sayılır etkenlerdir.
Kanser ileri yaş hastalığıdır. Tüm dünyada yaşam süresi uzamıştır. Dolayısıyla nüfus artışının oluşu, nispi olarak hastalıkta bir artış meydana getirmektedir.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

Bunun yanı sıra erken teşhis ve tarama yöntemlerinin uygulamasının yaygın kullanılmaya başlanması da hastalık tespitinde artışa göreceli olarak katkıda bulunmaktadır. (Ben şunu anladım, sağlık sisteminin iyileştirilmesi ile hastalığın erken teşhis edilmesi yadsınmaz bir faktördür. Geçmiş yıllardan biliyorum, kişinin kanser olduğu anlaşıldığı zaman en fazla 3-4 ay yaşardı. Şimdi erken teşhs olunca yaşam süresi de uzuyor ve bu da kanserli hastaların sayısının çoğalması olarak görülüyor. S.M)
Bu faktörleri kısaca gözden geçirecek olursak;
Aşırı tuz tüketimi, kızartma, tütsülenmiş (mangal) yiyeceklerle beslenmek az sebze ve meyve tüketmek, katkı maddesi içeren maddelerle beslenmek (özellikle nitrat içeren konservelerle sucuk ve salam) mide kanserinde artışa neden olabilmektedir.

KÖTÜ BESLENME…
Yine kötü beslenme alışkanlığı ve buna ilaveten hareketsiz yaşam İnternetin neden olduğu kabızlık kanser görülme riskinde artışa neden olmaktadır. Bağırsak hareketlerinin azlığı kanserojen maddelerin bağırsak yüzeyi ile temas süresini artırırken kanserojen süreci başlatır. Ayrıca obezite ve yağlı dokuda bulunan hormonlar da kadınlarda meme ve rahim erkeklerde prostat kanser riskini artırmaktadır.
Ayrıca obezitede insülin ve insülin benzeri maddelerin artışı kontrolsüz hücre çoğalması ve kanser artışına neden olabilmektedir.
Obezite ile mücadele ve egzersizin hayatımızda daha çok yer almasıyla sadece mide ve bağırsak kanserleri değil meme rahim pankreas kanseri gibi kanserlerde azalma görülebilir.
Amerika kanser araştırma Enstitüsü verilerine göre de tütün, obezite ve birtakım patojenler kanser riski artışında sorumlu gösterilmektedir. 
Mide de gastrit ve kanser oluşma sonda rol oynayan Helikobakter Pylori ile baş boyun tümörleri ve rahim ağzı kanserlerinin oluşumunda rol oynayan Herpes virüs şujları ve karaciğer kanserine neden olan hepatit virüsü da kansere sebep olan patojenlerden bazılarıdır.

süleyman-onsuz-onkoloji-eksik.gif

SİGARASIZ HAYAT OLDUKÇA ÖNEMLİDİR
Tütün ve türevlerine gelince;
Başta akciğer olmak üzere baş boyun bölgesi tümörleri mesane ve pankreas. böbrek kanserlerinin etiyolojisinde rol oynamakta ve görülme sıklığında artışa neden olmaktadır.
Tütün mamullerinin içeriğindeki sadece nikotin değil çok sayıda ki kimyasallar kansere yol açmaktadır. Bu nedenle sigarasız hayat ortamı sağlamak oldukça önemlidir.
FARKLI TEDAVİ YÖNTEMİ
Cilt kanserlerinin oluşumunda ise ultraviyole Işınlarına maruz kalmanın çok büyük rolü vardır. O yüzden toplumun bilinçlendirilmesi güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde ( 10.00-16.00) güneş e maruz kalma konusunda dikkat edilmesi güneş koruyucularla önlem alınması çok önemlidir. Bu konuda özellikle toplumun aydınlatılmasında yararlar vardır.
Yine her türlü çevre kirliliği ile mücadele için devletler düzeyinde sivil toplum kuruluşlarının da katkısıyla çalışmalar kanser riskinde azalmasına katkıda bulunacaktır.

“Tedavi yöntemleri konusunda bir şey sormuyorum…”

“Tabi ki sormamanız gerekir. Çünkü hem, her hastalığın hem de her hastanın kendi yapısına ve verilerine göre bir tedavi yöntemi uygulanır. Örneğin siz Akciğer Kanserisiniz, size uygulanan tedavi yöntemi, bütün akciğer kanser hastalarına uygulanacak olsaydı tıp bilimine ne gerek vardı. Özellikle kanser için toptan tedavi yöntemi yoktur. Bu nedenle kişilerin, sağlık kuruluşlarında kontrollerini yaptırması ve sadece Tıp Doktorlarından destek alması önemlidir.

“Biliyorum. Karşınızda bunun örneği olarak duruyorum…”

Ben kendi adıma ve salonda kemoterapi görenler adına, başta Ortadoğu Hastanesi ve Sayın Aynur Eken olmak üzere, Onkoloji Servisine teşekkür ediyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.