Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Çukurova Şube Sibel Başkanı Sibel Özgümüş, 10 Nisan 1928’de “Türkiye Devletinin dini İslam’dır” hükmünün Anayasa’dan çıkarılışının yıldönümü vesilesiyle yayınlamış olduğu açıklamasında, mensubiyeti olmakla; gurur duyduğumuz, huzur duyduğumuz, İslam dininin sanki özgürlüklerin karşısında, inananlar ve inanmayanlar arasında Laikliğin aksine pasif bir görüntüdeymiş gibi algı oluşturması bir talihsizliktir.
Öyle ki, temel değerimiz olan İslam dini, laiklik karşısında tek kelimeyle çarpıtılmak istenmiştir.
Oysa laiklik olmadan,
Laikliğin ismi ve cismi ortada yok iken,
Dünya insanlık aleminin içerisinde bulunduğu çağdışı yaşamdan kurtaran İslam dinidir.
İnsanlığı medeni bir yaşama kavuşturan, İslam Dini ve bu dinin Rehberi olan Peygamber efendimiz;
Güçlünün zayıfı ezdiği,
Zalimin her istediğini yaptığı,
İnsan hak ve hürriyetinin olmadığı,
Özellikle kız çocukların insan yerine konmayıp diri diri gömüldüğü bir ortamda, yüce dinimizin rehberi olan Peygamber efendimiz, o karanlık döneme son vererek dünyanın en büyük devrimini yapıp, demokrasinin eşitliğin, hak ve hukukun tezahür etmesini sağlamıştır.
Şimdi İslam dininin amacı;
Medeniyetin tezahürü ve özgürlüklerin ana sigortası olmasına rağmen, sanki laiklik karşısında çağdışı bir değermiş gibi ima edilmesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin açıklamasına hiç yakışmadı,
Bugün içerisinde bulunduğumuz çalkantıların, terör belasının insanlık dışı eylemlerde bulunuşunun, hakkın ve hukukun çiğnendiği şu günlerde, ortak değerimiz olan İslam dininin hikmetine sarılmamız gerekirken, yüce dinimizle ilgili pompalanan olumsuzluklar toplumsal birliğimize ve bütünlüğümüze hizmet etmez.
Ne hikmetse, İsrail’de din her şey olurken,
Bırakın vatandaşlar arasında, ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanlarından hükümet üyelerine kadar hemen herkes dinlerini sembolize eden Kipa’yı gururla takarlarken,
Bizim toplumda dinimizin ismine bile zaman zaman tahammül edilmediği görülmektedir.
SONUÇ OLARAK
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği de elbette yoksul ve kimsesiz çocuklarımıza sahip olmak ve onların sorunlarını çözmek ve gerçekten çağdaş ve medeni olan yaşam için mücadele etmektedir.
Ancak böylesine ulvi bir amaç için var olan kuruluş, her şeyden önce “Türk devletinin dini İslam’dır” sözlerinin kaldırılışı vesilesiyle yayınlamış olduğu bildiride neden hala bu isimden rahatsızlık duyulmaktadır?