Adana’da ortaokulu bitiren öğrenciler Anadolu liselerini tercih ederken, Milli Eğitim imam hatip lisesi açmaya devam ediyor. Adana’da TEOG’a giren öğrenciler tercihlerini yüksek puanlı Anadolu liselerinden yana kullanıyor, düşük puanlı imam hatiplerin sınıfları boş kalıyor.
MEB İDEOLOJİK Mİ YAKLAŞIYOR?
Ortaokul öğrencilerinin büyük bülümünün tercihlerini Anadolu liselerinden yana kullanmasına ve Anadolu liselerine yığılma olmasına ve imam hatip liselerinde sınıfların boş olmasına karşın Milli Eğitim Müdürlüğü Adana’da yeni imam hatip liseleri açmaya devam ediyor. Milli Eğitim’in bu yaklaşımının ideolojik olduğu savunuluyor.
ANADOLU LİSELERİ TERCİH EDİLİYOR
Adana’da Anadolu liseleri arasında Adana Anadolu Lisesi, ÇEAŞ Anadolu Lisesi, Piri Reis Anadolu Lisesi, ATO Anadolu Lisesi gibi okullar Temel Eğitimden Ortaeğitime Geçiş (TEOG) Sınavında en yüksek puanlı okullar olarak dikkat çekiyor. Bu okulların puanları 500 üzerinden 450 ila 480 arasında değişiyor. Diğer Anadolu liselerinin çoğunun puanları da 400’ün üzerinde.
21.194 PUANLA ÖĞRENCİ ALIYOR
Sözkonusu bu okullarda boş kontenjan bulunmuyor. Ancak düşük puanlı imam hatip liselerinde ise sınıflar boş kalıyor. Örneğin Seyhan’da bulunan Mahmut Sami Ramazanoğlu İmam Hatip Lisesi 21.194 puanla öğrenci alıyor. Buna karşın okulda 184 boş kontenjan bulunuyor. Boş kontejan sorunu sadece bu okula özgü de değil.
İMAM HATİPTE SINIFLAR BOŞ KALIYOR
Normal Anadolu liselerinden çok düşük puana öğrenci kaydı yapan Yüreğir Medine Müdafii Fahreddin Paşa İmam Hatip Lisesi 54.250 puanla öğrenci kaydı yaparken boş sınıflarıyla dikkat çekiyor. Aynı durum 187 puanla öğrenci kabul eden Çukurova İmam Hatip Lisesi için de geçerli. Durum bu olmasına karşın imam hatip lisesi inşaatları hızla yükseliyor.
İNŞAATLAR YÜKSELİŞTE EĞİTİM DÜŞÜŞTE
İnşaatlar yükselirken eğitimin kalitesi de aşağı doğru iniyor. Bu da yetmiyormuş gibi mevcut liselerden de imam hatip lisesine çevrilenler oluyor. Adana’da eğitim kalitesinin Türkiye ortalamasının altında olduğu gerçeği ortada dururken, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu çabası, “ideolojik” bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.