Ben kabulüm;
Dindar anayasa yapın..
Esasında Türkiye’nin ihtiyacı “Dindar Anayasa”dır.
Yav bunu söyleyenin eline yüreğine sağlık…
Örneğin bana şunu söyleyin; İslamiyet’te hırsızlık var mıdır?”
Eğer İslamiyet’te hırsızlığı kabul etmiyorsanız dindar anayasa yapın.
Peki: İslamiyet’te “Kamu Malını yemek” var mıdır?
Eğer İslami anlayış, kamu malının yenmesine engel olacaksa Yaşasın dindar anayasa.
Ben İslamiyet’te, yolsuzluğun, arsızlığın, olduğuna inanmıyorum; hele kayırmacılık yoktur… O halde yaşasın dindar anayasa.
İslamiyeti temel alan dindarlıkta,
Vahhabi eşkıyalarının peşinden koşup, Müslümanların hac parası ile özel uçaklarla Avrupa ve ABD kumar merkezlerinde gezen insanlık garabetlerini baş tacı etmek var mıdır?
Yoktur.
O halde gerçekten dindar anayasa istiyorum.
Tamam dindar anayasa olsun,
Çocuk tacizcilerini korumak, susturmak, pisliklerin ortaya çıkmasını önlemek için tek celsede sonuçlandırmak dindar anlayışta yoktur.
O zaman dindar anayasanın da mahsuru yoktur.
Adına özelleştirme denilen “talan” haberleri bitmiştir. Artık, “Küffar”a eşkeş çekecek malımız kalmamıştır. Bu talanın ve yalanın dindarlıkla alakası olmadığını düşündüğüm için “Dindar Anayasa”ya evet…
Adına Kuveyt denilen ümmet topluluğu, cinsi “İsrail kavunu” diye, kavun bile almaz ama İsrail’in Akdeniz’e açılması için koridor oluşturmasına milyarlarca dolar harcar.
Vahhabi şeytanlığı ile Kuveyt ümmetçiliğinin olduğu yerde dindarlığın esamesi okunmaz.
Bu yüzden dindar anayasaya evet…
Bu mükemmel dini kuranlar ve yayanların kendileri ve çocukları, mal, mülk, kervan, köle sahibi olmadan kıt kanaat geçinmişlerdir.
Bu muhteşem inancı taşıyan din, kamu malı ile, bankalar, gemiler, vakıflar yapıp üstüne oturma ve zimmetine geçirmeyi yasaklamıştır.
O zaman el birliği ile haydi dindar anayasa yapmaya…
Yoksa sizin kast ettiğiniz dindarlık başka bir şey mi?