Bilinmeyen yönleri ile Kut-ül Amare zaferi

Sedat Memili (özel)

06 Mayıs 2016 Cuma 06:10

BİLİNMEYEN YÖNLERİ İLE KUT-ÜL AMARE ZAFERİ

HALİL BEY: BU SAVAŞ PARA SAVAŞI DEĞİLDİR.

İNGİLİZ ALTINI “CİHAD”DAN DEĞERLİ GÖRÜLDÜ

MÜSLÜMAN ORDULARIN HIRİSTİYAN KOMUTANLARI

*Kut, Irak’ta bir şehirdir. Irak İngilizler için önemli bir coğrafyadır. Çünkü sömürgeleşirmiş olduğu Hindistan ile bağlantı için Irak önemlidir. Almanya, Bağdat Demiryolu’nu yapıp İpek Yolu’na egemen olma girişiminde bulununca, Irak, Hindistan’a gidecek yol için daha da önem kazanıyordu.

*1.Dünya Savaşı başladığında Irak’ta, Osmanlı kuvveti olarak sadece 1 tümen vardı ve sayısı 8.000 idi. Türkler ile İngilizler, Irak topraklarında karşı karşıya kalmışlardı. İlk çarpışmalarda Türk Askerlerinin komutanı Süleyman Askeri, İngiliz komutan ise (Nisan / 1915’te atanmış olan) General Nixon idi.

*Süleyman Askeri Libya’da Enver Paşa ile birlikte savaşmış ve yerel aşiretleri İtalyanlara karşı birleştirme konusunda başarı kazanmıştı. Süleyman Askeri, aynı yöntemi kullanarak Irak’ta İngiliz ilerleyişini durdurmak için “cihat bildirisi” yayınladı.

İngilizlerin altını, Cihat çağrısından daha değerli olmuştu.  (Libya asla Türk askerine ve Türklere ihanet etmedi, ihanet edenler Arap aşiretleri idi. Kaddafi’yi ilk terk eden AKP hükümeti oldu.)

general-townshend-ve--halil-paşa.gif                                   

*İngilizler, İngiltere’den asker getirmek yerine Hintli Müslümanlar getirmişlerdir. İngiliz çıkarları için, sömürgeleştirilmiş Müslümanlar ile sömürgeleştirilmek istenen Müslümanlar birbirini öldürüyordu.  

*İngilizler Iraklılara bağımsızlık sözü vererek, Türklere karşı kışkırtmışlardı ama onlara silah vermiyorlardı. Çünkü baüımsızlık vermeyeceklerdi ve bu silahların kendilerine karşı kullanılmasını peşinen önlüyorlardı. Onlar Arap dünyasında altının, silahtan daha etkili olduğunu çoktan öğrenmişlerdi.

*Süleyman Askeri İngilizleri Şuayyibe Bölgesi’nde sıkıştırdı. Çatışma iki gün sürdü. Türk Ordusu bünyesinde bulunan Arap mücahitleri 2. gün savaş alanından kayboldular. Yine kıblelerini altına çevirmişlerdi. Türk birlikleri 14 Nisan’da geri çekilmek zorunda kaldı. Geri çekilmeyi kendine yediremeyen Süleyman Askeri yaşamına kendi eliyle son verdi. (Nisan/1915)

*Türk Birliklerinin komutasına Nurettin Bey atanırken İngilizler de General Towshend’i Irak’taki birliklerin başına atadılar.

*İngilizler Irak topraklarında ilerlerken, Arap aşiretler, Türkleri Müslümanlığın düşmanı olarak ilan ediyor ve İngilizlerin Müslüman dostu olduğunun propagandasını yapıyorlardı. Hatta Arap aşiret reisleri İngilizlerin Irak’ta bulunma nedenlerinin Irak’ı özgürleştirmek ve Türk zulmünden kurtarmak olduğunu anlatıyorlardı. (Gördüğünüz gibi satılık hainler her zaman var.)

*İngiliz Birlikleri 29 Eylül 2015’te Kut-ül Amare’yi işgal ettiler. Amaçları Selman-ı Pak’ta (Selman-ı Farisi’nin Türbesinin bulunduğu şehir.) Türk Birliklerini etkisiz hale getirip Bağdat’ı ele geçirmekti.

SELMAN-I PAK “CTESİPHON” OLDU.

halil-kut-pasa-kutul-amare-kahramani.gif

*İngiliz Komutan Selman-ı Farisi’nin Türbesi olan şehre Hintli Müslümanların saldırmayacağını fark edince bölgenin adını Helenistik dönemdeki adı olan “Ctesiphon” olarak değiştirdi. (İngiliz siyaseti bu işte. Bilgisizlik ve cehaleti kullanarak Müslümanları birbirine kırdırmanın yolunu her zaman bulmuştur.)

*Irak’ı savunacak Türk Birlikleri 2 tümen birleştirildi. 6. Ordu meydana getirildi ve başlarına da (Saray tarafından) Alman Mareşal Von Der Goltz atandı. Nurettin bey, Müslüman bir ordunun başına Hıristiyan generalin getirilmesinden rahatsız olmuştu. (Zaten düşman tarafta da Müslüman ordunun başında Hıristiyan komutan vardı.)

*22 Kasım 2015’te Türk birlikleri ile İngilizler Selman-ı Pak’ta karşılaştılar. İngilizler Kut’u bırakıp geri çekilmek zorunda kaldılar ve Kut-ül Amare’de konuşlandılar. İngilizler genel kuvvetlerinin üçte birini bu savaşta kaybettiler. İngilizler ilk yenilgilerini Selman-ı Pak’ta aldılar.. Türk kuvvetleri Kut’u kuşatmasıyla birlikte tarihe Kut-ül Amare olarak geçecek ve beş ay sürecek olan kuşatma ve savaş başlamış oldu.

*Nurettin Bey, Kut-ül Amare’de İngilizlere gelecek olan bütün ikmal yollarını kesmişti. Teslim olması için General Towsnshen’e mektup gönderdi, ancak General teslim olmadı. Bu arada İngiliz Basını kendi ülkesinde İngiliz başarılarından söz ederek halkını kandırıyordu.

*Komutan Townshenn, Rusya’dan yardım istenmesini önerdi. İngilizlere ikmal birlikleri geldi. Yapılan çarpışmalarda Türk birlikleri zor durumda kalında Ordu Komutanı General Goldz, komutanın Nurettin Bey’den alınıp, Halil Bey’e verilmesini emretti. Ancak Halil Bey savaş halinde komutan değiştirmenin olumsuz olduğu gerekçesi ile bu emri yerine getirmedi.

*Zaman ilerledikçe Hintli Müslümanlar, Türk Müslümanlarla savaşmanın doğru olmadığını düşünmeye başladılar. Türklere ateş etmemek için parmağını kesenler ve nöbette firar edip Türk Birliklerine sığınanların sayısı giderek artıyordu.

*İngiliz birliklerinin günde 150.000 top mermisi atalarına karşılık Türk birlikleri ancak 1.000 top mermisi atabiliyorlardı.

kut-ül-amare-savaşi.gif

MÜSLÜMAN AT ETİ YEMEZ

*Şubat/1916’ye gelindiğinde İngiliz Birliklerinin elindeki et bitmişti. Sadece hububat kalmıştı. Atları yeme kararı aldılar. Ancak Hintli Müslümanlar at eti yemeyi reddediyorlardı. Bunun üzerine Hindistan’da Hindular ve Müslüman Önderler İngilizlerin baskısıyla bir karar aldılar. “İslami usullere göre kesilirse at eti yemekte sakınca yoktur…”

* Halil Bey saldırı ve savunma stratejileri ile ödüllendirilirken, İngiliz İkmal Komutanı Alymer görevden alınıyor ve yerine General Gorringe atanıyordu.

*Kuşatma altındaki İngiliz Birlikleri hem tükeniyor hem de güçsüzleşiyordu. Çünkü At eti yenilmesinin sakıncası olmadığına dair fetva bir çok Hintli Müslümanı tatmin etmemişti. Onlar At eti yememe konusunda ısrarlıydılar. Gerekçeleri şuydu; Savaştan sonra yurtlarına döndüklerinde kendilerine günahkar olarak bakılacağını, tecrit edileceklerini ve hatta ailelerine kız bile verilmeyeceğini söylüyorlardı.

*İngiliz aklı: bu konuda da fetva çıkarttırdılar. Fetva’da şu vardı: Savaştan dönen Hint askerlerine at eti yediğinden dolayı ayrıcalık yapanlar cezalandırılacaktır. Bu da kurtarmadı. Ama Hıristiyanların, Müslümanlar için çıkardığı fetvalar havada uçuşuyordu.

kut-ül-amarenin-yeri.gif

*6. Ordu Komutanı General Goldz 19 Nisan 1916’da ölünce yerine Halil Bey atandı.

*Kuşatmadan bulunan İngiliz Komutan barış teklif etti. Teklif kabul edildi. Halil Bey ile Townshend, Dicle Nehri üzerinde belirlenen noktada botları ile gelip buluştular.

* Townshend Halil Bey’e: Size bütün silahlarımızı ve 1 milyon sterlin verelim. Bizim Basra’ya çekilmemize izin verin” dedi. Halil Bey “Bu savaş bir para savaşı değildir” diyerek öneriyi reddetti.

*Araya İngiliz Lawrance girdi. Verilecek parayı 2 katına çıkardı. Lawrance bizzat Halil Bey’in karargahına geldi ve parayı teklif etti. Halil Bey, “Türk hükümetinin sizin paranıza da silahına da ihtiyacı yoktur” diyerek reddetti.

(Kut-ül Amare’yi örnek göstermek isteyenlerin, devletin onurunu korumak için ölümü göze alan insanları da örnek almaları gerekir.)

*Halil Bey, İngilizlere 29 Nisan’a kadar süre verdi. Teslim olmadıkları takdirde, Kut-ül Amare’ye saldıracaklarını duyurdu. 28 Nisan 1916 akşamı Kut-ül Amare’den patlama sesleri yükseldi. İngiliz birlikleri cephanelerini patlatıyorlardı. Ertesi gün de teslim oldular.

* Bu büyük bir zaferdi.

kut-ül-ammare-savaşi-ve-sonrasi.gif

BU ZAFERİ TÜRK HALKI UNUTMADI

Bu zaferi Türk halkı unutmadı. Bu zafer 29 Ekim Cumhuriyet bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kadar önemliydi.

Ve bu nedenle bu zafer, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte bayram olarak kutlanıyordu.

Kısaca ve kaba hatları ile anlattığım Kut-ül Amare Savaşı, sadece bir savaş değil, içerisinde yüzlerce örneği barındıran bir destandır.

1952 yılına gelindiğinde Adnan Menderes Hükümeti NATO’ya girme ve İngilizleri küstürmeme adına bu bayramın kutlanmasını kaldırdılar.

“Bu savaş para savaşı değildir” diyerek Halil Paşa’nın kazandığı zaferi, para almak için kaldıran anlayışın devamı olduğunu söyleyen Partinin lideri, Kut-ül Amare’yi örnek gösteriyor.

Cahiller de alkışlıyor…

(*) Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi. 2013 Bahar Sayısı. Mahir Küçükvatan’ın  “İngiliz Basınında Osmanlı’nın Kut-ül Amare Zafer.” Adlı makalesi esas alınarak derlenmiştir.

kutul_1115.gif

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 08.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.