Adana'nın simgesi cici bici!

Yüksel Mert (özel)

09 Mayıs 2016 Pazartesi 09:51

Emek, işçi, köylü, sıcak, soğuk, tatlı, acı, kebap vs. gibi kavramlar Adana’nın olmazsa olmazıdır. Adana,  dünya insanlık ailesine her alanda muhteşem simalar armağan etmiş muhteşem kentlerimizin en önde gelenlerindendir.

Adana Türkiye’nin mikro planda bir iz düşümüdür.

Adana bir fakir fukara, garip guraba cennetidir.

Adana, bir emekçi  yurdudur.

Adana bir Kebabistan   diyarıdır. 

Adana bir hayat okuludur. 

Bir ve bir simgedir.  

Ben şahsen Adana’nın dışında kebap yiyemiyorum.

ÜMİT USTA’NIN CİCİ BİCİSİ

Adana bir okuldur dedik ya, geçenlerde kızım Zişan ile birlikte Yüreğir Mustafa Kemal Paşa Bulvarından, Ege Bağatur Caddesine  döndük kanala doğru gidiyoruz. Hava sıcak, hem de mevsim normallerinin üzerinde çok  nemli  bir hava var. Setin üstünde mütevazı bir cici bicici gördük. Hadi kızım biraz nefes alalım ve mevsimin ilk bicisini de yiyelim dedik.

YÜKSEL ABİİİİİİİ

Daha gözümüze kestirdiğimiz bir masaya oturacaktık ki, vatandaş geldi kırk yıllık hasretimiz gibi elime ayağıma sarıldı. İnanın bu samimi ilgi ve alaka karşısında hicap ediyorum. Vatandaş bizi ekranda görünce bir B..ka benzetiyor. Ve bizden çok şeyler umuyor, ümit ediyor ve bekliyor…

EKRANIN BANA VERDİĞİ ZARARLAR

Bu samimi duygulara tercüman olmaya ve layık olmaya çalışsam da gereği gibi onların dertlerine derman olamıyorum. Beklentiler çok fazla imkanlar kısıtlı. Onlar, hayal dünyalarında bizi farklı bir konuma oturtuyorlar.

Tıpkı Nasrettin Hoca örneğinde olduğu gibi:   

HOCANIN EŞEĞİNİN İNADI

Hoca bir gün eşeğine odunu yüklemiş eve doğru yavaş yavaş gidiyorlar. Önlerine bir su arkı çıkmış! Eşek inat ediyor geçmem de geçmem! Hoca kararlı bu eşek bu su kanalından geçecek, anan aşağı baban yukarı yapma eşek, aslanım eşek, daha önce defalarca geçtin bu engeli eşek,  eşek de tık yok. Hoca kan ter içinde öfkelenmiş.

Eşeğe diyor ki Ah ulan eşek, ah şu gençliğim olsaydı sana gösterirdim.

Sonra dönüp düşünüyor. Bir iç çekiyor, bir sorgulama yapıyor ve kendi kendine diyor ki: Ulan hoca ben senin gençliğini de bilirdim sen gençliğinde de bir b..k değildin diyor..

Tıpkı hoca misali bir lokantaya gidiyorsun şef geliyor seni zengin zannediyor.. Bahşiş vermezsen olmuyor.

Efendim bir yere misafirliğe gidiyorsun orada yüzünü görenler ya hocam benim bir kızm, oğlum, dayım, yeğenim vs… bitip tükenmeyen talepler..

Of anam of!

Böyle şöhret de, televizyonculuk da neyse asıl konuya dönelim.

ÜMİT USTA KİM Mİ?

Allah’ın benim gibi müstezaf  bir kulu, daha yaşı çok genç ama feleğin çemberinden geçmiş derler ya! İşe öyle bir tecrübe sahibi. Askerlik sonrası gönlünün Sulatanı Tuğba Hanımla evlenmiş.  Evde hanımın kesin kes dediği oluyormuş. “Ara ara mutfak, çamaşır, bulaşık işlerinde hanıma yardım etmezsem olmuyor abi hayat müşterek.” diyor.

Berfin ve Mustafa adında geleceğin aynasında güneş gibi parlayacaklarını ümit ettiği iki çocukları var.

Ege Bağatur Caddesi Tahsilli Köprüsü yanında mütevazı bir tezgahı olan Ümit KOÇAK(Ümit Usta) cici bici konusunda tam bir fenomen!

Yıllarca el kapılarında, dinip çalışmış, alnının akıyla ekmeğini helalinde kazanmış bir İNSAN olan Ümit Bey’e Allah’a ısmarladık deyip veda ettiğimizde güneş çoktan ikindiye dönmüş batıya doğru seyrediyordu.

PARA ALMAM ABİ

Ümit Usta benden para almamakta ısrarlı ve inatçı görünüyor. Oysaki ben televizyonculuğumu asla ve kat’a paraya tahvil etmedim ve etmeyeceğim. Ama vatandaş bu ayrımı ne bilsin! Sizi aynı medya mensupları kategorisinde değerlendiriyorlar..

ZENGİNLER VEFASIZ!

Bunca zenginlerin haberini yaptım, yapıyorum Çoğu (istisnalar hariç) teşekkür bile etmezler, çünkü haber onlar için sadece bir reklam aracıdır. Ve onca servet içinde yaşama hala pragmatik bir mantıkla bakıyorlar.

Ancak fakir-fukaralar, garip-gurabalar öyle değil, onlar bu haberleri  bir ömür boyu saklıyorlar..

ADANA MEDYA’NIN FARKI

Geçenlerde Sakarya Valisi Hüseyin Avni COŞ Bey’in özel haberini yaparak gazeteye gönderdim. Aralarındaki geçmişte yaşananları bütün Adana biliyor. Gazete Patronu ve yazı ailesi bu haberi yayımlamasa zerre kadar alınıp kusura bakmazdım ve sonuna kadar da haklı bulurdum.

Ancak ciddi bir sorumluluk ve gazetecilik bilinciyle haberi yayımladılar.

Keza İzmir İzlenimleri, Bursa İzlenimleri vs.. gönderdiğim  bütün haberler bu güne kadar geri dönmedi. İşte profesyonellik, kurumsallık ve örnek gazetecilik bu olsa gerektir. 

Bu vesileyle Başta Taner Talaş Bey olmak üzere yazı ailesine gönülden teşekkür ediyorum.

Ümit Usta’nın bu haber’ den haberi yok! Bu haberi gördüğünde nasıl sevineceğini tahmin edebiliyorum. Ve kendisine  bundan sonraki yaşamında hayırlı kazançlar hayırlı ömürler diliyorum.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.