Vizesiz AB İçin Yeni Önemli Şartlar[1]
Avrupa Birliği Komisyonu, Türk vatandaşları için vize muafiyeti tavsiyesinde bulundu
Avrupa Birliği Komisyonu, Türk vatandaşlarına Schengen Bölgesi’ne girişte vize muafiyeti tavsiyesinde bulundu. Ancak Türkiye’nin acil olarak uygulamasını istediği şartlar sıralandı. Komisyon, karşılanması gereken 72 kriterden 67’sinin karşılandığını ve kalanların tamamlanmasını istediği belirtiliyor.
Türkiye’den, parmak izli biyometrik pasaportların çıkarılması, Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanmasına başlanması istendi. Bu adımların, vizesiz seyahat için şart olduğu ve aciliyet arz ettiği, ikmali için sene sonuna kadar süre verildiği belirtildi.
Raporda,2015 yılında Türkiye’nin vize serbestisi tanıdığı İran’dan 23 bin 87, Fas’tan 7 bin 419 ve Lübnan’dan 2 bin 44 kişinin Türkiye sınırını kullanarak Avrupa Birliği’ne ulaştığı belirtildi.
“Temel Haklar” başlıklı bölümde ise, vize serbestisi için, Terör tanımının daraltılması istendi: “Türkiye, organize suç ve terörizmle ilgili yasal çerçevesini AİHM kararları, AB yasaları ve AB ülkelerinin pratikleri çerçevesinde gözden geçirmelidir. Bu bağlamda Türkiye, organize suç ve terörizm ile ilgili yargı süreçlerini ve güvenlik güçlerinin faaliyetlerini yeniden yorumlamalıdır. Yeniden yorumlama, özgürlük ve güvenlik hakkını, adil yargılanma hakkını, ifade, yürüyüş ve toplantı özgürlüğünü pratikte güvence altına almalıdır.”
Raporda ayrıca barış zamanlarında hak ihlallerini izleyecek bir komisyonun oluşturulması da istendi.
Türkiye’nin 30 Nisan 2016’da yolsuzluk karşıtı yeni strateji ve eylem planını hayata geçirdiği belirtilen raporda Türkiye’nin hâlâ Avrupa Konseyi Yolsuzluk Karşıtı Komsiyonu Konseyi’nin önerilerini uygulamak zorunda olduğu ifade edildi.
AP Türk vatandaşları için vize serbestisi sürecinin olumlu sonuçlanmasına katkı yapmaya hazır olduğunu ancak vizelerin kaldırılması için tüm şartların yerine getirilmesi gerektiğini bildirdi.
AP Başkanı Martin Schulz ve grup başkanlarından oluşan Başkanlar Konferansı, AB Komisyonu’nun dün aldığı Türkiye ve Kosova vatandaşları için vizelerin kaldırılması ile sığınma başvurularını düzenleyen Dublin Sözleşmesine dair değişiklik içeren tavsiye kararlarını görüştü.
Toplantının ardından yapılan açıklamada, “Türkiye’yle vize serbestisi konusunda başarılı bir sonuç elde edilmesine yapıcı katkıda bulunmaya hazırız. Ancak parlamento prosedürlerinde bir kısayol olmayacak” denildi. Açıklamada, vize serbestîsi için başvuran tüm ülkelerin eşit şekilde değerlendirileceği vurgulanarak, bunun da tüm kriterlerin her bir ülke tarafından yerine getirilmesi anlamına geldiği kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB'nin vize ile ilgili talebine tepki gösterdi[2]
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin terörle mücadele yasasıyla ilgili değişiklik yapma talebine yönelik olarak, " Türkiye dört bir yanından terör örgütlerinin ve onlara destek olan güçlerin dolaylı saldırısı altındayken şu anda Avrupa Birliği vize için “Terörle mücadele yasasını değiştireceksiniz” diyor. Siz önce AP’nin yanında çadır kuran teröristlere müsaade ederken bu zihniyetinizi niye değiştirmiyorsunuz? Teröristlere çadır kurdurtacaksın, imkân sağlayacaksın, bunu demokrasi adına yaptığını söyleyeceksin. Ee, “Sana vize vereceğiz ama bu yasayı değiştir.” Kusura bakma, hadi bakalım, biz yolumuza gidiyoruz. Sen de yoluna git. Kiminle anlaşabiliyorsan, onlarla da anlaş" dedi.
Almanya'dan Erdoğan'a cevap var[3]
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, başbakanlığı bırakma kararı ve ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, çıkışına Almanya'dan yanıt geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, "Biz anlaşmaları devletlerle yaparız, şahıslarla değil" dedi.
Alman Hükümet Sözcü Yardımcısı Georg Streiter de, “Avrupa Birliği ve Almanya, gelecekte de bütün taahhütleri yerine getirmeye hazır. Aynısını Türkiye'den de bekliyoruz. Başbakanımız bugüne kadar Davutoğlu ve diğer Türk yetkililerle çok iyi çalıştı ve bu iyi ve yapıcı işbirliğinin yeni Türk başbakanı ile de devam etmesini arzuluyor” açıklamasını yaptı.
*
PYD Başkentlerde temsilcilikler açıyor[4]
PYD, daha önce Moskova ve Stockholm'de temsilcilik açmıştı. Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da ise YPG temsilciliği var. Rojava yönetimi, Berlin'in ardından Paris, Kopenhag ve Washington'da da temsilcilik açmaya hazırlanıyor.
Can Dündar'a Suikast ve Can Dündar ile Erdem Gül ceza aldı (06.5.2016)[5]
İstanbul Adliyesinde, duruşmaya Can Dündar ve Erdem Gül katıldı. Davanın müştekileri Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MİT Müsteşarlığı avukatları da hazır bulundu ve gizli duruşma yapıldı. Can Dündar ve Erdem Gül savunmalarına 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anarak başladı. Suçlamaları kabul etmedi.
Duruşma başlamadan önce mahkeme başkanı Canel Rüzgâr, duruşma arasında silahlı saldırıya uğrayan Can Dündar’a “Bu alçakça saldırıyı kınıyoruz. Heyet olarak hayretle karşıladık. Şiddetle ve lanetle kınıyoruz” dedi. Duruşma savcısı Evliya Çalışkan da Can Dündar’a “Geçmiş olsun” dedi.
Mahkeme heyeti,“Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan dosyanın ayrılarak yargılamanın devamına,“Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan beraatlerine karar verdi.
‘Siyasal ve askeri casusluk maksadıyla hareket etmek’ suçun gerçekleşmesi için zorunlu olan ‘Başka bir devletle veya terör örgütü ile anlaşma olgusu’nun hukuka uygun delillerle ispat edilemediği belirtildi.
Can Dündar’ın, “Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri temin etmek ve açıklamak” suçundan 5 yıl 10 ay; Erdem Güle "Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri temin etmek ve açıklamak” suçundan 5 yıl ceza verildi. Gül ve Dündar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını da kaldıran mahkeme heyeti, karara itiraz yolunun açık olduğunu bildirdi.
Yeniden Adli Düzenleme[6]
"İlk derece mahkemeleri ile Yargıtay ve Danıştay arasında konumlanan istinaf mahkemeleri, 20 Temmuz’da Türk yargısındaki yerini alacak. Hukuk davalarının yüzde 89’u, ceza davalarının yüzde 91’i, idari davaların yüzde 80’i bu mahkemelerde sonuçlandırılacak. Bu davaların önemli bir kısmı Yargıtay ve Danıştay’a gitmeksizin kesinleşecek. İstinaflar, hukuka uygun bulmadığı mahkeme kararlarını kaldıracak ve yargılamayı yenileyebilecek. İş yükü büyük oranda hafifleyecek olan Yargıtay ve Danıştay, birer içtihat mahkemesine dönüştürülecek.
"Bu yeni düzenleme; Yargıtay (516) ve Danıştay’da (195) halen görev yapan-711 yargı mensubunu ilgilendiriyor. Taslak ile Yargıtay ve Danıştay’ın daire ve üye sayıları azaltılacak. Halen 23’ü hukuk, 23’ü ceza 46 daireli ve 516 üyeli Yargıtay; 12 hukuk, 12 ceza daireli ve 300 üyeli olacak biçimde yeniden düzenleniyor. 17 daire ve 195 üyeli Danıştay ise 14 daireli ve 125 üyeli hale getiriliyor. Görev süresi, 12 yıl olacak. Yasaya “Yasa çıktığı an Yargıtay ve Danıştay’da bulunan tüm üyelerin görev süresi sona erer” yönünde geçici bir madde konulacak. Böylece yasa Resmi Gazete’de yayımlanır yayımlanmaz 516 Yargıtay ve 195 Danıştay üyesinin tamamının görevi sona ermiş olacak."
Başbuğ: "Kürt Devletini sadece iki ülke engelleyebilir!"[7]
İlker Başbuğ, MEB Şura Salonu'nda, Gazi Üniversitesi Tarihte Liderlik ve Liderlik Araştırmaları Topluluğunca düzenlenen "Milli siyaset ve Terörle Mücadele" konferansında açıkladı:
Türkiye'nin, Suriye meselesinde İran, Rusya ve merkezi hükümetle beraber hareket etmesi halinde Suriye'de etkili olabileceğini savunan Başbuğ, "Tabii ABD ile de çatışacak değilsiniz elbette. Bu politikanın revize edilmesi lazım. İran ile bir parça edildi ama esas politikayı esir alan Rusya ile olan ilişkileriniz. Ümit ediyorum, bekliyorum ki Türkiye-Rusya ilişkileri de yakın zamanda normal durumuna döner, dönmesi lazım. Aksi takdirde biz Suriye konusunda etkili olamayız." dedi.
"Bugüne kadar yaşananlar bunu gösteriyor, IŞİD'in terk ettiği yerlere Kürtler geliyor. Her yerde aynı şey yaşanıyor. Aynı şey Musul'da da mı yaşanacak. Olabilir, büyük ihtimalle. Böyle olursa Irak'ın kuzeyinde bağımsız Kürt devletinin kurulmasında son adım atılmış olur. Son nokta ne? Irak'ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasını engelleyebilecek bir güç var mı? Var, Türkiye ve İran.
Bu iki ülke Irak'ın kuzeyinde bağımsız Kürt devletine karşı olduğu sürece, ABD bu oluşuma yeşil ışık yakmaz. Onun için bu iki ülkenin bu konudaki pozisyonunu muhafaza etmeleri lazım. Şu hataya düşülmesin, 'Kurulsun bir Kürt devleti, biz de hami oluruz...' Tarihi bir hata olur. 1923'te TBMM'de Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediklerini unutmayın. Bu yanılgı olur, büyük hata olur."
Yabancı uyruklu IŞİD militanları, Gaziantep’ten Suriye’ye geçerken güvenlik güçleri ateş açtı: 3 ölü, 11 yaralı var.[8]
YSK'nın "seçim kaşesi" ihalesi sosyal medyada Erken Seçim olarak algılandı [9]
Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğünce, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanlığı için 450 bin tercih kaşesi satın alınacak. Yetkililer ihalenin stokları belli seviyede tutmak için rutin uygulama olduğu belirttiler.
[1] http://www.aydinlikgazete.com/politika/vizesiz-ab-ye-pkk-sarti-h87187.html;05 Mayıs 2016 A –
[2] http://www.haberdar.com/siyaset/erdogan-dan-ab-ye-vize-cevabi-kusura-bakma-biz-yolumuza-gidiyoruz-kiminle-anlasiyorsan-anlas-h28474.html, 6 Mayıs 2016
[3] http://www.abcgazetesi.com/almanyadan-erdogana-sert-cevap-15321h.htm,07.05.2016
[4] Milliyet.com.tr, 07.05.2016
[5] http://www.hurriyet.com.tr/5-yil-10-ay-hapis-40100524
[6] http://www.milliyet.com.tr/yargitay-ve-danistay-da-yeniden/siyaset/detay/2240950/default.htm
[7] http://www.internethaber.com/basbug-kurt-devletini-sadece-iki-ulke-engelleyebilir-1591071h.htm;06/05/2016
[8] DHA,06 Mayıs 2016
[9] Hürriyet Haber,06 Mayıs 2016