Köylü Mehmet ile Mertçe konuştum!

Köylü Mehmet ile Mertçe konuştum!

21 Mayıs 2016 Cumartesi 10:02

KÖYLÜ MEHMET İLE MERTÇE KONUŞTUM!

Yeri gelmişken 18 yıllık tecrübemle mertçe söyleyeyim CENDERE programdaki performansını çoğu zaman kıskandığımı MERTÇE belirtmek isterim buradan. Çünkü olaylar ve konulara hakimiyetiyle ve akıcı diksiyonuyla kendinden beklemediğim bir performans sergiliyor ümit vadediyordu…

GİRİŞ

Uzun yıllardan beri yakinen tanıdığım, Cendere Programının ilk Moderatörü ( ilk radyo  programını birlikte yaptığım) bir vefa adamı, gönül insanı sevgili Mehmet ÖZALNIKIZIL,  namı diğer Köylü Mehmet ile MERTÇE konuştum..

CENDERE’DEN NEDEN GİTTİ?

Yalnız ne oldu ise oldu benim yıllardır ayağını kaydıramadığım Cendere Moderatörü Mehmet ÖZALNIKIZIL birden Cendere’yi bıraktığını açıkladı. Hatta bunu bize (Hüseyin BAYRAK, Bülent TALAŞ) açıklamaya bile gerek görmeden yayından çekildi.

MERTÇE İTİRAF!

Çoğu kimsenin zannettiğinin aksine programdan ayağını ben kaydırmadım kendisi bıraktı. O günden bu yana kendisi ile pek görüşme şansım olmadı. Bir kaç defa aradığımda hep geçiştirici cümlelerle beni başından savdığını Mertçe belirtmek isterim.

MENDERES TÜREL İLE GÖRÜNCE

Geçenlerde Koza Tv’ yi izlerken Antalya Şehremini Menderes TÜREL ile sanki kırk yıllık dost (köylü) imiş gibi röportaj yaparken görünce birazda kıskanarak kendisini aradım.

Bana ilk söylediği lafa bakar mısınız? “ Oooo Yüksel Abi sen beni arar mıydın?”  oldu.

BEN BİR VEFA ADAMIYIM!

Çok af edersiniz ‘Lan oğlum Yüksel Mert bir vefa adamıdır. Senin gibi çulsuzun tekidir ama vefalıdır. Ben senin düğününde taa Saimbeyli-Ayvacık Köyüne kadar gelmedim mi, senin nikah şahitlerin olan Bülent ÖZÜLKÜ ve Yüksel EVSEN’i ben şahit yapmadım mı? Hatta Adana’daki düğününü ben organize etmedim mi?’ diye bir güzel haşladım.

Sonra da eğer müsaitsen bir kahve içelim dedim. Koza Televizyonunda buluştuk ve mertçe konuştuk!

 

Yüksel MERT:

-Neden Köylü Mehmet?

 

Mehmet ÖZALNIKIZIL:

-Ben ilkokulu bitirene kadar köyde büyüdüm, ‘Köylü’ kavramına yabancı olan biri değilim. Köy hayatını iliklerime kadar yaşadım. 90 lı yıllarda çalıştığım radyoda benden önce yayına giren arkadaşımın hanımı bizim o taraflı idi. Onun sürekli laf aralarında ’Köylüm’ ifadesi ve zamanla yayında benden bahsederken ‘Köylüm Mehmet’ şeklinde ifadesi bana bu ismin yapışmasına neden oldu. Bu durum dinleyiciye de olumlu yansıdı. Dinleyiciye de bu isim daha sıcak ve samimi gelince,  o günden bu yana yaklaşık on beş on altı yıldır bu isimle bilinir oldum.

 

YM:

-Bu söylem sende hiç komplekse neden olmadı mı?

KM:

-Kesinlikle, yapı itibarı ile kendisi ile barışık bir adamım. Nereden geldiğimi, ne olduğumu hiç bir zaman unutmadım ve inkar etmedim.  O yüzden çoğu insanın bana, ‘Köylüm’ diyerek hitap etmesi bana keyif veriyor.

YM:

-Radyoculuk maceranızdan bahseder misiniz?

KM:

-Yüksel Ağabey, bu mesleğe ilk olarak o dönem tematik yayın yapan radyolarından Özel Fm ile başladım. Dönemin baskıcı ruhunun oluşturduğu baskı atmasferinde radyonun kapanması (el değiştirmesi) ile Adana Fm radyosunda askere gidene kadar çalıştım. Askerlik dönüşü tekrar aynı yerde işe başladım. Yalnız bu maceram çok sürmedi. O dönemki ismi Adana Kral FM olan radyoyu, rahmetli Tuncay Kaplan’ın aldığını öğrenince onun ekibi ile birlikte Adana Kral FM de işe başladım. Bu süre içerisinde bir radyoda yapılabilecek her işi yaptım.  Yeri geldi çay servisi yaptım, yeri geldi başkanları yayında ağırladım ha keza yeri geldi sanatçıları konuk ettim. Öte yandan zaten aramızda patron-işçi ilişkisinden ziyade bir abi kardeş ilişkisi olan Tuncay Kaplan ile 2003’ün 3 Temmuzunda başlayan Adana Kral FM serüvenim 2006’nın Ocak ayına kadar devam etti.  Radyoyu satın almamızla birlikte o dönemki yol arkadaşlarımla birlikte şimdiki adı Lokum FM olan radyonun hem ortağı hem yayıncısı olarak bugünlere kadar geldik

YM:

-İyide evladım eski patronuyun seceresini nerede ise burada sayarken bu radyoda ortaklık yaptığın yol yürüdüm dediğin insanların adını neden hiç saymıyorsun?

KM: Yüksel abi bunun altında bir şey aramana gerek yok. (merhum)Tuncay Kaplan benim için her zaman yeri ayrı olan görmüş geçirmiş, hayatı bilen tecrübesi ile bana her zaman destek olan bir insandır. O yüzden onu unutmam ve ona vefasızlık etmem söz konusu dahi olamaz. Allah mekanını cennet eylesin. Lokum FM deki hem ortaklık yaptığım hem yol yürüdüğüm insanlar Yakup, Nizamettin, Özkan hala benim için değerlidir. Çünkü benim yıllarca yol yürüdüğüm acı tatlı on yıldan fazla iş hayatında birlikte olduğum insanlardır. O yüzden bu işin altında başka bir şey aramak doğru olmaz.

Yalnız bu ortaklık süreci benim için bitmesi gerekiyordu ve bitti. 

Aslında bir örnekle bu konuyu kapatmak istiyorum.

Kimi evliliklerde çok mutlu gördüğümüz insanlar bir bakıyorsunuz boşanıvermişler. Oysa dışardan çok mutlu görünüyordu bu insanlar. E neoldu da boşanıyor bunlar dersiniz. Oysa en basitinden sırf ten uyuşmazlığından dolayı boşanan insanlar var çevremizde.  O yüzden işin içinde iş varmış gibi düşünmek doğru olmaz kanaatindeyim. Yapım gereği hep insanları iyi yönleri ile anmak isterim.

YM:

-Şu an ne yapıyorsun?

KM:

- Şuan Koza Tv de yine adımla özdeşleşen ‘Köylü Mehmet’ Programımı yapıyorum. Ayrıca sağ olsun Savaş Çokduygulu abimin gazetesinde fırsat buldukça güncel yazılar yazmaya çalışıyorum.

YM:

-Peki,  bu programı ne zamandan beridir yapıyorsun, mesela programına tepkiler nasıl?

KM:

-Yüksel abi ben bu programı 2011 yılından beri dönem dönem ara versem de yapmaya çalışıyorum. Aslında Koza Tv ile birlikte başladı benim Köylü Mehmet TV Program maceram. Kendimi övmeyi kesinlikle sevmeyen bir adamım lakin sana bir şey söyleyeyim mi şuan Akdeniz Bölgesinde en çok izlenen programını yapıyorum.

YM:

-Nasıl yani? Şimdi sen bu bölgede en çok izlenen programı ben mi yapıyorum diyorsun, on sekiz yıldır ekranda olan bir Mertçe Söyleşi Programı,  keza bir Cendere Programı varken bunu söylemen biraz iddialı olmadı mı?

KM:

-Bunu ben demiyorum abi halk diyor. Bir işi yapıyorsanız sürekli kendinizi yenilemek zorundasınız. Kimi zaman insanda adına metal yorgunluğu denen bir durum olur. Bu her Program için geçerlidir. O yüzden şu sözü hiç unutmam ‘ Hayatta ya tozu dumana katarsınız, ya tozu dumanı yutarsınız.’

YM:

-Bu kadar iddialısınız yani?

KM:

-Geçenlerde Merkez Camiinin önünde dolmuş beklerken hiç tanımadığım biri ‘ Abi sen Köylü Mehmet sin ‘ değil mi diye sordu. Evet kardeşim dediğim anda bana söylediği ilk şey ‘ abi izliyorum seni’ oldu. Teşekkür ettim iki dakikalık muhabbetten sonra bineceğim dolmuş geldi tam binerken şoför bey ‘ Geç Mehmet Ağa geç, sana beleş Köylüm’ demesi beni tabiri caiz ise şaşkına uğrattı.

YM:

-E ne var bunda denk gelmiş olamaz mı?

KM:

-Dur abi daha devamı var. Mahalleye geldim. O an birazda vakit geç olmuştu. Sokak başında parkta oturan bir genç fırladı yanıma geldi. O anki gelişinden gecenin o saatinde birazda korkmadım desem yalan olur. Ne dedi biliyor musun abi? Mehmet abi o gün seni izledim. Gülekte Pirzolanın gözüne gözüne vuruyordun dedi. Hatta geçenlerde Antalya Kumluca’da çekimlerimiz bitip bir parkta mola verdiğimiz esnada bir abla yanıma yaklaşarak; Biliyor musun kardeş ben seni hep izliyorum dedi.

YM:

-Demek bu kadar izleniyor senin programın?

KM:

-Her ne iş yaparsanız  yapın eğer toplumda karşılığı yoksa o iş tutmaz. Demek ki yaptığımız işin halkta bir karşılığı var ki tutuyor ve izleniyor. Birde yaptığımız programda kimileri gibi yapmacıklık yok.  O yüzden de  ‘Bu kadar iddialı mısın’ soruna net cevap vermiş oldum herhalde.

YM:

-Yaptığın Program ‘Köylü Mehmet’ sadece Adana’ ya mı hitap ediyor?

KM:

-Koza Tv nin zaten tüm Akdeniz Bölgesini kapsayan bir yayın anlayışı var. O yüzden programımız Adana, Mersin, Antalya, Isparta, Burdur, K. Maraş, Osmaniye ye, yani Akdenizin geneline hitap ediyor. Mesela geçenlerde Antalya’da idim. Yedi sekiz gün orada kaldım. Muhteşem bir Yörük göçüne şahitlik ettik. Yörük kültürünü yaşatan insanların bu yaşantılarını A’ dan Z’ ye ekranlara getirdik. Davet olduğu müddetçe de her yere gitmeye çalışıyorum.

YM:

-Hayatın sadece Koza Tv ile sınırlı değildir herhalde?

KM:

-Sende çok iyi bilirsin ki Yüksel abi bu işi yaparsanız bir kere mesai kavramını hayatınızdan çıkarmanız gerekiyor. Günümün hemen hemen tamamı televizyonda ya da çekimlerde geçiyor. Sadece Program yapmıyorum ben burada. Zaten doğam gereği boş durmayı sevmediğim için her konuda arkadaşlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Çok uyumlu çalışkan bir ekibimiz var.

YM:

-İyi de senin bir ailen var kardeşim. Bildiğim kadarı ile birde dünyalar tatlısı kızın var eşin var. Sen ailesine düşkün hatta ailenin diğer bireylerine de çok düşkün olduğunu biliyorum. Onları ihmal ettiğini olmuyor mu bu süreçte?

KM:

-O konuda bende ailemde anlayışla bu işi götürmeye çalışıyoruz. Her kız ilk babasına aşık olurmuş derler ya kızımda bana çok düşkün. Bulduğum her fırsatı kızım Hatice Kübra ve sevgili eşim Seda ile birlikte zaman geçirmeye çalışıyorum.

YM:

-Bildiğim kadarı ile baban vefat etti. Anneciğin yaşıyor. Annen nasıl onunla da ilgilene biliyor musunuz?

KM:

- Belki içimde dinmeyen özlem rahmetli babama duyduğum özlemdir. Senin de çok iyi bildiğin gibi hastalığı sürecinde çok zor bir dönem geçirdim. Sekiz ay süren rahatsızlığı boyunca geceli gündüzlü yanında oldum. O bana çok alışmıştı bende ona çok alışmıştım. O nedenle yokluğuna alışmak bende çok uzun zaman aldı. Annemse şükür ki hala yaşıyor. Ben onu ‘çiçeğim’ diyerek severim. Ona olan sevgimden kızımın adını da Hatice Kübra koydum. Zaten dokuz kardeş olduğumuz için hepimizi birer gün dolaşsa haftada bir anca bana uğrar. Gelemediği zamanlarda mutlaka ben giderim yanına, hayır duasını almaya çalışırım. Rabbim uzun ömürler versin.

YM:

-Seni tebrik ederim evlat. Sen gerçekten hayırlı bir evlatsın. Bende her ikisini de senin düğünün esnasında tanımıştım. Çok saf temiz insanlardı. Yalnız merak ettiğim bundan sonrası için neler planlıyorsun? Tekrar sana gelecek olursak ilerde bu programını ulusal bir mecraya taşımayı düşünmüyor musun?

KM:

-Yüksel abi insanlar hayalleri ileri yaşar. Eğer ki bir insanın bir hayali bir hedefi yoksa o insandan bir şey beklemek yanlış olur. Demin söylediğim gibi ben İlkokulu köyünde bitiren bir çocuğum. O zamanlar köyde bizim kuzularımız olurdu. Her yaz okullar kapanınca bunları ben güderdim. Boynumda rahmetli babamın radyosu anamın bir bezden yaptığı kılıfla asılı dolaşırdım. Hatta ilkokul öğretmenim kulakları çınlasın madem bu işe bu kadar meraklısın çık radyolara da sesini duyalım diye şaka yapardı.

Bende hayal ettim, istedim, azmettim bu işi en iyi yapabilmenin gayreti ile bu noktalara kadar geldim. Onun için her şeyi, ilk başta hayal edeceksiniz sonra gayret edecek çaba gösterecek, sabredeceksiniz, işinizi iyi yapacaksınız  zaten gerisi gelir kanaatindeyim. 

Koza Tv zaten Akdeniz Bölgesine hakim bir yayın anlayışında olduğu için benim için burası zaten ulusal bir kanal. Şuan ki çalıştığım yerde de çok mutluyum. Gerek mesai arkadaşlarım gerekse de televizyonun sahibi Haluk Vural dört dörtlük insanlar.

 YM:

-Cevabın biraz uzun oldu ama çok iyi bir açıklama oldu. Seni yakından tanıdığım için sormak istiyorum; Sen ufku geniş bir kardeşimsin zaman zaman 5 Ocak Gazetesinde de yazıyorsun. Bak bana bir kaç örnek verdin bunların dışında kitaplara merakın nasıl? Mesela bir kitap yazmayı düşünmüyor musun?

KM:

-Aslında böyle bir niyetim var. Yalnız bir türlü notlarımı toparlayıp ta bir araya getiremediğim için şuan biraz geri planda kaldı. Zaten dinimizin ilk emri de ‘Oku’ değil mi? Şimdilik okumada kalıyorum. Belki bir gün yazma fırsatım olursa ve yazarsam aslında kendimi yazmak istiyorum abi.

YM:

-Yani kitap yazmayı düşünüyorsun öylemi?

KM:

-Kesinlikle düşünüyorum abi. Biraz toparladığımda içeriğini yine ilk seninle paylaşacağımın sözünü de verebilirim buradan.

YM:

- Yapma ya abi sende ne cevherler varmışta bizim haberimiz yokmuş.

KM:

-Önemli olan cevheri elinizde bulundurmak değil Yüksel abi, bence aslolan sahip olduğunuz cevherin değerinin farkına varabilmek onu doğru değerlendirebilmektir

YM:

-Ya kardeşim gerçekten çok keyifli bir sohbet oldu. Aslında sana soracağım daha birçok soru vardı ama yer kalmadı. Taner Talaş, Doğan Gülbasar vs. ustaları da kızdırmayalım onun için bitirmem lazım. İnşallah bir dahakine sana daha geniş yer vereceğim bir röportaj daha yapmak isterim

KM:

- Bu konuda müsterih olabilirsin abi her ikisinde de yeterli kredimiz var olduğunu biliyorum. Olmadı Bülent Talaş’ı araya sokarız. Şaka bir yana bu sohbet benim içinde çok iyi oldu.  Tadında bırakalım bence de.

YM:

- Eveet bende sana bir abin bir dostun olarak çok teşekkür ediyorum. Allah yolunu da bahtını da açık eylesin.

MERTÇE ÖZEL HABER

 yukselmertoglu@hotmail.com

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.