Özelde Çukurova, genelde Adanalılarla seçildiğinden bugüne sendenleşen, bendenleşen, bizdenleşen, sizdenleşen Çukurova Şehremini Soner ÇETİN ile kahve bahane muhabbet şahaneydi.
İŞTE ADAMLIK BU!
Çukuroava Belediye Başkanı Soner ÇETİN Bey’i Cep telefonundan direk aradığımda, daha ilk sinyal bitmeden “Buyur Yüksel Bey!” demesine hiç şaşırmadım! O esnada misafiri olduğum Adana Medya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Taner TALAŞ Bey’e işte adamlık bu dedim…
Bunca yoğun hizmet sirkülasyonu ve insanların dayanılmaz katlanılmaz beklentileri karşısında hala sükûnetini koruyabilmek ve güler yüzle insanları karşılayabilmek her babayiğidin karı değildir.
Başkanlık makamına oturdu oturalı hayırlı olsuna dahi gitmemiş, gidememiştim. Ancak kendisi Allah razı olsun Mertçe Söyleşi programına gelerek bizi onore etmişti. Bende bıraktığı izlenim ve samimiyetine istinaden, geçen Pazartesi bence önemli bir konu münasebetiyle Cep telefonundan direk aradığımda, daha ilk sinyal bitmeden “Buyur Yüksel Bey! “ dediğinde hiç şaşırmadım!

HER ZAMAN HAKKIN VE HALKIN YANINDA
Siyasi yaşamına 1992 yılında CHP’nin Seyhan ilçe örgütünde kurucu üye, ilçe ve il yöneticisi olarak başlayan Soner ÇETİN, partinin çeşitli kademelerde görevler üstlenerek bu noktaya adeta tırnaklarıyla kazıya kazıya, istikametinden hiçbir şey eksiltmeden geldi.
2009 CHP’nin Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Soner ÇETİN 2010 Yılı Mayıs ayında yapılan 33. Olağan Kurultay’da CHP Parti Meclisi üyeliğine seçildi. 2014 Yılı 30 Martta yapılan yerel seçimlerde CHP’den Çukurova Belediye Başkanı oldu.
Her zaman hakkın ve halkın yanında olduğunu söyleyen Şehremini: “Çukurova Halkıyla birlikte onlara danışarak hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Her şey Çukurova için, Çukurova Halkının güvenine layık olmak için gece gündüz çalışıyoruz!” diyen hukuk Adamı Soner Çetin: “Bize oy versin vermesin Yüksel Bey her eşiği aziz biliyoruz her yurttaşımızı önemsiyoruz…
KOLTUK O’NU DEĞİŞTİR(E)MEMİŞ!
Zat-ı Alilerini adaylık süreçlerinde de konuk almıştım. Aynı tavır, aynı içtenlik, aynı samimiyet, aynı güler yüz, Çukurova Belediye Başkanlığı makamında da bütün güzelliğiyle devam ediyordu. Hayret etmedim desem yalan söylemiş olurum. Çünkü bunca yoğun hizmet sirkülasyonu ve insanların dayanılmaz katlanılmaz beklentileri karşısında hala sükûnetini koruyabilmek ve güler yüzle insanları karşılayabilmek her adamın karı değildir.
Makamın zerre-i miktar değiştirmediği, değiştiremediği Şehremini Soner ÇETİN Beyi canı gönülden kutluyorum inşallah hep böyle kalmasını da Yüce Tanrıdan niyaz ediyorum. Çünkü bu ülkenin böyle güzel insanlara ihtiyacı var. 
MAKAM ODASI
Dedim ya daha hiç gitmedim diye! Bağışlayın cahillik işte ana yola bakan Başkanlık Makamı giriş kapısına yöneldim! Bir güvenlik, “hayırdır arkadaş oradan giriş yok! Kiminle görüşeceksiniz?” Dedim Başkan Soner Bey ile. “Randevunuz var mı?” Var. “Yandan bir değil, ikinci kapıdan gir ikinci kata çık.” dedi. Teşekkür ederek ayrıldım.
HİZMET BİNASININ FARKI
Kim ne derse desin, ben Eskişehir Belediye Başkanlık binasını ve makamını da görmüştüm adeta oradaki aynı tarz, aynı hava ve aynı atmosfer burada da var. Halka yönelik, halkın rahat edeceği bir estetik ve göze hoş gelen görüntüler…
VC’LER PIRIL PIRIL!
Sevgili okur tuvalet deyip geçmeyin! Hele hele benim gibi andropoz dönemine girmiş insanlar için en büyük nimettir VC’ler..zemin kat giriş sağ köşeye gittiğimde mertçe itiraf edeyim bizim evin vc’sinden daha derli toplu daha rahat, kağıtları yerli yerinde ve kaliteli, arka kapıları yazısız ve tertemiz bir tuvalet ile karşılaşmak, Adanalı bir yurttaş olarak beni ziyadesiyle sevindirdi.
Başkanla sohbet esnasında bu olayı hatırlatarak ayrıca teşekkür ettim. Bu arada engelli kardeşlerimizin de bu konuda unutulmadığını n altını önemle çiziyorum.
Yani uzun sözün kısası; Orası bir saray değil, gecekondu hiç değil, bilindik belediye binalarından farklı bir yer, makam odası mı? Aham- şaham şatafatlı bir makam odasının ötesinde klasik, mütevazı bir makam odasında oturuyor Soner ÇETİN Bey!
KAHVE BAHANE!
Irk renk, din dil ayırt etmeksizin herkese her kesime gülen yüzüyle yaklaşan, yaşamın her alanındaki sorunlara duyarlı davranışlarıyla adından söz ettiren, Özelde Çukurova, genelde Adanalılarla seçildiğinden bugüne sendenleşen, bendenleşen, bizdenleşen, sizdenleşen Çukurova Şehremini Soner ÇETİN ile kahve bahane muhabbet şahaneydi.
Çukurova’yı, Adana’yı ve Türkiye’yi konuştuk az ve öz olarak Mezara kadar gidecek parantez içi özel sohbetlerimizde oldu elbette. Ancak açıklık, netlik ve samimiyet ikimizin de temel felsefesiydi. İkimizde surete(şekil) değil, sirete (içsel güzellik) önem verenlerdendik. 
SONER ÇETİNİN İNSANA VERDİĞİ ÖNEM!
Her zaman söylediğim gibi İNSAN demek hiçbir değerin kendisiyle ifade edilemeyeceği bir yüceliktir. Bütün insanlar, İNSAN olmanın gerektirdiği bir sorumluluk altındadırlar. Bilgisiyle, birikimiyle, bilinciyle, yüksek performansı, duyarlı davranışları ve toparlayıcı özellikleriyle gönüllere yürüyen, Çukurova Belediye Başkanı Soner ÇETİN’ in gülen yüzüyle kapıya kadar beni uğurlarken İNSAN’ a verdiği değeri bir kez daha takdir ettim. 
BİR TAŞLA İKİ KUŞ!
İstanbul’dan tanıdığım, yaklaşık 3 ay önce Çukurova Televizyonu Genel Yayın Yönetmenliğine getirilen Adana’nın ve Türkiye’nin yüz akı simalarından Bülent BOĞA’ ya da kısaca hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak bir taşla iki kuş vurmanın mutluluğuyla Türkiye’nin en uzun köprüsünden geçerek karşıdan Çukurova’ya baktığımda, Güneş, Manhattan’ı andıran kentin görkemli binalarının üzerinden ikindine doğru seyrediyordu..
Ve benim kulaklarımda Çukurova Şehremini Soner ÇETİN Bey’in makam odasına girerken beni güler yüzle karşılayan koruması Vedat Beyin: “Yüksel bey Soner bey bizim arkadaşımız, kardeşimiz, her şeyimizdir.” Tümcesi canlanıyordu…
Düşündüm.
Bu samimiyet her zaman devem edecek miydi? Temennimiz devam etmesi bekleyip göreceğiz…