Günlük
Bir kimsenin düzenli olarak, günlük olaylarla ilgili yorumlarını, bunlardan kaynaklanan o günkü anlayışlarını, düşüncelerini, üstüne tarih atarak kaleme aldığı kısa yazılara “günlük” veya “günce” (diary, journal) denir. Ancak tarih düşülmemiş Günlükler de vardır[1].
Bu konuda en genelleyici tanımı usta günlükçü, romancı André Gide yapmaktadır: “Günlüğün anıdan tek farkı, günü gününe tutulmuş olmasıdır.” Her günlük bir portre, bir öykü, bir anı, bir tarih yazısıdır. Yayımlanmak için yazılsın yazılmasın, her günlüğün bir kurgusu vardır. Paris’teki Bir Yabancının Günlüğü yazarı Malaparte’nin dediği gibi, “Günlüklerin, tüm öyküler gibi, bir başı, bir entrikası ve bir sonu vardır.”
Günlükler,kişinin, yazarın özel serüvenini, gözlem ve izlenimlerini, duygu ve düşüncelerini yansıtır. Sade ve içten bir anlatım vardır, sıcaktır, samimidir.Bu anlatımın da bir sırası ve kurgusu vardır.
Eski dönemlerden beri savaş günlükleri (Ruzname) tutulmaktadır.Evliya Çelebi, Katip Çelebinin Seyahatnamelerinde de "günlük" bölümleri/türü vardır.
Günlüğün özellikleri:
Günlüklerde, tarih olur, yaşanan-izlenim aynen veya yorumlanarak değerlendirilir.
Günlükler kısadır.
Yazarının yaşamından izler taşır, içten ve sevecendir.
Okuyucular dikkate alınmadan yazılan günlükler, özeldir.
Günlüklerin anlatımı geliştirmede yararı vardır.
Bir deftere veya bir ajandaya da yazılabilir.
Konuşma diline yakın bir dil kullanılır.
Yazarın kişiliğini, görüşlerini ve ruhsal yapısını yansıtırlar.
Gerçekler, yaşanılanlar değiştirilmeden, çarpıtılmadan yazılır
Tarih, biyografi, anı için birer belge değeri taşırlar.
Günlük Çeşitleri
1-İçe Dönük Günlükler: Yazar adeta kendisi ile konuşur, olaylar nedeniyle düşüncelerini açıklar. Kendisini üzen, etkileyen kişi ve olaylardan, korku ve takıntılarını anlatır, bununla deşarj olur, ruh hastaları için önemli bir tedavi ögesidir. Bu çeşit günlükler bazan önemli hukuki, ailevi sorunlar doğurabilir.
2-Dışa Dönük Günlükler: Yazar, sosyal çevresini eleştirmekte, onların ilişki ve davranışlarını, düşüncelerini anlatmaktadır. Bunları onamakta veya eleştirmektedir. Bir dönemin yaşantısına ışık tutmaktadır.
Günlükler kaynak alınarak filmler yapılmaktadır.
Türk Edebiyatında Günlük:
Türk edebiyatında Suut Kemal Yetkin, Seyit Kemal Karaalioğlu ve Oktay Akbal günlüklerini kitap olarak yayımlayan sanatçıların başında yer almaktadır. Ayrıca Oğuz Atay’ın “Günlük Bütün Eserleri”; Nihat Erim in “Günlükler”; Fevzi Çakmak’ın “Mareşal ve Günlükleri”, Salah Birsel’in “Papağanname Günlük” adlı eserleri bu türdedir. Ayrıca birçok yazarın günlükleri yayınlanmıştır:
Nurullah Ataç: Günce, Uçuş Günlüğü, Gazi Günlüğü, Avusturya Günlüğü
Salah Birsel: Günlük, Kuşları Örtünmek, Nezleli Karga, Bay sessizlik, Aynalar Günlüğü
Oktay Akbal: Yeryüzü Korkusu, Geçmişin Kuşları, Anılarda Görmek
Refik Ahmet Altınay: Kafkas Yollarında
Falih Rıfkı Atay: Yolculuk Defteri
Tomris Uyar: Gündökümü, Sesler, Yüzler, Sokaklar, Günlerin Tortusu
*
Anı (Hatıra)[2]:
Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatırat) denir.
Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir. Kendisi anlandır, aynı zamanda rivayet edendir. Farklı konumdaki şahısların anıları, seyahat ve izlekleri birbirine yakın ve fakat ayrı türlerde, hatta bazan karışık şekillerde yazılmıştır ve bunların amaçları farklıdır. Seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkıbe, günlük, otobiyografi ve tarih, anı türleri arasında geçişgenlik vardır. Böylesi eserler "mozayik" şeklindedir.
Anı (Hatırat) ile günlük, en çok karıştırılan iki türdür. Günlük yaşanırken ve anı yaşandıktan sonra yazılmaktadır. Anı yazılırken süslü sanatlı bir anlatım kullanılmaz, metin açık, sade ve akıcı olmalı, duygu ve düşünceleri, içtenlikle gerçeği yansıtmalıdır.
Günlük-Anı (Hatırat) Farkı
Günlük, yaşanırken, günü gününe yazılır.
Anı, aradan zaman geçtikten sonra yazılır.
Günlükte yazar merkezdir, çevresindekileri anlatır.
Anı'da yazar başkalarını ve olayları da anlatabilir.
*
Gezi Yazısı (Seyahatname)[3]
Farklı meslek gruplarının seyahatlerinin amaçları ve sonuçları da farklı olur. Her meslek erbabının ilgi ve bilgisi de farklı olur. Bu nedenle genel bir Gezi Yazısı için bir edebiyatçının anlatımı da farklı olacaktır. Her nasıl olursa olsun, yazan, okumak ve ilgi uyandırmak, bilgilendirmek için gezmekte ve yazmaktadır.
Bir seyahat yazısı çok içerikli ve kapsamlıdır, izlenimleri aktarır, ilgi-merak uyandırır, görmüşe döndürür, yazarla birlikte gezer-yaşar. Bir seyahat yazısında, gidilen yerin tarihi, coğrafyası, iklimi, bitkisi, hayvanatı, insanları, çarşı-pazarı, zenginlik ve refahın dağılımını, okumuşluklarını, eğlence yaşamlarını, dillerini, örf ve adetleri, törenleri, fiziki yapıları, ulaşım araçlarını, yardımseverliklerini, askeri gücünü, öykü ve destanlarını, edebiyat ve sanatlarını, müzelerini, evleri, giyim ve kuşamları, yemekleri, gelişmişlik düzeyleri, din ve inançları, zenginlikleri, yönetim şekilleri kısacası hemen herşeyi anlatılır, aktarılır.
"Gezi yazısı gezilen bölge için belgesel bilgiler içerir. Bu bakımdan gezi yazısında yazar gözlemlerine yer vermeli, yanlış bilgiler aktarmamalıdır. Gezi yazısında gerçek bilgiler verilmelidir. Ancak gezi yazıları her şeye rağmen kişisel bir değerlendirme içerdiği için nesnel verilerden oluşan bilimsel bir belge niteliği taşımaz. Sadece fikir verici bir içeriğe sahiptir. Dış dünyayı yazarın gözüyle anlamaya yarar".
Türk ve dünya edebiyatında ünlü seyahatnameler vardır.
[1] http://www.xn--edebiyatgretmeni-twb.net/gunluk.htm
[2]http://www.edebiyatfatihi.net/2014/10/ani-turunun-ozellikleri-maddeler-halinde.html
Vikipedi, özgür ansiklopedi
[3] www.edebiyatogretmeni.org/gezi-yazisi-seyahatname/
edebiyatforum.com/index.php/.../gezi%20yazısının%20özellikleri.html
www.turkedebiyati.org/yazi_turleri/gezi.html