Ekmeğinin peşine asaleti ile gelmiş!

Sedat Memili (özel)

07 Haziran 2016 Salı 06:01

Şu resmi dikkatle incelemenizi rica ediyorum. Çotlu üzwrinden ağzı büyük köyüne doğru giden DSİ Kanalı kıyısında bir ev.

Mevsimlik işçilerin yaşamak için oluşturdukları bir yer.

Bir evin önündeki çiçekler, göç olgusuna karşı bir isyandır.

“Göç etmeyeceğim!... Burada kalıcı olacağım!” tarzında göçe karşı isyanın başında evlerin önüne ekilen çiçekler gelir.

Köy yolu kenarından kanalın karşısına geçmek için basit bir köprü yapılmış. Ben bu yapıyı incelerken yaşlı bir adam ( sanki ben çok gencim) yanıma gelip, çok nazik bir şekilde “hoş geldiniz” deyip evine buyur etti.

“Terlikle çıktığım için kusura bakma ağam” dedi. “Acele ile çıktım…”

Şanlıurfa’dan buraya gelmişler. Mevsimlik işçi. Gençler çeşitli tarlalarda çalıştığı için evde kensisi küçük çocuklar ve kadınlar ile kalıyor.

“Kış olunca gençler, memlekete gidiyor. Ben yine burada kalıyorum. Yerimizi korumamız lazım” diyor.

Şalvarı, gömleği, süveteri tiril tiril tertemiz…

Ekmeğinin peşine düşmek için Şanlıurfa’da, çocukluğunu, gençliğini, anılarını, çiftini, çubuğunu bırakmış ama asaletini almış gelmiş…

asalet.gifasalet4.gifasalet5.gifasalet6.gif

YÜREĞİR OVASI YANA… YANA…

Yüreğir Ovası’nda zirai yıkım yaşanıyor.

Bugünlerde Yüreğir Ovası’nı dolaşanlar, tarlaya bırakılmış ürünleri görebilirler.

Özellikle Çotlu, Ağzıbüyük, Şıhmutat Köyleri’nin geniş ve verimli arazileri, terk edilmiş patates ve soğan ürünleri ile dolu.

Köylüler: “Bu ürünlerin satış fiyatı toplama masraflarımızı bile karşılayamıyor. Çiftçi olarak zor günler yaşadık ama hiçbir zaman bu kadar zorlukla karşılaşmadık. Büyük arazi sahipler, geçimlerini bir şekilde sürdürebiliyorlar ama geçimimiz bu toprağa bağlı. Şimdi biz, hem kışı nasıl gerireceğimizi düşünüyor, hem de gelecek yıl ne ekeceğimizi bilemiyoruz. Şaşkınlık içindeyiz” demekteler.

Tarlalara bırakılmış, kavun, karpuz, soğan ve patates çevrede çdırlarda yaşayan göçerlerin ve Suriyeli mültecilerin geçim kaynağı olmuş.

Kimileri at arabası kimileri motosiklet ya da yaya olarak bu arazilere gelip, soğan ve patates toplamaktadırlar.

Bizi görünce arazi sahibi zannedip tedirgin oldular ve hemen savunmaya geçtiler: “Patates soğanlar tarlada çürüyor diye topluyorduk “ dediler.

Çekind,kleri için fotoğraflarının alınmasını istemediler.

Bir pikap ise birkaç kişi ile yanaşıp  Aracını doldurdu. Bellik pazara götürüp satacak…

Görülen şu Yüreğir Ovası’nda köylünün emeği boşa gitmiştir.

soğam-patates.gifsoğan-patates2.gifsoğan-patates3.gifsoğan-patates4.gif

BİR DİLİM EKMEK: YAŞAMIN ANLAMI

Sevilen ve kudsiyetine inanılan bir Hint filozofu ve Budist bir din adamıydı.

Nirvana’ya ulaşmak için hint inciri ağacının altında oruç tutmaya başladı.   

Günler geçince açlığın etkileri iyice kendini belli eder; O esnada onun bu durumuna gören ama yeterince anlayamayan insanlar yaklaşıp sorarlar:

“Ey bilge hayatın anlamı nedir?”

“Bir dilim ekmek ve bir tas sudur” diye yanıtlamış.

*

Nazım Hikmet cezaevineyken yazdıkları edebiyatın baş tacı olmuştur.  Cezaevinde kaldığı günlerde bir Pazar günü açık havaya çıkardıklarınsa yazdıkları zihnime kazınmıştır.

“bugün pazar. / bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar./ ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak / bu kadar mavi / bu kadar geniş olduğuna şaşarak / kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum, / dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara, / bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...”

*

Şimdi, ne başkanlığınızın ne iktidarınızın değeri vardır bu insanın gözünde…

Ne hayalleriniz, ne yıkımlarınız…

Ne duble yollarınız, ne ucuza sattığınız uçak biletleri…

Hatta orucun ne önemi var; bulduğu zaman doyuyorsa…

Ve bizim… Evet bizim ne kıymetimiz var,,,

Bu insanların yaşadığı yerde gözlerimizi kapatarak yürüyorsak…bir-dilim-ekmek2.gifbir-dilim-ekmek3.gif

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.