Şu Sirât veya Sırat Köprüsü meselesi…
Bu günlerde üzerinde pek durulmuyor.
Her ne kadar Kuran-ı Kerim’de Sırat Köprüsü’nden söz edilmemiş ise de hadislerde olduğu iddia edilmektedir. Tamam biz var sayalım…
Esasında Sırat Köprüsü’nün Cehennem üzerinde bir köprü olduğuna inananlardanım.
Ben gördüm… Ve üzerinden çok geçtim… Hatta hala geçmekteyim…
Adına Sırat denilen köprünün öte dünyada olduğunu zannedenler yanılıyor; Sırat Köprüsü bu dünyada…
Simgesel olarak düşündüğünüzde hayatta attığınız her adım Sırat Köprüsü’nden geçmektir.
Yaşadığınız yer, evlilik kararı, mesleğiniz, kiminle iş yapacağınız, nerede yaşayacağınız, kimlerle arkadaşlık kuracağınız, hangi cemaate mensup olacağınız, hangi ideolojiyi benimseyeceğiniz ve daha onlarca seçiminiz “Sırat Köprüsü” sayılır…
Doğru zamanda doğru kararlarla, Sırat Köprüsü’nden geçer daha bu yaşamda Cennet’e kavuşursunuz…
Biraz daha ucuz diye seçtiğiniz ve geziye gittiğiniz otobüs, teknik açıdan hatalı veya sürücüsünün dengesiz olması nedeniyle kaza yapıyor ve ailenizin yarısı rahmetli oluyor. İşte bu Sırat Köprüsü’nden geçerken, Cehenneme düşmeniz demektir.
Çürük evleri tercih etmeniz, çok kazanacağım diye olur olmaz kimselerle iş birliğine girmeniz, haram olması bir yana suç teşkil edecek ilişkilerde olmanız gibi olayların tamamı “Sırat Köprüsü”dür…
Bu örnekleri çoğaltmak istemiyorum.
Bireysel olarak şöyle diyebilirim; Sırat Köprüsü, sizin zaaf ve aç gözlülükleriniz ile cehaletinizden oluşmuş bir köprüdür.
Ya da yanlış siyasal tercih yaparsanız, köprüden aşağı yani cehennem hayatı…
Yani mutsuzluk, yani işsizlik, iflas, geleceğinizi kaybetmek, tepenize bomba düşmesi…
İnsan yaşadığı müddetçe bu köprüden geçmek zorunda kalır, sizi, akıl, mantık, ahlak, bilim kurtarır…
Cahil cühela değil…
*
Bir de Sırat Köprüsü’nün egemen güçler veya devlet tarafından kurulmuş olanlar vardır.
Sizin güvenli olarak yaşadığınız yer bir anda Sırat Köprüsü’ne dönüşür.
Mesela bir zamanlar Padişahçılara karşı ittihatçılar…
Enverciler… Kemalistler… Mandacılar bağımsızlıkçılar…
Sonra, Komünistler; ardından İrticacılar, Ergenekon’cular…
Yarın, Sırat Köprüsü’nün nerede kurulacağını bilmiyoruz.
Bu sadece İslam Coğrafyalarında değil, dünyanın her tarafında geçerlidir.
Mesela 1930’lu yıllarda Adolf Hitler kısaca S.A’lar diye bilinen Kara Gömlekli polis teşkilatını kurdu. Her şey gayet güzeldi. Ta ki 30 Haziran 19386’da Hitler cumhurbaşkanı olmak için onları bir gecede kurban edinceye kadar.
Daha düne kadar otoriteleri ile titreten S.A’lar bir anda kendilerini Sırat Köprüsü’nde gördüler…
Paralelciler gibi…
*
Bu arada söylemekte yarar var, Ey Kâbesi dolar olanlar, şunu bilmenizde yarar var; Sırat Köprüsü, İslam’a ait bir inanç değildir…
Kaynağı Zerdüştlüğe dayanır… Yani Zerdüşt inancıdır.
Ben söylemiş olayım da siz yine milleti kandırıp maaş almaya devam edin…