İhsan Eliaçak’ı ilk olarak 2011 yılının 1 Mayıs’ında duydum. 1 Mayıs kutlamalarına katılacaklarını açıklamışlardı. Açıklamayı İhsan Eliaçık yapmıştı.
Sonra Gezi’deki tavırları ile gönüllere iyice girdi. Sınırsız sınıfsız bir dünya istemesi ve tüm düşüncelerini Kur’an’a bağlaması dikkatimi çekti. Adana’da kitap fuarlarına gelişlerinde ve başka etkinliklere katılmasında hep takip etmeye çalıştım.
İlginç biri.
Dolu bir insan, iyi bir entellektüel.
En önemlisi de insan...
Önceki gün Adana’ya geldi. Çukurovatürk Televizyonu’nda kendisini Metin Kurgun, Armağan Kabaklı ve Aliye Gültekin ile konuk ettik, sohbet ettik, sorular sorduk.
Her olaya insan odaklı yaklaşıyor ve referans olarak Kur’an’ı alıyor. Kur’an-ı Kerim’in insan odaklı mesajlar içerdiğini anlatıyor.
Ramazan ayında resmi ve özel televizyon kanallarında din simsarlığı yapanları gördükçe İhsan Eliaçık gibi ilahiyatçıların değeri daha bir anlaşılıyor. O sadece Allah’ın mesajlarını paylaşıyor. Bundan maddi kazanç sağlamadığı gibi bunu düşünmüyor bile...
Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız televizyon programından sonra akşam da Seyhan Belediyesi Barış Meydanı’nda Yeryüzü Sofrası’na katıldık hep birlikte. Oturduk yerde iftar açtık. Yani onlar açtı ben eşlik ettim.
Herkes yerde oturdu. Bağdaş kurup insanların yanlarında getirdikleri yiyecekleri paylaşmalarıyla büyük bir sofra oluşturuldu. Paylaşıldı yiyecekler, paylaşıldıkça bereketlendi. Çok güzel bir ortam vardı. Sınıfsal farklılık, statü, hiyerarşi, dinsel, cinsel, ırksal farklılıkların dikkate alınmadığı Halil İbrahim Sofrası’nda lokmalarımızı paylaştık.
Yeryüzü Sofrası geleneğini ilk olarak İhsan Eliaçık başlattı. Değişik zamanlarda Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Ramazan ayında bu sofralara katıldı. Katılmaya da devam ediyor.
Lüks otellerdeki lüks iftarlara tepki olarak ortaya çıkan bu etkinlik ülkemizde de dalga dalga yayılıyor. Çok güzel ve insani bi anlayış. Orada olmaktan büyük mutluluk duydum.
Yaradılana saygı duyan İhsan Eliaçık hem programda hem de Yeryüzü Sofrası’nda yaptığı konuşmalar ile ufkumuzu açtı, içimizi ferahlattı, bizi aydınlattı. Kendisini insanlığa adayan İhsan Hoca gibilerin çoğalması ya da O’nun anlayışının yaygınlaşması İslam’ın kendini bulması demektir.
İslam’ı İhsan Hoca gibi anladığımızda bu dinin günümüzde olduğu gibi terörle şiddetle anılması mümkün değildir.
Teşekkürler İhsan Eliaçık...
Yolun açık olsun...