Fotoğraf yazmaya karar vermek nasıl bir duygudur bilir misiniz? Hele ki geçtiğimiz haftalarda değindiğim ve günümüzde altı milyar fotoğrafçı olduğu düşünülürse yazmak ? Çizmek ve çekmekten anlamlı mı oluyor acaba. Hep merak ederim, hiç deklanşöre basmamış insan var mıdır acaba? yine başladık sorulara. Ama güçlü sorular değil mi dostlar.
-012.gif)
Geçtiğimiz günlerde bir öğrencim yanında bir arkadaşı ile geldi. Arkadaşıyla, ortak arkadaşı olan bir arkadaşları için yeni tanıştığımız arkadaş, sanatçı kelimesini kullandı. Nasıl bir algı yaratılmışsa artık eline fotoğraf makinesi alıp, iki fotoğraf çekip bir de bir-iki ödül aldı mı bu arkadaşlar sanatçı oluyor. Peki sorarım sanatçı arkadaşlara FOTOĞRAF NEDİR? Bir anda sessizlik oluyor odada, soğuk bir hava sıcağa rağmen kaskatı kestiriyor dostları. Sessizliğin gücü diye bir tabir tam yeri için kullanılmış. Bu gücü kullanıp, FOTOĞRAF SANAT MI'DIRI'da yerleştiriyorum arkasına. Sessizlik bozuluyor birden. Evet Sanattır. Üçüncü soru sırada. Peki kimler icra eder bu sanatı? Yine sessizlik oluyor.
-029.gif)
Bu algıyı uyandıran kimdir, bu cesaret nerden geliyor bilemiyorum. Fotoğraf, kendisini icra eden kişinin özünde bakış açısı ve kabiliyetine bağlı olarak sanatsal birikimini, fotografik yapılarla birleştirmesi ve özünde sanat değil ZANAAT olması. DOĞRU... Bir başka yaklaşıma göre ise; Evrende var olan objelerin anlık hallerini ele alır ve bunları ışık ve renklerle değerlendirip bunları teknik öğeleri ile durağan kayıt ettiği için, resim sanatının soyut olmayan kısmına dahil tekniği farklı olmak üzere resim sanatının bir yan dalıdır. Soyut olmayan resim sanatından hemen hemen hiçbir farkı yoktur. Fotoğraf Sanatçısının tuvali duyarlı yüzey, fırçası ise lensle veya diğer fotoğraf teknik elemanlarıyla kontrol edilen ışıktır. Fotoğraf Sanatı, resim sanatının içerisindedir. İzleyiciyi sadece sonuç ilgilendirir kısmını düşünürsek teknik anlamın yanı sıra, birikimli bir şekilde üretilmiş fotoğrafta sanattır. Bu da DOĞRU...
-030.gif)
Peki Sanat için estetik bir coşku taşıması gerektiği olgusu ne olacak. Elimize makineyi alıp çektiğimiz her fotoğraf sanat eserimi olacak. Yada yukarıda öğrencimin, arkadaşının bahsettiği arkadaşı olan kişiler nasıl sanatçı oldu. Oysaki hiç ismini duymadım ben. Yada birisine söylesem, oda duymuş mudur acaba. Bunları biz mi yapıyoruz acaba. Bizim hatamız nerede acaba. Verdiğimiz temel eğitim kurslarında evet sen oldun deyip boşluğa mı bırakıyoruz acaba? Tüm Popstarların düştüğü ancak içerisinden sadece birkaçının kaldığı gerçek popstarlığın temelini yanlış mı attırıyoruz.
-015.gif)
Bir kere sanatçı ben oldum demeyle olunuyor mu?. Bu sorunun cevabını sanatçı arkadaşlar dürüstlükle verebilmeli. Ondan sonra aynada kendilerini bir değerlendirmeli. Bir kere temel şart hümanizm olmalıdır, savunmalıdır. Güzel insan, güzel ahlak ve dürüstlük beraberinde taşıması gereken en önemli değerlerdir. Peki kalıcı olması, orjinal, çarpıcı, çağdaş, evrensel, kişisel devamlılığı ve sanatçının evrimleri, farklı kategorileri, yayınlanma gereklilik nedenleri, soyutlamaları, değiştirilebilir olmaları NEREDE? Sayın sanatçı soruyorum sana da bu soruları. Kendinin yorumlayıp, anlatamadığı eserlerinizi, izleyiciler nasıl yorumlasın.
Aslında tam da bu noktada at binenin, kılıç kuşanın hikayesi devreye giriyor ve özeleştiriler arka arkaya geliyor. Hiçbir kişisel ve sanatsal başarısı olmayan, sadece makamdan güç alarak bir sıfat yüklenmiş insanların maalesef sanatı yönlendirmeye, insanları biatla bir kalıba sokmaya çalışması, bunların kendilerinin eğitim almadan, eğitimci olmaları ile normaldir arkadaşımın SANATÇI olması.Ve sanatçı gerçek olarak herkesi, herkesimi özümseyip, önemseyen, sanatı kendi kişisel değerleri ile eriterek, güzel şeylere dönüştürebilen, insan olmak bilincini taşıyıp, kendini aşan kişidir. Peki bunlar nerede? Olmaz, olamaz, çünkü huylu huyundan vazgeçemez. İçindeki egolar dürtüler onu zaten alıp başka bir yere koymuştur. Ya da yakındır...
-016.gif)
Peki şimdi biz kimlere sanatçı diye hitap edeceğiz. Bu yakıştırmaya toplumun şu anki değerleri ile verilenler harici ekleyeceğimiz kimler olabilir. Nasıl ayırt edeceğiz Zanaat ile Sanatı. Yukarıda yazdığımız değerler harici insanın yaşam biçimi ve çevresi bunun en büyük belirtilerindendir. Bugüne kadar yüklediğiniz sıfatlar birer birer gidiyor gibi. Tarkan bir sanatçıdır, Sezen Aksu'da, Ajda Pekkan'da hatta süperstardır bu isimler ve beraber anılanlar. Lakin Bayhan ortada yok. Olmayacakta. Kıvılcımdı yandı ve söndü. Yani Andy WARHOL'un dediği gibi 15 dakikalığına ünlü oldu. Hakkını kullandı. Tırnakları ile el almadan, tek başına yürüyüp zirveye konmak, böyle bir şey olsa gerek.
-016.gif)
-014.gif)
Sevgili dostlar yazımın başında da belirttiğim gibi günümüzde altı milyar fotoğrafçı var ve bunların hepsi ayrı bir tarz çalışıyor. Soruyorum kaçı bilinçli üretiyor. Veya gerçekten sanatçı veya zanaatçı dediklerimizin de kaçının ürettiği sanat. Biz tüm bunlara bakacak olursak, eksen kaymaları ve değerlerini tüketenler hariç, saygınlık kazanmak yerine, saygınlık kaybedenlerin sanat ve sanatçı tartışmalarını körüklediğini düşünüyoruz. Sanat toplum için veya sanat sanat için...
Bu haftalıkta benden bu kadar. Haftaya yeni bir Arka Plan öyküsünde görüşmek üzere. Sevgi, saygı, hakkaniyet ve muhabbetle. Üretim devam ediyor.