Pudingli Un Kurabiyesi
Malzemeler:
1 paket kakaolu toz puding
1/2 su bardağı sıvı yağ
50 gram margarin
3 yemek kaşığı pudra şekeri
3. 5 su bardağı un
1/2 çay bardağı süt
Yapılışı:
Pudra şekerini ve pudingi yağımızla iyice eritiyoruz ( Pudingin içinde toz şeker olduğundan iyice eritmeliyiz ) Unumuzu ekleyip iyice yoğuruyoruz. İyice yoğurduktan sonra güzel şekil verebilmemiz için sütümüzü ekleyip yoğurma işlemimize devam ediyoruz. İstediğimiz şekli verip önceden ısıtılmış 200° fırında 10 dakika pişiriyoruz.
Afiyet olsun
Meyan Kökü Nasıl Hazırlanır? Yan Etkileri Nelerdir?
Meyan kökünü bütün olarak veya küçük parçalar halinde aktarlarda bulabilirsiniz. Eğer kök olarak satın aldıysanız çayını hazırlayabilmek için rende veya bıçakla küçük parçalara ayırmanız gerekir. Genellikle verilen ölçü 1 büyük fincan çay için 1 çay kaşığı dolusu meyan köküdür ancak çayın daha kuvvetli olmasını isterseniz veya sadece 1 bardak içmeyi düşünüyorsanız 1,5 – 2 kaşık meyan kökü kullanabilirsiniz. 1 bardaklık suyu kaynattıktan sonra ocağı kapatın ve demliğe 1 çay kaşığı meyan kökü atıp 5-10 dakika demleyin. Çayınıza farklı bir tat vermek için tarçın veya nane, acı geldiyse 1 çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz.
Kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, böbrek ve karaciğer hastalıkları, potasyum eksikliği, rahim, meme, prostat gibi hormonları ilgilendiren kanser gibi hastalıkları olanların meyan kökü ürünleri kullanmaları önerilmemektedir. Emzirme ve hamilelikte meyan kökü çayı, özü, suyu ve tableti kullanılması tavsiye edilmez ve beklenmeyen bir etki gördüğünüzde mutlaka doktorunuza danışın.
Yan Etkileri Nelerdir?
Meyan kökü diğer tüm şifalı bitkiler gibi kontrollü tüketilmelidir çünkü bazı yan etkilere yol açabilir. Uzmanlar bu tip bitki çaylarının bir doktora danışmadan 1 haftadan uzun sürelerde tüketilmesini önermiyor. Meyan kökünün içinde bulunan bileşenlerden olan “glycyrrhizin”nin aşırı tüketimi baş ağrısı, uykusuzluk, yüksek tansiyon hatta kalp krizine varan ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Aynı madde vücudun fazla su tutmasına ve çeşitli bölgelerde şişliklere neden olabilir.
İSİLİK NEDİR, NASIL GEÇER?
İsilik her ne kadar genellikle bebeklerde ve çocuklarda sık rastlanılan cilt rahatsızlıkları arasında yer alsa da zaman zaman yetişkinlerde de görülebiliyor.Ciltte küçük kırmızı kabarıklıklar olarak ortaya çıkan isiliğin en temel sebebi, tenimizde yer alan ter bezlerinin çıkışlarının tıkanmasıdır. Vücudun salgılamak istediği teri dışarı atamaması halinde bu ter deri altında hapsolmaktadır ve bu bölgelerde isilik olarak kendisini göstermektedir Pek çok anne baba, çocuklarının cildinde isilikler çıktığını gördüklerinde telaşa kapılırlar ancak aslında bu kadar telaş edecek bir şey yok. Zira isilik bazen çocuğun fiziksel gelişiminin bir parçası olabiliyor ve gerekli önlemler alındığında korkulacak herhangi bir şey de kalmıyor.
İsiliğe karşı uygulanabilecek bazı yöntemler de tabii ki var. Bunlar arasında en önemlisi olabildiğince serin bir ortamda durmak ve alışık olunmayan sıcak yerlerden uzak kalmak. Klimalar bu konuda size yardımcı olacaktır ancak klimasız yerlerde soğuk suyla güzel bir duş alarak veya çocuğunuzu sıcak olmayan bir suda yıkamak da isiliğe karşı etkilidir.
Yapılan pek çok araştırma, deniz suyunun isiliğe karşı etkili bir çözüm olduğunu da göstermektedir. Eğer imkanınız varsa bebeğinizi veya çocuğunuzu güzel bir deniz suyuna sokarak ve biraz suda vakit geçirmesini sağlayarak isiliğin üstesinden gelebilirsiniz. Sıcak yaz günlerinde bunun bebeğinizin de hoşuna gideceğini tabii ki aklınızdan da çıkarmayın.
Evlilik Yorgunluğu
Son yıllarda çokça gündeme gelen ve hatta boşanma nedeni olarak gösterilen sebepler a-arasında yer alıyor. Evli olan çiftlerin evliliği yürütecek sabrının kalmadığı anlamına geliyor.
Evlilikte yaşanan bu yorgunluğun genellikle büyük şehirlerde karşımıza çıkması, çiftlerin birbirlerine vakit ayırmakta zorlanmalarından kaynaklanmaktadır. İnsanların yoğun mesai saatlerine katlanmak zorunda olmaları ve eve iş getirmeleri gibi pek çok etken, birbirleriyle kaliteli vakit geçirmek yerine başka şeylerle ilgilenmelerini gerektirmektedir. Birbiriyle iletişim kurmakta zorlanan çiftlerin bir süre sonra evliliği bir yük gibi görmeye başlar.
Her evli çiftin yaşama ihtimali olan evlilik yorgunluğuna karşı alınabilecek bazı önlemler de var. Çiftler arasında eğitim düzeyleri birbirine yakın olanların evlilik yorgunluğuna daha dayanıklı oldukları bir gerçek. Bu çiftlerin dünya görüşleri ve gelecek planlarının birbirlerine yakın olmaları sayesinde evliliğin daha uyumlu bir şekilde devam etmesi bu yorgunluğunu egale edebilmektedir.
Çiftler arasındaki kaliteli iletişimin evlilik yorgunluğunu önlemedeki önemi kesinlikle unutulmamalıdır. Eşinizle uzun yıllar geçirmek istiyorsanız ve bu iletişimde sorunlar yaşamak istemiyorsanız sık sık başbaşa kalarak birbirinize vakit ayırmanız gereklidir. Aksi taktirde gün geçtikçe her iki taraf da birbirine yabancılaşacaktır ve bu yabancılaşma bir süre sonra evlilikte yorgunluk olarak kendini gösterip sonu boşanmaya kadar gidecektir.
Funda
EV AKIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Ev seçmek hem tek başına eve çıkmak isteyenlerin hem de evlenecek olanların kafalarını karıştıran en önemli konular arasında yer alıyor. Genellikle maddi güç gerektirmesi sebebiyle tam olarak istediğimiz seçeneklere erişemediğimiz de bir gerçek.
Kiralamak mı , Satın almak mı?
Son zamanlarda biraz şaşalı sitelerdeki evler popüler hale geldiler ancak pek çok kişinin bu evleri satın almaya gücü olmadığı için buralara kiraya çıkmak genelde tercih edilen bir yöntem. Bilhassa maaşlı çalışan olanların pahalı sitelerde kiraya çıkmak yerine daha mütevazi evleri satın almaları en mantıklı çözüm olarak görülüyor
Nerede Olmalı?
Bahçeli, havuzlu, denize yakın bir ev istiyor olabilirsiniz ancak bu evler muhtemelen şehir merkezinden çok uzaktaki bölgelerde olacaklardır . Çalışanlar için her gün trafikte kaybedilen zaman toplu taşıma yahut otomobil masraflarıyla birlikte büyük külfet olduğu için bu tür evler tercih edilmiyor.Eğer şehir merkezinde bir işiniz varsa, şehirden çok uzaklaşmamaya ve evin büyüsüne kapılmadan önce ulaşım imkanlarını değerlendirmeye de dikkat edilmelidir.
Kullanışlı evler
Çocuklu bir aile ile tek başına eve çıkacak bir kişinin ihtiyaçları aynı değil. Her ne kadar ülkemizde ne kadar büyük o kadar iyi şeklinde bir anlayış mevcut olsa da, oda sayısı daha az olan ve kullanılabilir alanı da daha küçük olan evlerin genellikle daha ekonomik oldukları yahut şehir merkezlerine daha yakın oldukları da bir gerçek.
Sosyal alanlar
Evinizin çevresinde süpermarketler var mı? Spor tesisleri var mı? Kafe, restoran gibi sosyal tesisler, ayrıca çocuğunuz varsa okullar mevcut mu? Bu soruların cevapları bir evin tutulmasından veya alınmasından önce kesinlikle dikkate alınması gerekenler arasında.