Biz öldüreceğiz ve biz affedeceğiz!

Sedat Memili - Siyon Protokolleri 8. Bölüm

12 Temmuz 2016 Salı 08:00

BAZI DEVLETLER HUKUKEN VAR; FİİLEN YOK

Siyon Protokolleri 8. Bölüm

PROTOKOL 9

HÜRRİYET, EŞİTLİK VE KARDEŞLİK BİRER BASAMAKTIR

Prensiplerimizin tatbikinde içinde yaşadığınız ve faaliyet gösterdiğiniz memleketin halkının karakterine dikkat edin. Bu prensiplerin umumî bir şekilde ve aynen tatbiki halkın bizim modelimizde yeniden eğitilmiş olacağı zamana kadar başarılı olamaz. Fakat göreceksiniz ki bunların tatbikine tedbirli bir tarzda yaklaşarak on sene geçmeden en sebatkâr karakter değişecek ve halen bize İtaat ettirmiş olduklarımızın saflarına yeni bir halk toplumu daha eklenecektir.

Aslında bizim masonik parolamızın ifadeleri olan liberal kelimeler yani «Hürriyet, Eşitlik, Kardeşlik», biz krallığımızı kurduğumuz zaman bizim tarafımızdan artık bir parola teşkil etmeyen ve sadece bir idealizm ifade eden sözler haline yani «hürriyet hakkı, eşitlik vazifesi, kardeşlik ideali» şekline çevrilecektir. Böylece o şekle sokulacaktır ki boğayı boynuzlarından yakalamış olacağız.

YAHUDİ DÜŞMANLIĞI EN FAZLA YAHUDİLERE GEREKLİDİR

Biz şimdiden kendimizinkinden başka her çeşit idareyi, her ne kadar onlardan çoğu hukuken mevcut bulunuyorlarsa da, fiilen yok etmiş bulunuyoruz. Şimdiki zamanda eğer herhangi bir devlet bize karşı bir itirazda bulunursa, bu durum bizim önceden verdiğimiz yetki ve bizim emrimiz iledir. Çünkü onların Yahudi düşmanlığı küçük yaştaki kardeşlerimizi terbiye etmemiz hususunda bize gereklidir. Faaliyetlerimizin sahasını sınırlayacak engeller mevcut değildir. Bizim üstün hükümetimiz kabul edilen terminolojide kuvvetli ve tesirli —diktatörlük— kelimesi ile vasıflandırılan kanun dışı şartları içinde bulundurur. Size bir vicdan rahatlığı içinde anlatmak durumundayım ki lider atına binmiş olarak ve bütün askerlerimizin başı olarak, biz kanun yapıcılar, hukukî ve cezaî kararlar infaz edeceğiz, biz öldüreceğiz ve biz affedeceğiz. Biz irade kuvveti ile idare edeceğiz, Çünkü ellerimizde bir zamanlar kuvvetli olan şimdi ise tarafımızdan mağlup edilmiş bulunan bir partinin küçük parçaları var. Elimizdeki silahlar hudutsuz ihtiras, yanan hırs, merhametsiz hınç, kin ve garazdır.

SULH İSTİYORLAR; VERMEYECEĞİZ

Her şeyi yutan terör usulleri bizimdir. Hizmetimizde her fikir ve her nazariye mensubu şahıslar, monarşiyi geri getirmek isteyenler, demagoglar, sosyalistler, komünistler ve her çeşitten ütopik halciler vardır. Biz onların hepsini vazifeye koştuk. Onların her biri kendi hesabına otoritenin son kalıntılarının dayanaklarını yok ediyor ve düzenin bütün kurulu şekillerini devirmeye çabalıyorlar. Bu faaliyetler sebebi ile bütün devletler işkence içindedir. Onlar sükûn istiyorlar, Onlar sulh için her şeyi feda etmeğe hazırdırlar. Fakat biz onlara sulh vermeyeceğiz; ta ki onlar bizi enternasyonal üstün hükümetimizi açıkça ve itaatkâr bir şekilde tanıyıncaya kadar.

(…)Ayrı partiler içerisinde bölünme onları bizim ellerimize verdi. Çünkü İddialı bir mücadeleyi devam ettirmek için paraya sahip olmalıdır ve bütün para bizim ellerimizdedir.

basin,-kimin-silahidir-(httpsalierdemkoz.wordpress.com.gif

HALKIN KÖR KUVVETİNİ “BİRADERLERİMİZLE” KONTROL ETMELİYİZ

Tahtlarında oturan Yahudi olmayan kralların berrak görüşlü kuvveti ile avam kitlelerinin kör kuvveti arasındaki birlikten korkmamız için sebep olabilirdi. Fakat böyle bir ihtimale karşı lüzumlu bütün tedbirleri almış bulunuyoruz. Biz bu iki kuvvetin arasına karşılıklı terör şeklinde bir siper inşa ettik. Bu suretle halkın kör kuvveti bizim desteğiniz olarak duruyor. Biz, ancak biz, onlara bir lider tedarik edeceğiz ve tabiî onları bizim hedefimize giden yola yönelteceğiz.

Kör halk kitlelerinin elinin bizim kılavuzluk eden elimizden ayrılıp kendi basma serbest kalmaması için, bilfiil şahsen olmasa dahi ideolojik sahadaki biraderlerimizin en güvenilir olanlarından bazıları vasıtası ile her vesileyle onlarla yakın bir beraberlik içinde olmalıyız.

KÖY OKULLARINDA NE ÖĞRETİYORUZ: KİM BİLECEK?

Biz yegâne otorite olarak tanındığımız zaman umumî yerlerdeki halk ile şahsen konuşacağız ve onlara siyasî meseleler üzerinde, fakat o meseleleri bize uygun istikamete çevirmek suretiyle ders vereceğiz.

Köy okullarında ne öğretildiğini kim tahkik edecek? Fakat bir hükümet elçisi veya bizzat tahtındaki kral bir şey söyleyecek olsa derhal bütün devletin bundan haberdar olmaması imkânsızdır. Çünkü bu, halkın ağzı ile dışarıya yayılır.

Yahudi olmayanların müesseselerini vaktinden evvel yıkmamak için ona hünerle ve hassasiyetle dokunduk ve onların mekanizmasını hareket ettiren zembereklerin uçlarım ele geçirdik. Bu zemberekler düzeninin sıkı fakat tam hassas yerinde bulunurlar. Biz onların yerine, liberalizmin karışıklığa verdiği ruhsatı yerleştirdik. Biz kanunların icrasına, seçim işlerinin yürütülmesine, basına, şahsın hürriyetine ve bilhassa hür olarak mevcut oluşun köşe taşları olan terbiye ve eğitime ellerimizi sokmuş bulunuyoruz. (Eğitim Sistemimizin başı, ABD Büyükelçisidir. Bu konudan neden kimsenin rahatsız  olmadığını merak ediyorum.)şiddetin-zaferi-aldaticidir.gif

GENÇLİĞİ ALDATTIK VE BOZDUK

Yanlış oldukları bizce bilinen, bununla beraber tarafımızdan telkin edilen prensip ve teoriler içinde yetiştirmek suretiyle Yahudi olmayanların gençliğini aldattık, şaşırttık ve bozduk.

(…)Yahudi olmayanlar eğer zamanı gelmeden neler cereyan ettiğini tahmin ederlerse onların bize karşı silahla ayaklanacaklarını söyleyebilirsiniz, Fakat biz Batı'dan buna karşı öyle korkutucu bir terör manevrası hazırladık ki en cesur kalpler bile ürker. Metrolar, yeraltı geçitleri o zamandan evvel oralardan bu başşehirler bütün teşkilatları ve arşivleri ile birlikte havaya uçurulacaklardır.

SİYASETİN ÖZÜ DIŞ GÖRÜNÜŞTÜR

PROTOKOL 10

Bu gün evvelce söylediğim bir sözü tekrarlamakla konuşmaya başlayacağım ve hükümet ile halkların, siyasette dış görünüş ile yetindiklerini aklınızda tutmanızı rica edeceğim. Gerçekten temsilcileri, enerjilerinin çoğunu zevkleri için harcarken Yahudi olmayanlar, hadiselerin altında yatan manayı nasıl fark edebilir? Bunun ayrıntılarına dikkat etmek hareket halîımız için en mühim hususlardandır. Yetkilerin taksimi, konuşma, basın, din (îman) hürriyetleri, cemiyetler kanunu, kanun önünde eşitlik, mülkiyet ve mesken dokunulmazlıkları, vergilendirme (gizlenmiş vergiler), kanunların makabline şümulü mevzuları üzerinde duracağımız vakit bunun bize yardımı olacaktır. Bütün bunlar halkın önünde doğrudan doğruya ve açıkça temas edilmemesi gereken meselelerdir. Bunlara temas etmenin zarurî olduğu hallerde sınıf sınıf sayılmamalı sadece muasır hukuk prensiplerinin tarafınızdan kabul edildiği ayrıntılı açıklamalara girmeden ilan edilmelidir. Bu hususta sükût etmenin sebebi bir prensibin ismini zikretmemekle dikkati çekmeden onlardan herhangi birini bırakmak için kendimize hareket serbestliği kazandırmaktadır. Eğer onların hepsi sınıf sınıf sayılsaydı onların hepsi o zaman verilmiş gibi görüneceklerdi.dünyayi-saran-ağ.gif

HALK OTORİTENİN ŞİDDETİNİ SAYGIYLA KARŞILAR

Avam, siyasî güçte istidat sahibi kimseler için hususî bir sevgi ve saygı besler ve onların bütün şiddet hareketlerini hayranlıkla karşılar, «aşağılık bir iş fakat zekice hazırlanmış», bir oyun, fakat nasıl kurnazca oynanmış, ne muhteşem bir şekilde tatbik edilmiş, ne büyük cüret...»

Bütün milletleri, projesi bizim tarafımızdan çizilen yeni aslî yapının inşa edilmesi vazifesine çekeceğimize güveniyoruz. Bu sebeple ilk önce kendimizi silahlandırmamız ve kendimizde kesinlikle pervasız bir cür'et ve yolumuzdaki bütün engelleri yıkacak olan faal işçilerimizin şahsında dayanılmaz ruh kuvveti toplamamız bizim için zaruridir.

Hükümet darbemizi başardığımız zaman çeşitli halklara şöyle diyeceğiz: «Her şey çok kötü bir şekilde idi, herkes ıstırap ile ezildi. Biz size eziyet veren sebepleri, milliyetler, hudutlar, tedavüldeki paraların farklılıkları — ortadan kaldırıyoruz. Tabiî bize itaat sözü verip vermemekte serbestsiniz, fakat bizim size ne sunduğumuz hususunda siz herhangi bir deneme yapmadan onun sizce teyit edilmesinin doğru bir hareket olması mümkün müdür?(Protokollar Forma; 4) O zaman avam bizi övecek ve bizi ümit ve intizarın hep birlikte yapılan zafer alayında ellerinin üzerinde taşıyacaklardır. İnsan nevîi mensuplarının en ufak ünitelerine bile grup toplantıları ve anlaşmaları ile rey vermeği öğreterek bizi dünya tahtına oturtacak, alet yaptığımız seçim, o zaman amaçlarına hizmet etmiş olacak ve bizi mahkûm etmeden evvel son defa olarak, bizi yakından tanımak hususundaki müşterek bir arzunun açıklanmasında rolünü oynayacaktır.

Devam edecek 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.