Siyasi partilerin Adana İl Başkanları Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunda görüşlerini açıkladı. AK Parti İl Başkanı Fikret Yeni, “Suriyelilerle Çanakkale’de birlikte savaştık” diyerek vatandaşlık konusuna sıcak bakarken, CHP İl Başkanvekili Yüksel Karaaslan, böyle bir uygulamanın Türkiye’nin genleriyle oynamak olacağını belirtti. MHP İl Başkanı Yusuf Baş ise önceliğin Suriye’deki Türkmenlere verilmesini istedi.
FİKRET YENİ (AK Parti Adana İl Başkanı)
ÇANAKKALE’DE BİRLİKTE SAVAŞTIK
AK Parti Adana İl Başkanı Fikret Yeni, Suriyelilerin vatandaşlığa alınmasıyla ilgili önemli kriterlerin olduğunu belirterek, tümünün vatandaş yapılmayacağını söyledi.
Çanakkale’de Suriyelilerle birlikte savaştığımızı öne süren Fikret Yeni, süreci doğal olarak karşıladı. Yeni, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeliler’in vatandaşlığa alınması ile ilgili sözleri farklı anlaşıldı. Cumhurbaşkanımız yapılacak çalışmalar sonunda düzenleme ile mevzuata uygun bazı Suriyelilerin vatandaşlığa alınacağını açıkladı konu böyle anlaşılmalı. Türkiye Cumhuriyeti’nde suça bulaşmamış gerekli kriterleri sağlayan Suriyeliler vatandaşlığa alınacak.
Çanakkale Savaşları’nda dedelerimiz ile Suriyeliler bu ülke için beraber savaştı bu ülkeyi bize vatan yaptı. Kalifiye yetişmiş katma değer oluşturacak belli şartları karşılayan Suriyeliler’in vatandaşlığı ile ilgili çalışma yapılıyor olayın özeti budur. Dünyadaki gelişmiş ülkeler kedi ülkelerinde ekonomik bir kazanç sağlayacak insanlara vatandaşlık ya da bazı haklar veriyor bunlar gayet dogal süreçler.
Suriyeliler ile bizim kara sınırımız, komşuluk hukukumuz var. Suriyeliler ile din, soy ve coğrayfa birlikteliğimiz var konuya bu yönlerden bakmalıyız. Suriyeliler de vatanlarından buraya gelmek istemezdi kendimizi birazda onların yerine koyalım. Suriyeliler başka ülke insanı olsa da din, soy ve akrabalık bağlarımız var nasıl bu insanlara sırtımızı dönebiliriz.
Hastanelerde öncelik verilmesi bizim misafirperverliğimizin bir örneğidir katı düşünmemek gerekir. Her toplumda, millette olduğu gibi suça meyilli insanlar olabiliyor ya da iyi niyetlerinin kurbanı da olabilirler. Bir genginlik olduğu zaman Suriyeli olunca çok farklı yönlere çekiliyor bu doğru değil isteriz ki taşkınlığa yol açacak bir olayın içinde olmamalarıdır; ama bu küçük bir azınlıktır.
Türkiye Cumhuriyeti Hukuk Devletidir vatandaşlık konusu ülkemizin kanunları ve milletimizin hassasiyeti çerçevesinde sonuca ulaşacaktır.”
YÜKSEL KARAASLAN (CHP İl Başkanvekili)
TÜRKİYE’NİN GENLERİYLE OYNUYORLAR
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Başkanvekili Yüksel Karaaslan, Suriyelilere vatandaşlık verilmesinin Türkiye’nin genleriyle oynamak anlamına geldiğini belirterek, “Savaştan kaçan Suriyelilere elbette ki kucak açacağız ancak 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık hakkının verilmesi sosyal dokunun bozulmasına ve ciddi güvenlik sorunlarına neden olabilir. Yapılması gereken vatandaşlık hakkı verilmesi değil Suriye’deki savaşın sonlandırılması için çaba gösterip, barış ortamının sağlanmasının ardından da Suriye’nin onarılması ve savaştan kaçan Suriyelilerin ata topraklarına kendi istekleriyle ve gönül rahatlığıyla dönmelerinin sağlanmasıdır” dedi.
“SURİYELİLER SAVAŞIN KARANLIK YÜZÜNDEN KAÇIP TÜRKİYE’YE SIĞINDILAR”
CHP Adana İl Başkanvekili Yüksel Karaaslan yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık hakkı verileceği yönündeki açıklamasının ardından başlayan tartışmaları değerlendirdi.
Suriyelilerin ülkelerindeki savaştan ailelerinin canlarını kurtarmak için kaçıp Türkiye’ye sığındığına dikkati çeken Karaaslan, savaştan kaçan Suriyelilere hiç kimsenin karşı olamayacağını söyledi. Karaaslan, “Çünkü onlar ölümden, açlıktan, sefaletten yani savaşın karanlık yüzünden kaçıyorlar. Suriyelileri Türkiye’de istemiyoruz demek ne vicdana ne de insanlığa sığar” diye konuştu.
“SURİYELİLERİN YAŞAM KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMELİ”
Suriyeli sığınmacıların büyük bir bölümünün Türkiye’de insanlık dışı koşullarda yaşam mücadelesi verdiğine dikkati çeken Karaaslan, hükümetin savaş sona erene kadar Türkiye’deki sığınmacıların barınma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi yönünde adımlar atması, çocukların eğitimi gibi konularda gerekli önlemleri alıp, toplumsal dokunun zedelenmesine yol açacak durumları da engellemesi gerektiğini ifade etti.
“OY İÇİN VATANDAŞLIK HAKKI VERİLİYORSA BU TÜRKİYE’YE İHANETTİR”
Siyasal iktidarın bu kararla, Suriyelilerin Avrupa Birliği ülkelerine gitmesinin önlenmesi karşılığında AB’den 3 milyar Euro yardım almasını öngören anlaşma çerçevesinde AB ülkelerini rahatlattığını belirten Karaaslan, vatandaşlık hakkı verilmesiyle 3 milyon Suriyelinin seçimlerde oy kullanabileceğinin altını çizdi. Karaaslan, “Eğer iktidar Suriyelilere vatandaşlık hakkını Cumhuriyet rejimini yıkıp yerine Başkanlık rejimini getirmek için veriyorsa bu hem Türkiye’ye ve bizim insanımıza karşı açık bir ihanettir” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GENLERİYLE OYNANIYOR”
Savaştan kaçıp Türkiye’ye geçici olarak sığınan 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık hakkı verilmesinin Türkiye’nin genleriyle oynamak anlamına geldiğini kaydeden Karaaslan, şöyle devam etti:
“Suriyelilere vatandaşlık hakkı verilmesi ülkemizin sosyal dokusunun bozulmasına neden olacaktır. Çünkü ciddi oranda güvenlik riski var. Ülkemizdeki 3 milyon Suriyelinin hangisinin terörist, hangisinin masum olduğunu ne yazık ki iktidar da dahil olmak üzere hiç kimse bilmiyor. Birkaç gün önce Hatay Reyhanlı’da 2 Suriyeli yaptıkları bombanın patlaması sonucu öldü. Bu bile riskin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Ayrıca bu, büyük kentlerde gettolar oluşmasına, dolayısıyla kamplaşmalara ve gerilimlere yol açmasına da neden olabilecek bir durum. Toplumsal çatışmaların ortaya çıkma riski de çok yüksek. Geçtiğimiz günlerde Konya’da yaşanan çatışmada bir Suriyeli, bir de Türk vatandaşı hayatını kaybetti. Yine Şanlıurfa’da buna benzer bir durum yaşandı. Bu tür olaylar daha büyük toplumsal çatışmaların habercisi olabilir.”
“SURİYELİLERLE YERLİ ESNAF KARŞI KARŞIYA GELİYOR”
Adana’da Suriyeli mahalleleri ve Suriyeli caddelerinin oluştuğuna dikkati çeken CHP Adana İl Başkanvekili Yüksel Karaaslan, kayıt dışı ekonomik faaliyetleri nedeniyle Suriyelilerle yerli esnafın karşı karşıya geldiğini vurguladı.
SORU İŞARETLERİ
Vatandaşlık hakkının verilmesi durumunda birçok konuyla ilgili soru işaretlerinin var olduğuna işaret eden Karaaslan, “Vatandaşlık verilen Suriyeli çocuklara hangi dilde eğitim verilecek? Okullarımızdaki resmi eğitim dili Türkçe ve başka bir dilde eğitim verilmesi yasalara göre mümkün değil. Türkçe bilmeyen çocuklara nasıl kendi dillerinde eğitim verilecek? 6 milyon işsiz yurttaşımız varken, 3 milyon Suriyeliye nasıl iş olanağı yaratılacak? Barınma sorunları nasıl çözülecek? TOKİ konutlarının Suriyelilere ücretsiz olarak verilmesi sosyal adalete darbe vurur. Ülkemizde ev sahibi olma hayali kuran binlerce emekli, asgari ücretli var. Şehit ailelerinin yaşadıkları evler ortada. Şehit ailelerine verilen TOKİ konutları için bile para istenirken Suriyelilere nasıl ücretsiz olarak TOKİ konutları verilecek? Terör örgütünün etkin olduğu Doğu’da ya da Güneydoğu illerinde barındırma fikri de yanlış. Savaştan kaçan bu insanları PKK terör örgütüyle karşı karşı getirip, çatışma ortamının içine itmek hangi vicdana sığar?” sorularını yöneltti.
“İKTİDAR SURİYE’DEKİ SAVAŞI KÖRÜKLEYEN ANLAYIŞTAN VAZGEÇMELİ”
Yapılması gereken ilk işin Suriye’deki savaşı sonlandırmak olduğunu dile getiren Yüksel Karaaslan, siyasal iktidarın savaş ortamını körükleyecek söylemlerden ve girişimlerden vazgeçip Cenevre görüşmelerinin barışla sonlandırılması için çaba göstermesi gerektiğini kaydetti.
Karaaslan, “Suriye’deki savaşı desteklemek Müslümanı Müslümana kırdırmaktan başka bir anlayış değildir. Bugüne kadar hükümetin izlediği Suriye politikası da ne yazık ki budur” dedi.
“YAPILMASI GEREKEN SAVAŞI SONLANDIRMAKTIR”
Hükümetin de diğer siyasi partilerin de sivil toplum kuruluşlarının da halkın da Suriye’deki savaşın bir an önce bitirilmesi ve barış ortamının sağlanması için her türlü çabayı göstermesinin bir zorunluluk olduğunu belirten Karaaslan, şunları söyledi:
“Suriye’de barışın sağlanmasının ardından başta Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in Suriye’nin yeniden onarımı için sorumluluk alması lazım. Suriye’de insanların insanca yaşayabileceği konutların inşa edilmesi, Suriyelilerin kendi vatanlarına, evlerine, topraklarına isteyerek dönmesinin sağlanması gerek. Hiç kimse doğduğu, büyüdüğü ata topraklarını terk etmek istemez. Suriyeliler de savaştan dolayı çoluğunu, çocuğunu kurtarmak için zorunlu olarak ata topraklarından kaçıp ülkemize sığınıyorlar. Savaştan kaçan Suriyelilere değil, Suriyelilerin ülkelerinden kaçıp buraya gelmelerine neden olan, savaşı körükleyen, oraya silah gönderenlere tepkimizi göstermemiz gerek.”
YUSUF BAŞ (MHP Adana İl Başkanı)
TÜRKMENLERE ÖNCELİK VERİLMELİ
Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunda Adana Medya’ya görüşlerini açıklayan Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanı Yusuf Baş, bu konunun halka sorulmasına gerektiğini söyledi. Suriye’de önceliğin Türkmenlere verilmesini isteyen Yusuf Baş, “Milletimizin hassasiyetleri dikkate alınmalıdır” dedi.
Yusuf Baş, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Genel olarak insani boyutu itibariyle savaş hali olan coğrafyadan ülkemize gelmiş insanlar. En uzun kara sınırımız olan ve halkı müslüman olan komşumuz. 3 milyon 500 bin Türkmen’in yaşadığı ve halkı müslümün olan bir devlet oradaki savaşa ve drama Suriye halkına tabi ki kayıtsız kalamayız. Ülkemize gelen Suriyeyiler’e tabi ki barınma ve kamp konusunda yardımcı olmalıyız. Bu insanlar bir de müslüman bu anlamda sıkıntı yok. Avrupa ülkeleri sınırlarını kapattı geliş-gidişlere. Oysa Türkiye Irak ve Suriye’den gelen mültecilere kadirşinaslık gösterip sınırı açtı.
Bizim Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarımız orada çalışıp o ülkenin gelişmesi için katkı koydukları halde 20-25 yıldır çalışan insanımıza vatandaşlık konusunda birçok ülke sıkıntı çıkarıyor. Biz Suriyeliler’in uyum sorunu yaşadığı ülkemizde onları vatandaşlığa almamızın konuşulması ve tartışılması bile bizi ve halkımızı derinden üzmektedir. Hükümet Suriyelilerden kalifiye olan mühendis ve doktor gibi meslek sahiplerini alacağını açıkladı; ama hükümetin vatandaşlığa alınması açıklaması siyasidir. Türkiye’mizde her evde üniversite mezunu işsizler var, partimize gençler geliyor iş için bu gerçeklerimiz ortada iken Suriyeliler’in vatandaşlığına sıcak bakmıyoruz. Suriyeliler’in vatandaşlığını Türk Milletine sormak lazım.
Tabiki oradaki Türkmenler soydaşımızdır öncelik onlara verilmelidir. Avrupa ülkeleri böyle konularda soydaşlarına öncelik veriyor. Haberlerde duyuyoruz Türkmenler ailelerini Türkiyeye getirip tekrar Suriye’ye dönüyorlar bu gerçekleri göz ardı edemeyiz, Allah korusun Türkiye’ye bir zarar gelse dünyadaki Türkler/Türkmenler bizim yardımımıza koşar ülkemizin ve milletimizin bu hassasiyetleri dikkate alınmalı.
Suriyedeki Türkmenlere başta Suriye yönetimi olmak üzere Avrupa ülkeleri de şaşı bakıyor. Bu gerçekler ışığında Suriye halkı Müslüman, ülkemize geldiler bu insanı noktada bir itirazımız yok. Avrupa ülkeleri 300-500 mülteci almazken aldıkları da kalifiye biz nasıl Türkmenlere öncelik vermeyelim diyebiliriz.
Hükümetin Suriyelilere daha doğrusu Sayın Cumhurbaşkanımızın bu açıklamasını bir de Türk milletine sorulması gerektiğini belirtiyorum. Suriye’den gelen Ülkemizin bir parçası olan Suriye Kökenli Türk vatandaşları dahi Suriye’den gelen Mültecilerden rahatsız. Suriyelilerin ülkemizde uyum sorunu var. Ülkemizde yaşayan Suriyeliler’in hepsinin kaydı var mı? Oda bilinmiyor. Umursamaz tavırları insanlarımızı üzüyor ve tepkiye yol açıyor. Konya Beyşehir’deki son olayda bunun bir örneğidir.
Suriyeliler ülkemize ilk gelmeye başladığı dönem de Türkiye sınırı kapatmalıydı. Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde girişimde bulunup ısrarla Suriye topraklarında ‘Tampon Bölge’ oluşturmalıydı. Bu Tampon Bölge de yine Türkİye Suriyeliler’in her türlü barınma, giyinme ve günlük hayata dair ihtiyaçlarını orada karşılamalıydı. Yanlışı Türkiye başta yaptı. Suriye’deki insanlar Müslüman İslam Kardeşimizdir bukonuda sözümüz yok o insanlara şaşı bakmıyoruz. Özet olarak Suriyelilere vatandaşlık konusu Siyasi bir konudur. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Adana İl Başkanı olarak halkımız ile içiçeyiz bu konuları konuştuğumuzda halkımız vatandaşlığa karşı ve ülkelerine Suriyelilerin gitmesinden yanadır.”