Öyle bir ihanet ki, ihanet tanımlaması iyimser kalır kalkışılan darbe karşısında,
Darbeye kalkıştıkları ilk saatlerde milletin meclisini bombalayıp, silahların namlusunu millete çevirip 161 masum insanımızı şehit ettiler.
Lanet olsun sizin sulhunuza.
Öyle bir darbe girişimi ki, tıpkı 1960 darbesini gerçekleştiren insanlıktan çıkmış Yassıada’da uyduruk mahkeme kurarak rahmetli Aydın Menderes ve arkadaşlarını idam eden zihniyet gibi.
Acımasızlığın ve zalimliğin tarihini tekerrür ettireceklerdi ama millet o çapulculara o fırsatı vermedi.
Bu mesele:
Ne Tayyip Erdoğan’ın meselesi ve nede AK Partinin meselesidir,
Bu mesele:
Milletin ya zillete boyun eğme, veya adam gibi yaşamı tercih edip etme meselesiydi,
Millet zilletten yana değil, onuruyla şerefiyle ve hür bir yaşamayı tercih edip darbeye geçit vermedi.
Dolayısıyla15 Temmuz akşamı kalkışılan darbe teşebbüsü;
Millete ve vatana karşı yapılan alçak bir ihanettir
İhanetin en somut göstergesi ise, milletin iradesinin ve egemenliğinin tezahür ettiği yer olan Büyük Millet Meclisine savaş uçaklarından atılan bombalardır.
Peki bu alçak teşebbüsün gerekçesi neydi?
Gerekçe;
AK Parti iktidarının sosyal, siyasal ve ekonomik uygulamalarını beğenmemek.
AK Parti iktidarını beğenmeyenler, millete ölümü reva görmüştür.
1960 ihtilali başta olmak üzere, 1970, 1980 darbelerine ve 28 Şubat darbe girişimine baktığımız zaman, darbelerle ilgili tek şey söyleyebiliriz;
En kötü parlamenter sistem, en iyi darbeden çok daha iyidir.
Bu millet ne çektiyse geleneksel hale getirilmek istenen darbelerden çekmiştir.
O darbeler ülkeyi hep geriye götürmüştür,
Bugün Türkiye ekonomik ve sosyal statü açısından hak ettiği yerde değilse, bunun tek sebebi ülkemizde gerçekleştirilen darbelerdir.
Milletin direk kaderiyle ilgili olan bu tür teşebbüslerin olmaması için, darbe girişiminde bulunan zihniyetin doğru teşhis edilmesi lazım.
Aksi takdirde, zaman zaman ortaya çıkan bu ihanet hareketi engellenemez.
Silahların namlularını millete çevirip ateş edecek kadar gözü dönen bu hainler, 1960’ta Cennet mekan Adnan menderese namluyu çeviren zihniyetten başkası değildir.
AK Parti kadrolarına karşıda geçmişte bir eylem planı hazırlayanların uzantısı olduğunu görmemek, en masum ifadeyle saflık olur.
Sulh konseyi olarak telaffuz edilen bu ihanetçilerin, Rus uçağını düşürerek iki ülke arasının gerilmesini isteyen zihniyetin olup olmadığının da ortaya çıkması elzem olmuştur
Millet olarak umarız, Türkiye’nin gündeminden düşmeyen darbe zihniyeti iyi teşhis edilir ve artık ebediyen tarihin karanlık sayfalarına gömülür.
SONUÇ OLARAK
Milletin tek vücut olduğu. İktidarıyla ve muhalefetiyle birlik olduğu bu olaydan sonra alınacak tedbirlerde, iktidarın mutlaka muhalefetin görüşlerine başvurmalıdır.
Başvurmalı ki, toplumsal birliğimiz sarsılmaz bağlarla kenetlensin.