ABD, silahlı gücü olan PKK’nın hendeğe gömülmesinin intikamını Fetullah maşası ile almaya çalıştı. Tarihi medeniyetler tarihi kadar eski olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine sızmış olan Amerikancı ve Fetullahçı grup, Türkiye’nin aydınlık geleceğini karartma faaliyetine girişmiştir.
Bu ABD ve İsrail ortaklığının intikamıdır. Çünkü;
Türkiye, bir yıl önce 2015 Yılının Temmuz ayında rota değiştirmenin sinyallerini vermiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri, (TSK) hendeklerde kendine gelecek kurmuş olan PKK’yı hendeklere gömmüştür.
ABD’nin gözü önünde beslemiş olduğu kiralık katiller topluluğu erimeye başlamış ve bir türlü bunun önünü alamamıştır.
Bu arada Dış Politikada “Türkiye’yi komşuları ve dünyanın birçok ülkesi ile sorunlu hale getiren Davutoğlu, istifa etmiş, ardından istifasıyla boşalan Başbakanlığa Binali Yıldırım atanmıştır.
PKK’yı yok etme politikasına devam eden Yıldırım, Fetullah Terör Örgütü ile mücadeleyi de hızlandırmıştır.
Başbakan Yıldırım’ın: “Doatlarımızın sayısını arttırıp, düşmanlarımızın sayısını azaltacağız” şeklinde özetlenen politikası ile, Rusya ile ilişkiler yumuşamaya başlamıştır. Ardında, Suriye ile ilişkilerde de yumuşama mesajı veren Başbakan Yıldırım, yönünü Avrasya’ya çevirircesine komşu devletlerle bir arada hareket edeceği mesajını vermiştir.
Gözünü Avrasya’ya çevirmiş bir ABD, Ortadoğu’da yenilmiş, hezimete uğramış bir ABD’dir.
Komşuları ile barışık yaşayan Türkiye, ABD ve Batı emperyalizminin tüylerini diken diken etmektedir.
Türkiye, geleceğinin nerede olduğunu görmüştür.
Türkiye, kendini çepeçevre sarmış olan eşkiyaların maskesini düşürmüştür.
Bu olayın bir yanı…
*
Olayın diğer yanı da şöyle cereyan etti:
TSK’nın Türkiye’de yönetimi ele geçireceklerine dair haberler yayınlanmıştı. Hatta bu yılın Şubat ayında basına yansıyan haberlere göre darbe Eylül 2016 yılında yapılacaktı. Ancak darbecilerin hesaplamadığı bir gelişme yaşandı:
Ağustos’un ilk haftasında Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı olacaktı. Adı deşifre olan birçok subay belki şura kararları ile ordudan atılacaktı. Çünkü bunlar, Ergenekon Tertibi hazırlayarak özellikle Deniz Kuvvetleri olmak üzere TSK’yı yıpratmışlardı.
Türkiye’ye verdikleri bu zarar için yargı karşısına çıkacaklardı. Bu açıdan planlanan darbe Temmuz’un 15’ine çekilmiş olabilir diye düşünüyorum.
*
Şimdi sonuç şudur;
Bu kalkışma, PKK’ya yeniden soluk ve can vermedir;
Bu kalkışma; bütün politikaları ile ABD’ye ve Batı’ya teslim olmaktır.
Bu kalkışma, her ne kadar korsan bildiride “birlik” ve beraberlikten” söz ediyor ise de ayrışmaya ve bölünmeye davet etmekti.
Bu kalkışma, Türkiye’nin bir daha kalkmamak üzere sırtını yere getirmektir.
*
Bu açıdan, siyasal görüşü, etnik yapı ve mezhebi ne olursa olsun, bu coğrafyada yaşayan, bu topraklardan beslenen ve bu topraklarda mezarı olacak olan herkesin ülkemize yönelik bu tehdit için tek yürek tek vücut olmasının zamanıdır.