Fettullah Gülen manevi dinamiklerimizin başında gelen önemli isimlerden biridir.
Bu özelliğini gerek zamanın Başbakanı Rahmetli Bülent Ecevit ve gerekse Rahmetli Alparslan Türkeş saygı duygularıyla ifade etmişlerdir.
Toplumların ve milletlerin Manevi önderlerinin, o toplumun ve milletin birlik ve bütünlüğü açısından inanılmaz katkıları vardır.
O katkıların oluşturduğu harcın farkında olmayarak kendimizi içinde buluveririz.
Bu özellikler asırlar boyu süre gelmiştir.
Fettullah Gülen’de Türkiye’de her
Bilindiği gibi Fettullah Gülen’de, Bediüzzaman Saidi Nursi’nin misyonunu yüklenmiş olan, toplumun önemli bir manevi dinamiğidir.
Böylesine bir şahsiyet için MHP Genel Başkanı Recai Yıldırım’ın ifade etmiş olduğu olumsuz sözler kendisine hiç ama hiç yakışmadı.
Biz bu gün Fettullah Gülen için haksızlık yaparken, dün de bu ülkede, sırf inancından dolayı hayatı zindanlarda geçmiş olan ve hatta vefatından sonra uygun görülen ebedi istirahatgahında bile rahat bırakılmayıp, cenazesi mezardan çıkartılarak kaybedilen Saidi Nursi’nin uğradığı zulüm için, uğradığı haksızlıklar için tek kelime etmezken, şimdi onun misyonunu yüklenmiş olan bir muhterem hakkında, onun onurunu incitecek sözler sarf etmenin, kimseye bir kazancı olmaz sınırım.
Rahmetli Alparslan Türkeş’in de ifade ettiği gibi, Fettullah Gülen’in bu topraklarda yaptığı tek şey, milli ve manevi değerlerimizi baş tacı etmek, yarının gençlerinin ise bir dünya gençliği olarak yetişmesini sağlamaktır.
Her şeyi bir kenara bırakalım,
Fettullah Gülen Hocaefendi’nin önerisiyle, dünyanın dört bir yanında kurulan Türk okullarında ki İstiklal Marşımızın okunması bile yetmez mi beyler?
Ne hikmetse bizler;
Fettullah Gülen gibi değerlerin, bizlerin ortak değeri olduğunu bir türlü kavrayamıyoruz.
Bu topraklarda yaptığı tek şeyin İslam’ı anlatmak olduğunu bilmeyen var mıydı?
Peki, o günler kendisine verilen sıkıntıların sebebi neydi?
O sıkıntıların olduğu günlerde hangimiz çıkıp kendisini savunma ihtiyacı hissettik?
Demokrasi, demokrasi dedik, ama insanların duygu ve düşüncelerini ifade etmesine ne yazık ki tahammül edemedik.
Sonuçta, adam kazanma sanatıdır.
Siz bunu bile bile, hem de insanların gönlünde taht kurmuş olan manevi bir dinamik için hak etmediği yakıştırmaları yaparsanız, bu insanlar size haklı olarak sitem etmezler mi?
Dün Bediüzzaman Saidi Nursi’ye sahip çıkmayarak hayatının zindanlarda geçmesine seyirci kaldık.
Gelin hiç mi değil bu gün onun misyonu’nu yüklenmiş olan manevi bir önderi, en azından üzmeyelim diyorum.