Türk siyasetinde, siyasi partilerin geleneklerinde YSK’nın yasaklarına öteden beri azami derecede bir uyum gösterilirdi..
İktidar partisi de olsa, muhalefet de olsu, bu yasakların delinmemesine özel bir ihtimam gösterilirdi.
Önümüzde 12 Haziran seçimlerine az bir zaman kala Adana’ya baktığımız zaman, iktidar partisinin propaganda uğruna ne yazık ki YSK’nın yasaklarını görmezlikten geldiğine şahit oluyoruz.
Bilindiği gibi siyasi partiler, devletin hazinesinden seçim propagandaları için muazzam yardımlar almaktadırlar.
Bu imkanlara rağmen seçimi kazanma uğruna devletin imkanlarını kullanma girişimleri yakışıksızlık ve haksızlıktır.
Geçmişte iktidar partilerinin nadiren gözüken devlet imkanlarını kullanma eylemi, bu dönem arşı alaya çıktı.
Resmi plakalı makam araçlarının konvoylarda seçim propagandası için kullanılmasından, devletin resmi kuruluşlarının seçim ofisi olarak kullanılmasına kadar hiç te hoş olmayan ve toplumsal olarak kabul edilmeyen girişimlerde bulunan AK Parti’nin bu tutuma karşısında, YSK’nın sessiz kalması anlaşılır gibi değil.
Seçimlere sayılı günler kala AK Parti kamusal alanları da işgal etmeye başladı.
İşte bazı örnekler;
Turgut Özal Bulvarı üzerindeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bağlı müdürlüğünün binası, seçim propagandası olarak kullanılan yerlerden biri.
Kurumun sınırını oluşturan tel örgüler kesilmiş ve seçim ofisine özel bir kapı açılmış.
Bitti mi?
Bitmedi.
Hemen bu kurumun karşı tarafında bulunan Adana Anadolu Lisesi’nin duvarı da AK Parti Adana Milletvekili adayın afişleriyle donatıldı.
Bir eğitim ve ilim yuvası olan bu güzide kuruluşuz da siyasete alet ediliyor.
Ya Çukurova Devlet Hastanesi?
Ne yazık ki bu hastanemizin duvarları da AK Partili vekilin afişleriyle donatıldı.
Allah aşkına bu AK Parti’ye yakışıyor mu?
AK Parti açıkça Yüksek Seçim Kurulu’nun suç olarak kabul ettiği, ancak konu AK Parti olunca sessiz kalınan bu yanlışa kim dur diyecek.
Şimdi buradan açık açık çağrıda bulunuyorum.
Devletin mülki amirleri,
Savcıları,
Ve de Yüksek Seçim Kurulu’nun Adana’da ki yetkilileri, bu haksız ve hukuksuz eylem karşısında ne yapacaksınız?
Kamuoyu bu sorulara cevap arıyor.
Birileri çıkıp, özellikle de AK Parti yetkililerinin çıkıp, “Eyyy… Adanalı hemşehrilerimiz, doğrudur bizler yanlış yaptık ve bu yanlıştan dönerek özür diliyoruz” diyecekler mi?
Sizler ne düşünürsünüz bilemiyoruz ama, vatandaş bu haksızlığı görmezlikten gelmiyor ve bizleri bu haksızlık için bilgilendiriyor.
Bizler de vatandaşlarımızın bu isteklerine tercüman oluyoruz
Gerisini siz bilirsiniz.
İster bu haksız ve hukuksuz eyleminize devam edersiniz, ister vaz geçersiniz.
Çünkü devlet siz siniz ya?