Ülke kaynaklarını kimler sömürüyor?

Osman PALAMUT

08 Haziran 2011 Çarşamba 09:13
Millet ekonomik ve sosyal yaşamı için her genel seçime bir umut olarak bakar.
Oysa çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri şöyle geriye doğru gidip, günümüze kadar olan sürece baktığımızda, genelde ve yerel bazda seçilmişlerin büyük bir çoğunluğunun, milletin ekonomik ve sosyal yaşamının iyileştirilmesi için değil, kendi ikballeri için yapmadıkları hokkabazlıkların kalmadığını çok iyi görürsünüz.
Bu konuda HAS Parti\'nin Genel Başkanı Prof. Dr. Sayın Numan Kurtulmuş, \'Dünyaya Yeni Söz\' gazetesine vermiş olduğu röportajında müthiş bir açıklama yaparak bakın neler söylüyor.;
“Türkiye\'de helalzadeler ile haramzadelerin mücadelesi vardır. Bu mücadeleyi örtmek için önce ilerici-gerici, sonra sağcı-solcu, mezhep ayırımı ve etnik ayrım başladı. Bu kamplaşmalar üzerinden birbirleriyle mücadele ederken, çok az sayıda zadegan, tam tabirle malı götürdü. Helalzadeler, kendi hakkına razı, helal kazanç peşinde, inancını ve yaşam tarzını özgürce yaşamak isteyen geniş bir halk kitlesidir. Haramzadeler ise içinde sağcısı, solcusu, dindarı, laiki de olan az sayıdaki seçkin sınıftır. Onlar ülke kaynaklarını sömürürken, fukaralık, işsizlik gelir dağılımı adaletsizliği ve ezilmek hep halkımıza kaldı.”
Numan Kurtulmuş\'un ifade ettiği, bizlerin de zaman zaman çok açık bir şekilde yerelde gördüğümüz haramzadelerin soygunundaki fotoğrafa baktığımız zaman, ne yazık ki şu insanları görüyoruz;
Sağcı,
Solcu,
Dindar,
Ve laik olanlar.
Bunların ortak noktasında haram yemek vardır.
Bu soyguncular içerisinde;
Dindar olarak siyaset sahnesinde ön plana çıkıp, önemli köşeleri kapanlarında, önemli bir bölümü vardır.
Öyle ki bunlar için para, ne yazık ki dini hassasiyetin önüne geçiyor.
Millet adına siyaset sahnesine çıkanların, millete ne denli çaktırmadan kazık attıkları artık gizlenemeyecek kadar aşikar yapılmaktadır.
Bunun en çarpıcı örneklerini görmek isterseniz, yerel bazda hem yerel yönetimlerin ve hem de döner sermayeli devlet kurumlarına bakmanız yeterli olacaktır.
Bu kurumlarda zaman zaman yapılan ihalelerde, ne denli bir vurgunlar vurulduğu görülecektir.
Tıpkı seçim pusulalarını önce 11 milyon, yani eski parayla 11 trilyona basmak için ihaleyi kazanıp, daha sonra bir milyonun altında bir parayla basmayı kabul eden Kozda şirketinin yaptığı gibi.
Ne gariptir ki birileri de çıkıp;
“Eyyy…. Be utanmaz adamlar, bir milyon TL gibi bir fiyata bastığınız seçim pusulaları için daha önce neden 11 milyon istediniz?” Şeklinde bir hesap soran yok.
Yani bu utanmaz insanların yaptığı haksızlık, farkına varılmasa milletin 10 milyonu uçup gidecekti.
Türkiye\'nin ne yazık ki tablosu bu ve bu.
Bu tablonun aktörleri olan namussuzlar,
Emeklinin,
Çalışanın,
Velhasıl milletin açlık sınırı içerisinde boğuşup durmasına sebep olmaktadırlar
http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.