Çarpıtılan olaylar!

Osman PALAMUT

08 Haziran 2011 Çarşamba 13:45

Türkiye’de öteden beri gündemi sarsarak gelişen olaylar, derinliğine araştırıldığında ülkenin ve milletin aleyhine ne denli çarpıtmaların organize edildiği artık her geçen gün bir bir ortaya çıkıyor.

Sivas ve Başbağlar katliamı bu çarpıtmaların en somut ve müşahhas örnekleridir.

Bilindiği gibi Sivas katliamının hemen ardından ülke genelinde sokağa dökülenler, “Kahrolsun Şeriat” sloganıyla İslami hassasiyeti olan insanları hedef alınmıştı.

O gün o katliamı Müslümanların yapmadığı gün gibi ortadaydı.

Yine hatırlanacağı üzere katliamın hemen ardından, Başbağlar da bu defa namazı başındaki masum insanlar dahil olmak üzere, 33 insanımız katledilmişti.

Bizler o zaman hem Sivas katliamını ve hem de başbağlar katliamını lanetlemiştik.

Ama birileri o zaman ağızlarından salyaları akarak meydana gelen katliamlardan büyük bir mutluluk duymuştu.

Sivas özellikle seçilmiş ve senaryoda alevi vatandaşlarımız ile Sünni vatandaşlarımızı karşı karşıya getirip bir iç isyanı başlatma planı vardı.

Ama tutmadı.

Diyelim ki Sivas katliamını Müslümanlar yaptı,

Peki Başbağlar katliamını kim yaptı?

Yıllar sonra her iki katliamı da yapanlar, Allah’a şükür ortaya çıktı ve her iki katliamı da PKK’nın aldığı emir sonucu yaptığı gün gibi ortaya çıktı.

Böylesine ciddi ve vahşet bir olay çarpıtılarak, Müslümanlara mal edilmeye çalışıldı.

Aynı hadise, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı katliamı, Cumhuriyet gazetesinin bahçesine atılan bomba ve Danıştay’a yapılan baskın.

Hangisine bakarsanız bakın, her olaydan sonra faturayı Müslümanlara çıkartmaya çalıştılar.

Ama, “Güneş balçıkla sıvanmaz” deyiminde olduğu gibi; yapılan o yanlışlar ve o ihanetlerin müsebbipleri de bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Tabii o çarpıtılan olayların gerçek faillerinin ortaya çıkmasında, AK Parti iktidarının kararlılığının rolü büyük oldu.

Siyasi iradenin kararlılığı, olayları çarpıtanların yüzsüzlüğünü ortaya çıkardı.

Şimdi bu gelişmelerden sonra ister istemez bir yığın soru işareti geliyor insanın aklına.

Neden olayın perde arkası daha önceki iktidarlar zamanında ortaya çıkmadı?

Veya çıkartılmadı?

Maraş ve Sivas olayları başta olmak üzere, meydana gelen cinayetlerin aydınlatılmamasının tek nedeni, o zamanlar siyasi iradenin tavrını kararlılıkla ortaya koyamamasıdır.

Sonuçta;

Bu mücadele bitmez,

Bakın, önceki gün BDP’nin desteklediği bağımsız aday Murat Bozlak bir Alman istihbaratçıyla görüntülendi.

Çok manidardır bu kare,

Çünkü gözlerimizi Almanya’ya çevirdiğimiz zaman, Türkiye üzerinde son derece tehlikeli bir oyun oynandığını artık rahatlıkla algılayabiliyoruz.

Fazla değil, yaklaşık 8 ay kadar önce bir Alman gazetesinin, Almanya’da yaptığı anket çalışmasında vatandaşlara iki soru soruyor.

Bu iki sorunun biri aynen şöyle;

“Siz Türkiye’de bir Kürdistan devleti kurulmasını istiyor musunuz”

Yönlendirmeye bakın.

Diğer taraftan, Kandilde PKK militanlarının doktoru bir Alman.

Ve bu gün Adana’da bir istihbaratçı BDP ile birlikte

Bunlar tesadüf mü?

Varın artık siz yorumlayın

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.