Kaderin cilvesine bak!

Osman PALAMUT

27 Haziran 2011 Pazartesi 10:46

 İki dost, iki yol arkadaşı; gün geldi kapışarak yollarını ayırdılar.

Oysa hangi arkadaşlığa ve hangi dostluğa bakarsanız bakın, onların ayrılıklarında hep hüzün vardır.

Yol haritalarında dostluklar öylesine önem arz eder ki, ancak bu önem gözden kaçırıldığı an, ne dostluk, ne arkadaşlık ve ne de kader birliği kalır ortada.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ve Mustafa Tuncel’de öyleydi.

Arkadaştılar, daha da ötesi dosttular.

Her insan arkadaş olur ama her insan dost olamaz.

Öyle ki uzun bir sürece dayanan dostlukta sürece şahit olduğum için söylüyorumş, Aytaç Durak Adana’da birkaç isimden biri olan Mustafa Tunceli’de siyasi arenada hep yanında bulundurdu.

Ama gün geldi ne arkadaşlık kaldı ve ne de o dostluktan eser kaldı.

15 Ay önce şiddetli saldırılar gelişti ikili arasında.

Öyle ki bozulan bu dostluğun sonunda, 15 Ay önce Mustafa Tuncel, “Sayın Başkanımı davulla ve zurnayla Kürkçüler cezaevine göndereceğim, gönderirken kendisini de yalnız bırakmayacağım” diyerek, var olan arkadaşlığın ve dostluğun tamamen bittiğini ifade etmişti.

Kaderin şu cilvesine bakın ki, tam tersi oldu, Mustafa Tuncel Kürkçülere gitti.

Bu süreç sevindirici bir süreç mi?

Hayır.

Öncelikle iki dostun arasının bozulması iyi bir sonuç değil ki süreç sevindirici olsun.

Var olan bu dostluğun bozulması karşısında beni telefonla aradığında, “Sizler çok iyi dosttunuz” diyerek gelinen sonucun anlamsızlığına dikkat çekmiştim.

Ama dedim ya, kaderin cilvesi demek ki tezahür edecekmiş.

Diğer taraftan;

Son bir hafta içerisinde gelişen olaylar karşısında artık gözler şimdi içişleri bakanlığına çevrildi.

Neden mi?

Türkiye’de bir eşi daha görülmeyen şekilde, Adana’ya gelen 65 müfettişe rağmen ve buna ilaveten geçtiğimiz günlerde Aytaç Durak’ın evinde ve işyerinde yapılan tüm aramalara rağmen, elle tutulur gözle görülür ciddi bir olumsuzluk bulunamadı.

Geçen dönem Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapan Burhan Kuzunun tanımıyla Maydanozdan suçlar dışında olumsuz tek bir şey bulunamayan ve yapılan sorgulama sonunda serbest bırakılan Aytaç Durak’a artık görevinin iade edilmesi lazım.

Bu gelişmelere baktığımız zaman ben öyle inanıyorum ki Sayın Başbakan’a Durakla ilgili verilen bilgilerde doğru değildir.

Çünkü 15 aylık soruşturma süreci bunu göstermektedir.

Ölçü olan müfettişlerin soruşturması ise, 15 aydan beri 65 müfettiş soruşturma yaptı,

Ölçü olan hukuki soruşturma ise ki, hukuki soruşturmaları da hep birlikte izliyoruz bir şey yok,

O zaman siyaset adına,

Hak adına,

Hukuk adına,

Halkın iradesinin çiğnenmemesi adına,

Görevin iade edilmesi doğru olandır ve en önemlisi siyasetin gereğidir diyorum.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.