Korkunç iddia!

Osman PALAMUT

18 Temmuz 2011 Pazartesi 12:34

Gün oldu bizleri ağlattı,

Gün oldu bizleri sevindirdi,

Gün oldu gurur duyduk.

Kiminle?

Deniz Feneri’nin faaliyetleriyle.

İhtiyaç sahiplerinin,

Depremzedelerin,

Kısaca, nerede bir doğal afet var,

Nerede insanların yardıma ihtiyacı var;

Deniz Feneri anında giderek insanların acısını dindirmeye çalışıyordu..

İşte bunun için, bu derneği yönetenlerle ve faaliyetleriyle her zaman gurur duyduk.

Ancak bu gün dün gurur duyduğumuz bu derneği istismar ettiği iddia edilenler sebebiyle, tam bir hayal kırıklığını yaşıyoruz.

Almanya’da ki Deniz Feneri yolsuzluğunun Türkiye ayağında tutuklanan Zahit Akman ve Kanal 7’nin patronu Zekeriya Karaman’la ilgili öylesine iddialar gündemde ki, bunlar doğruysa;

Yazıklar olsun.

Ve hatta lanet olsun diyorum.

İddia şu;

Eski RTÜK Başkanı Zahit Akman ile Kanal 7’nin patronu Zekeriya Karaman’ın başında oldukları oluşum, 41 Milyon Euro’luk yardım parasını buharlaştırmışlar.

Affedilmeyecek olanı ise, Zahit Akman ve Zekeriya Karaman’ın Almanya’da ki insanlarımızın yaptıkları yardımları, bu iki beyefendinin ortak oldukları Hayat Yapı Şirketi’nin, 450 Milyon dolarlık Ankara’nın en ünlü alışveriş merkezi olan 450 milyon dolarlık Armada alışveriş merkezine ortak olmaları iddiası.

Şimdi şöyle bir düşünelim,

Almanya kaynaklı yapılan bu yardımların hikmeti nedir?

Gurbet ellerde vatan hasreti çekerek çalışan ve bu ülkede ikinci sınıf insan muamelesi uygulanmaya çalışan vatandaşlarımız bu yardımları neden yapıyorlardı. B

Bu yardımları yaparken onların tek bir dilekleri vardı;

Ülkelerindeki vatandaşlara yardım etmek ve bu vesileyle Allah’ın rızasını kazanmak.

Onlar, yaptıkları yardımların tamamen ihtiyaç sahiplerine kavuşturulduğuna inanıyor ve bu nedenle de gönül rahatlığıyla ülkelerindeki ihtiyaç sahipleri için tereddüt etmeden yardımlar yapıyorlardı.

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” Hadisine layık olabilmek için yapılan bu yardımlar sonucu, Türkiye’de oluşturulan Deniz Feneri marifetiyle ihtiyaç sahiplerine, “Ne de mükemmel yardımlar yapılıyor” diyerek bizler de her zaman gurur duyuyorduk..

Yapılan yardımlarla, Türkiye’de Deniz Feneri’nin bir döner sermayesi olsun ve yardımlara süreklilik kazandırılsın diye elbette böylesine işyerlerine ortak olunabilir.

Ama tek şartla.

Kamuoyuna alenen ilan edilerek, yardım paralarının bir kısmıyla böylesine bir işyerine ortak olunduğu ve buradan elde edilecek gelirlerle bu derneğin ilelebet yardımlarının yapılması hedeflendiği kamuoyuna deklere edilerek, her adımın şeffaf olduğu açıklanabilirdi.

Tıpkı bir vakıf gibi, ama ne yazık ki böylesine iyi niyetli bir oluşum yerine, gizli saklı ortaklıkların olduğu iddia ediliyor.

Bu iddialar doğruysa ki ateş olmayan yerden dumanın çıkması mümkün değil, bu beyefendiler yardımları ihtiyaç sahipleri için değil, demek ki yardım kanallarını kendilerine çevirmişler.

Oysa İslam’da yardımlaşma müessesesi denen bir şey vardır.

Ne yazık ki bu oluşum, İslami hassasiyetlerin tamamen dışına çıkmış ve kötü bir örnek olmuştur diyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.