Mübarek Ramazan ayı’nda kan dökülmesini istemeyen Başbakan, terör örgütüne dersinin Ramazan ayından sonra verileceğini söylemişti.
Başbakan aslında olması gerekeni düşünüyordu,
Başbakan bir insanın yapması gerekeni düşünüyordu,
Ama bunlar insan değil ki?
Sonuçta olmadı ve bıçak kemiğe dayandı.
Kemiğe dayanan bıçağı kırıp parçalamak için, nihayet dün milletin beklediği operasyon oldu.
Kandilin havadan 60 noktası bombalanırken, topçu birlikleri ise karadan 168 noktayı bombaladı.
Kandil havadan ve karadan bombalanırken, içeride de ciddi ve yaygın operasyonların mutlaka gerçekleştirilmesi lazım.
Yoksa operasyonun önemli ayağı eksik kalmış olur.
Kandil terör örgütünün bir ayağı, ama unutulmamalıdır ki terör örgütü artık içeride kendine ciddi mekanlar edindi ve eli kanlı terör örgütü de eylemlerini sürekli Hakkari, Diyarbakır ve Şırnak’ta hem kent merkezlerinde ve hem de bu kentlerin kırsal alanlarında gerçekleştirmektedir.
Başbakan meydana gelen olaylar karşısında, yaptığı açıklamada isim vermeden terör örgütünün siyasi uzantısıyla da ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Örgütün siyasi uzantısı olan BDP’yle ilgili açıklamada Başbakan şunları söylüyordu;
“Terör örgütüyle arasına mesafe koymayanlar ağır bedeller ödeyecektir” dedi ve sözün bittiği yerde gereği yapıldı.
Şimdi gözler terör örgütüyle birlikte şımardıkça şımaran ve hatta şımarmanın da ötesinde hayasızca demokratik özerklik ilanında bulunan ve hatta daha önce Kürdistan sınırlarının yavaş yavaş belirlendiğini söyleyebilecek kadar bedbahlaşan BDP’nin aklının başına gelmesi için, demokrasi ve hukuk kuralları içerisinde dersleri verilmelidir.
Dün başlatılan sınır ötesi hareket artık bıçağın kemikten uzaklaşmasının bir hareketi miydi, değimliydi bunu önümüzdeki günler gösterecektir.
Ancak bıçağın parçalanması için kandil operasyonuyla birlikte, sınır içerisinde özellikle Diyarbakır, Hakkari, ve Şırnak kent merkezleri ve bu kentlerin kırsalında yaygın operasyonların yapılması kaçınılmazdır.
Çünkü artık eşkıya artık hem dağda ve hem de ovada bulunmaktadır.
BDP il teşkilatlarının ve hatta belediyelerinin terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığı istihbarat teşkilatları tarafından defalarca kanıtlanmış ve hatta bu nedenle bazı il ve belediye başkanları tutuklanmışken, bu günlerde meydana gelen şehit haberleri karşısında artık bu siyasi partinin genel başkanı ve milletvekillerine hoşgörülü olmak yerine, demokrasinin tokatı en ağır bir şekilde indirilmelidir.
Bu gün Adana ve Mersin gibi illerde bile devletin memurlarının rahatlıkla girip işlerini yapamadıkları mahalleler bulunuyorsa, bu gidişe artık seyirci kalınamaz.
Toplum olarak Başbakanın sözlerini önemsiyor ve gereğini yapacağını bekliyoruz.
Ramazan ayında bir insanın canına kıyabilen insanlar, her şeyden önce Müslüman olamaz.
Bunlar olsa olsa Ermeni çeteleri olabilir.