Kaddafi gitti,
Sevinelim mi?
Üzülelim mi?
Aylardır süren Nato destekli muhalefet- Kaddafi savaşında, 40 yıldır yönetimi elinde bulunduran Muammer Kaddafi devri sona erdi.
Libya’da bundan böyle neler yaşanacağını ise henüz kimse bilmiyor.
İçeride muhalefetin önceden belirlenen bir hedefi olmadığı gibi, dünya kamuoyu da Kaddafi sonrası Libya’da nelerin yaşanacağını merak ediyor.
Belirsizliğin tek ve olmazsa olmaz nedeni ise POST KAVGASI
Libya’yı önümüzdeki günlerde, hem içeride ve hem de dışarıda yaşanacak olan post kavgası beklemektedir.
ABD, Fransa, İngiltere, Almanya ve Rusya gibi ülkelerin, Libya’nın yer altı zenginliklerini elde edebilmek için adeta, ‘Post kavgası’ yapacakları gün gibi görülüyor.
ABD’nin Irak’ı işgaliyle birlikte yaşanan çatışmaların mezhepsel boyuta dayanmasının tek sebebi olan rant kavgası, yarın Libya’da tezahür edeceğinden hiç kimsenin kuşkusu olmasın
Yani kan akmaya Kaddafi sonrasında da devam edecektir..
Dünyanın en kaliteli ve zengin petrol rezervlerinin bulunduğu Libya’da, muhtemelen yaşanacak rant kavgası nedeniyle, Libya halkı görünen odur ki bundan böyle rahat yüzü görmeyecek gibi.
Nato kararı beklemeden Fransa’nın Libya’ya müdahalesinin altında, Libya halkının mutlu geleceği değil, Fransa’nın mutlu geleceği yatmaktaydı.
Bu gün Irak’ta olaylar durulmuyorsa,
Hemen her gün yüzlerce insan hayatını kaybediyorsa, bunun tek sebebi batının iştahını kabartan petroldür.
Türkiye müdahalenin ilk günlerinde aslında akılcı bir iş yaparak, Libya’ya yabancı güçlerin müdahale etmemesini ve dolayısıyla Libya halkının, kendi kaderini kendinin belirlemesini istemişti.
Ama olmadı ve Türkiye bu çabasında yalnız kaldı ve yabancılar şimdi Libya’da.
Şurası çok iyi bilinmelidir ki, ne ABD’nin ve ne de batı aleminin, Libya halkının mutlu geleceği umurunda değil.
Gerçekten bunlar için insan hak ve hürriyetleri söz konusu olsaydı, bu gün Irak’ta post kavgası devam etmezdi.
Gerçekten insan hakları batı için önemli olsaydı, yıllarca yeraltı kaynaklarını sömürdükleri Afrika ülkelerinde hemen her gün açlıktan yüzlerce insan hayatını kaybederken, adam gibi harekete geçer ve o insanların insan hakları için ellerini taşın altına koyarlardı.
Batı aleminin tek derdi, canavarlaşan ve doyum bilmeyen medeniyetlerine yeni sömürülecek kanalları oluşturmak.
Kaddafi elbette bir diktatördü.
Kaddafi gerçekten halkını düşünen bir lider olsaydı, ülkesini soyarak milyar dolarları ABD ve batı bankalarına yatırmazdı.
Bu diktatörün savunulacak tarafı yok, ancak Kaddafi gönderilirken Kaddafiye Rahmet okutacak oluşumlara da izin verilmemeliydi.
Ne yazık ki bu gün Libya’da Kaddaf i sonrasında, Kaddafi’ye Rahmet okutacak bir oluşumun tesis edilmesinden endişeliyiz.
Sonuç olarak Kaddafi gitti, ama ne sevinebiliyoruz ve ne de üzülebiliyoruz.
Bakalım bu oyunun sonu nasıl bitecek hep birlikte temaşa edeceğiz.