Araplara hiç bu kadar yakın olmamıştık

Osman PALAMUT

16 Eylül 2011 Cuma 09:50

 

1963 Yılında Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ortaklık anlaşması imzalamasıyla başlayan ve 1987 yılında tam üyelik başvurmasıyla ivme kazanan birlik üyeliği için, 2005 yılında başlayan tam üyelik müzakereleri başarıyla tamamlanmış, ama bu süreçte batı alemi Türkiye ile aslında tam anlamıyla oyun oynayarak, oyalama taktiğinden hiçbir zaman için vazgeçmemiştir.

Yani sizin anlayacağınız batı, kedinin fareyle oynadığı gibi Türkiye ile oyun oynama yolu olan bir ahlaksızlığı kendine rehber edinmiştir.

Oysa bu oyalama taktiğinden Türk milleti bıkmıştı ve oyalamanın daha fazla oynanmasına Türkiye’nin müsaade etmeyeceğini de Avrupa Birliği çok iyi biliyordu.

İşte bağlamda Arap Baharı Türkiye için bir avantaj olmuştur.

Türkiye ile Arap dünyası arasında hiç bu kadar yakınlaşma olmamıştı.

Çünkü Türk ve Arap dünyasının yakınlaşması, her şeyden önce İsrail’in, dolayısıyla ABD ve AB’nin işine gelmeyecekti.

İşte bu sebeple Türkiye’nin bu coğrafyada ki ülkelerle yakınlaşmaması için ne gerekiyorsa o oyun tezgah masasına kondu.

Ancak masa başındaki oyuncular artık bir biri ardına devrilip gidiyorlar.

Irak, Mısır, Tunus, Libya ve yakın bir gelecekte ise Suriye ile devam edecek batı hayranı liderlerin yerine, halkı temsil eden, demokrasiye inanan, insan hak ve özgürlüklerine inanan liderler, bu ülkelerin yönetiminde artık söz sahibi olmaya hazırlanıyor.

İşte böylesine bir süreçte Başbakan Recep Tayip Erdoğan, hem bu mazlum milletlerin yanında yer aldı ve hem de desteğini sonuna kadar sürdürdü.

Arap halkının Başbakan’a olan hayranlığı bu desteğin yanında, kendileri için her zaman bir baş ağrısı olan, adeta Ortadoğu ülkeleri için huzursuzluğun kaynağı olan ve bu anlamda yine mazlum Filistin halkına acımasız katliamları reva gören İsrail’e karşı, Başbakanın tutumu ise gönüllerinde adeta bir taht kurdu.

Ortadoğu’da İsrail üzerinden aslında büyük oyunlar oynayarak bu ülkelerin yeraltı zenginlik kaynağını sürekli sömüren ABD ve Batının tek hedefi ise bölgede güçlü ve büyük bir İsrail devletini oluşturmaktı.

Ne var ki hesaplar tutmadı.

Hani bir söz var ya;

Herkesin bir hesabı var, ama Allah’ın da bir hesabı var.

Bu hesap tutmadı ve tutmayacak.

Artık hem Arap milleti ve hem de bölgesinde her geçen gün önemli bir güç haline gelen Türkiye uyandı.

Artık 50 yıldır Avrupa kapısında bekleyen Türkiye yönünü batıdan Doğuya ve Türk Cumhuriyetlerine çevirmelidir.

Bunun zamanı geldi ve geçiyor.

Yoksa bu şımarık ahlak yoksunu İsrail yönetimi şımarıklığına devam eder ve bölge ülkeleri de o şımarıklık karşısında oturup seyreder.

Sonuç olarak şunu ifade ediyorum;

Sayın Başbakan’ın Mısır, Tunus ve Libya gezisi, tarihi bir ziyaret oldu ama doğrusunu isterseniz biz hiç bu kadar Araplara yakın olmamıştık diyorum

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.