Türkiye’de başörtüsü kadar hiçbir konu sanırım bu kadar çok istismar edilmedi.
Yıllardır yapılan istismarlar yüzünden başörtülü olan gençler okullarından, çalışanlar işinden ve vatandaşlar ise kamu alanı bahanesiyle adeta vebalı gibi hep dışlandı.
Geçmişte zaman zaman başörtülü olan insanlarla ilgili yazılı basında gerçek olmayan bir takım hikayeler anlatılıp, insanların kafalarının karışmasına katkı yapılmaya çalışılırken, bir kısım sözde İslam alimi görünüşlü proflar ise örtünmenin bir Allah emri olmadığını söyleyecek kadar bedbahlaşarak, ileri gidip adeta Allah’ın ayetlerini inkar eder hale gelmişlerdi.
Bu çerçevede, bir hikaye değil şahit olduğum gerçek bir olayı bizzat muhatabından dinlerken adeta dondum desem yerinde olur.
İsmi lazım değil, ama başörtülü bir sarhoşun anlattığı hikayeyi kamuoyuyla paylaşmazsam vicdanen görevimi yapmayacağıma inandığım için bu gün başörtülü sarhoş bir hanımın marifetini aynen aktarmak istiyorum.
Namuslu ve hayırsever bir bayan olduğumdan zerre kadar şüphem yok.
Bu hanımefendi sık sık kafayı çekmeden de rahat etmediği için, lüks arabasıyla trafiğe çıktığı için alkol yüzünden trafik cezasından kurtulmak için kendince bir yol bulmuş.
Bu konuda aynen şu ifadelere yer veriyor bu hanımefendi:
“Yahu kardeşim, gidip bir akşam yiyip içip eğleniyorsun, ama eve dönerken o trafik cezaları insanı gerçekten çıldırtıyor. Çünkü alkollüsünüz ve yapılan kontrolde cezadan kurtulamıyorsun. Ama artık o cezaları yemiyorum. Neden biliyor musunuz? Eğlence dönüşü başımı örtüyorum, olası kontrollerde memurlar başörtüsünü görünce aracımı durdurmaya gerek duymuyorlar.”
Buyurun bir başörtülü insan tipi
Biri Allah için başörtüsünü takıyor,
Diğeri ise başörtüyü içkisine alet ediyor.
Ancak acı olan tarafı nedir biliyor musunuz?
Acı olan tarafı;
Bu bayanın örtülü halde sarhoş halini, özellikle art niyetli bir basın mensubu gördüğü zaman olan oluyor ve başlıyorlar; “İşte başörtülüler” diye başlayarak, istismar içeren hikaye yazmaya.
İnsan Allah’tan korkar kuldan utanır.
Böylesine istismarlar sanırım yalnız bizim toplumumuzda var.
Ne de güzel söylemiş Rahmetli Mehmet Akif Ersoy, arkadaşlarına, “Batının dini işimize, işleri ise dinimize benziyor” diye
Varın gerisini siz yorumlayın yorumlaya bilirseniz.