Adana Koza TV’den çok şey bekliyorduk

Osman PALAMUT

28 Eylül 2011 Çarşamba 09:36

 Adana’nın uyduya çıkan ilk televizyonu olan Adana Koza TV ve Adana TV’den, doğrusu hem bu kentin insanları, hem diğer illerde ki Adanalılar ve yurt dışında vatan ve doğup büyüdüğü kentin hasretini çeken Adanalılar, bu iki televizyonumuzun kuruluşuna çok sevinmişler ve çok şey beklemişlerdi.

Adana TV uydu nimetini kullanmasına rağmen, tam bir hayal kırıklığı yarattı.

Bu televizyonumuz uyduya çıkmadan ne ise, şimdi de o konumunu sürdürmekte ve bir türlü kendinden beklenen televizyonculuk hizmetlerini sunamamanın kısır döngüsü içerisinde kıvranıp durmaktadır.

Gerçi Adana TV uyduya çıkışında yayıncılık konusunda ciddi bir iddiası da olmamıştı.

Ya Adana Koza TV?

Koza TV çok, ama çok iddialı çıktı.

Öyle ki Adana’nın dünyaya açılan penceresi olarak tanımladı kendini.

Bizler de buna inandık.

Çünkü başında yerel televizyonculuk konusunda tecrübeli bir isim olan Selahattin Sekin vardı ve bu sebeple Adananın gerçekten dünyaya açılan penceresi vizyonunu rahatlıkla yerine getireceğine inanmıştık.

İnanmıştık çünkü bu televizyonumuz çok iddialı olarak çıkmıştı kamuoyunun huzuruna.

Ne var ki bu iddiasının gerçekleşmeyeceğinin ilk sinyalini Selahattin Sekin’in geçmişte hazırlayıp yayınladığı bayat olan Kosava gezisiyle ilgili belgeseli yayına koymakla verdi.

Oysa bu belgesel geçmişte yayınlanmıştı ve tekrar yayınlamanın mantığını kimse anlayamadı.

Güçlü bir televizyon kurumundan beklenen, güçlü ekiple yeni ve kamuoyunun ilgisini çekecek olan belgeseller ve programlar olmalıydı.

Kurulduğu günden bu yana yapılan yayıncılığa baktığımız zaman, klasik yayıncılık zihniyetinin dışına çıkılmadığına şahit oluyoruz.

Uyduya çıkmış olan Adana Koza TV, ne yazık ki Adana'daki yerel televizyonumuz Akdeniz TV kadar ses getiremez bir görüntü sergilemektedir.

Neden bilemiyorum, ama benim bildiğim her ne kadar şimdilerde gençliğinin vermiş olduğu anlamsız bir hava içerisine girse de, Selahattin aslında çalışmayı ve üretmeyi seven bir arkadaşımızdır.

Yayıncılıkta finansal kaynak ne kadar önemli ise; aynı zamanda üreten güçlü bir ekip işidir.

Şimdi ister istemez aklıma şu soru geliyor; güçlü bir ekibin önü koltuk uğruna yoksa açılmıyor mu?

Bu kanalımıza baktığımız zaman kuruluş aşamasında oluşturulan ekipten hemen hemen kimse kalmadı

Neden?

Adana Koza TV, Maraş’tan, Denizli’den ve diğer illerden olduğu gibi, hükümeti de yakından takip ederek olması gerekeni yapıyor. Ancak bunları yaparken yerel kimliği kaybetmemesi gerekmez mi?

Kısaca bu gün baktığımız zaman, haber yönüyle üretimden uzak tam bir ajans haberciliği yaptığına da şahit oluyoruz.

Uzunca bir zamandır şehir dışında olduğum için, doğrusu bir Urfa televizyonundan aldığım keyfi Adana Koza TV’den alamadığımı söyleyebilirim.

Buyurun bir süre izleyin Urfa televizyonunu ve bakın ulusal televizyonları aratmayacak düzeyde programlar yaptıklarını göreceksiniz.

Toprağı bereketli, tarihi bereketli, turizmi bereketli şu kentimizde elbette hem üniversite açısından ve hem de odalar ve sivil toplum kuruluşları açısından bereketli gelişmeler olmaktadır.

Yani yeter ki siz isteyin,

O zaman ajans haberciliğine ihtiyacınız kalmayacaktır.

Diğer taraftan, geçtiğimiz günlerde bir spor kulübümüzün, yapılan program nedeniyle televizyonu bastığı iddi ediliyor.

Bu doğruysa, Adana’nın uyduya çıkan bu televizyonumuza yazık olmuştur diyorum.

Sonuç olarak; yayıncılık yalnızca finansal kaynak işi olmadığı gibi, yalnız adam işi de değildir.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.