Müteahhitlik hizmetlerinin hangisine ele alırsanız alı, orada direk hedef insandır ve olası bir depremde insanın hayatta kalıp kalmaması söz konusudur.
İktidar bu önemli detayı ve hassasiyeti gördüğü ve bildiği içindir ki müteahhitlik hizmetlerinde, otokontrol için yapı denetim şirketlerini ihdas ederek, daha kaliteli ve daha teknik müteahhitlik hizmetlerinin yapılmasının önünü açmıştır.
Her işimizde olduğu gibi, yapı denetim şirketlerinin bir kısmının göstermelik faaliyet yaptıkları artık gün gibi ortaya çıkmıştır.
İşte sorunda burada yatmaktadır.
Van depreminde yıkılan binalar, yapım aşamasında yapı denetim şirketlerinin kontrolünden mutlaka geçmiştir ve bu binaların yıkılmasında müteahhit ne kadar sorumluysa, onu denetleyen ve inşaatın her aşamasında kontrol eden yapı denetim şirketleri de bir o kadar sorumludur.
Bu bağlamda, Adana’dan bir örnek vermek istiyorum.
Adana’da aynı zamanda önemli bir beton bayii olan Samanyolu İnşaatın, henüz yeni yapılan binasıyla ilgili konut sahiplerinin aylardır ciddi hatalar nedeniyle inşaat şirketini arıyorlar.
Ne gariptir ki ilgili inşaat firması tarafından görevlendirilen mimarın, hatanın kendilerinden kaynaklandığını açıklamasına rağmen, sorunun kendilerini değil yapı denetim şirketini ilgilendirdiğini söyleyebilmektedir.
Buyurun işin içinden çıkın çıkabilirseniz.
Oysa, inşaat firmaları yaptıkları binalar için yasa gereği 5 yıl sorumludurlar.
Söz konusu binada gözle görülen hataların dışında, taşıyıcı unsurlarda sorunun olup olmadığı da meçhul.
Yasa gereği hayata geçen yapı denetim şirketlerinin varlığı, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği açısından önemli, ama yapı denetim şirketleri yasanın öngördüğü ilkeler çerçevesinde denetim görevini yerine getirirlerse önemlidir.
Şimdi Samanyolu İnşaat tarafından yapılan bu binadan kim sorumlu?
Buyurun siz karar verin.
Allah korusun, olası bir depremde meydana gelecek faciadan vatandaş kimi sorumlu tutacak ve yasa bu konuda ne diyecek?
Vatandaşa, gördüğü ciddi hatalar karşısında yaptırım gücü olan yasal dayanak mutlaka verilmelidir.
Yakın tarihte meydana gelen Adana ve Marmara depremi gözüken o dur ki ne inşaat firmalarına ve ne de iktidarlara ders olmamış.
Gerçekten ders olsaydı, bu gün bu facialar meydana gelmez, çocuklar yetim kalmaz, anne ve babalar de evlatlarını kaybetmezdi.
Burada en büyük görev ise belediyelere düşmektedir.
Belediyeler kaçak yapıların inşasına göz yumduğu süre, istenmeyen bu facialar gözümüzün içine baka baka her dönem geliyorum diyecektir.
Zemin etütlerinin yapıldığı, kaliteli demir ve çimento kullanarak deprem yönetmeliğine göre yapıldığı zaman, binalar yıkılmaz.
Düşünebiliyor musunuz, yurt dışından gelen kurtarma ekipleri ülkemizde ilk defa kullanacakları tünel açma sistemini, Van depremindeki yıkıntılarda kullanamıyorlar.
Neden mi?
Sistem çalıştığında beton gözüken tablalar kum gibi dağıldığı için kullanamamışlar ve elin adamı binaların tamamen sağlıksız yapı nedeniyle yıkıldığını açıkladılar.
ÖRNEK OLUR MU?
Çukurova İlçe Belediye Başkanı güzel bir karar alarak, meclis üyeleriyle birlikte Van depremini incelemeye gideceklerini açıkladı.
Gönül isterdi ki şimdiye kadar turistik amaçlı yapılan meclis üyeleri ziyaretleri, örnek alabileceğimiz kendi şehirlerimize yapılsaydı ama olmadı.
Çukurova Belediyesinin bu gezicisini önemsiyorum ama tek şartla, örnek olacak ve bu yönde yaptırım uygulayacaklarsa önemsiyorum.
Sonuç olarak artık demirden ve çimentodan çalarak yapılan binalara göz yumulmaması için, ciddi bir yaptırım gücünün ortaya konması gerekir diyorum.