Hayatımızı kuşatan zifiri karanlıklara inat, gönül gökyüzümüzü aydınlatan bir güzellik..
Her hanede, gelişi pür dikkatle beklenen, özlenen, her yürekte tatlı bir telaşın yaşandığı
bir muhteşemlik..
Hüznün yürekleri dağladığı bir hengâmede, kin ve nefret tohumlarını savuranların
heveslerini kursaklarında bırakan güç..
Paslanmış, kirden kabuk bağlamış vicdanların, en etkili yumuşatıcı ve arındırıcı iksiri..
Açlıktan nefesi kokmuş, inim inim kıvranan ruhların kendisinden doya doya beslendiği, ataletten kaskatı kesilen dimağların onunla harekete geçtiği enfes bir ihsan..
Evladımıza isim, muhitimize unvan..
Bireysel, toplumsal ve küresel boyutları ile ele alınarak; sunduğu kazanımları dikkatle incelemek ve üzerinde durmak gereken, öğrenmeye çalıştıkça, öğrettikleri ve verdiği dersleri hiç bitmeyen bir hazine..
Almaktan çok, verme odaklı bir rahmetli işleyiş..
En büyükten ikram edilen ve küçükten büyüğe, hep büyüten, eğiten, seçkin bir eğitici..
İçinde barındırdığı kutlu mesajlarıyla, ansiklopedilere sığmayan bir enginlik..
Güneşin yakıcı sıcağı altında takatten kesilmiş, çölde susuzluktan ciğeri kavrulmuş seyyahın suya olan özlemi gibi, yüklü olduğu rahmet bulutlarını taşıyan ve beraberinde en geniş haliyle cömertliğini sağanak halinde sunan doyumsuz bir iklim..
Keşke’lerimizin en başında gelen öncelikli temennilerimizden..
Bitmesi, gitmesi, kesintisi olmasın, hep sürsün dediğimiz nadidelik..
Hayatın her santimetre karesinin kendisiyle birlikte olmak istediği, her gönülün deryasına dalmaktan büyük bir keyif aldığı, insanlarımızın yüreklerinde konaklamasını istediği
bir mutluluk esintisi..
Simit, mendil satan, çöp toplayan büyük yüreğine nazaran, küçücük, narin yürekli,
ince bilekli, çocukların sevinci.. Avuçların rahmetle dolup taştığı,
şeytanın düşmanı bir dost!
Enkaz altında bırakılan vicdanların, dünyalar ederi bir damla yaşı döken anaların, yaşanan/yaşatılan onulmaz acıların açtığı yaralarla kıvranan ümitlilerin yegane tesellisi..
Hüznün ve sevincin, birlikte aşık olup yolunu gözledikleri güzellik..
Kuytulardaki onurluların onuru, kimsesizlerin dermanı,
Fırsatlar manzumesi.. Nasıl tarif edeyim Bayram’ı?
Hazır sofrayı kurmuşken gönülden cümlelerle, bir çağrıda bulunayım, değerlerini şifreli kasalarda saklayan aklen, ruhen bikese!
Bay Ram’a tavsiyemdir!
Bir yetime yettin mi?
İşte o zaman Bay Ram, bil ki tamam, Bayramdır!
Yaşantınız İbrahim, anlayışınız İsmail,
Geleceğiniz hep Bayram Olsun!
Başta sitemiz çalışanları ve yöneticileri olmak üzere,
saygıdeğer mevkidaşlarıma,
aziz okuyucularımıza ve
bütün yurttaşlarımıza
en içten sevgi ve saygılarımla
“bayram dolu bir gelecek” temenni ediyorum.
Neşter!
Bay Ram’a..
Bir İbrahim olmanın yükü ağır mı ağır!
Sen kurban eder misin İsmail’ini baba?
Ne var ki, gözler görmez, kulaklar ise sağır,
Biçerdöver insanım, hem kem, fodul, hem kaba!
Ya bir İbrahim ya da, İsmail olmak gerek.
Kurbanı hevesine sos yapmak ne içindir?
Beyhude Bay ram değil, Bayrama uymak gerek
Sen Bay’dan vazgeç dostum, gel ruhunu geçindir!
Sevgi ile Kalın..
akt