Şeytan üçgeni

Osman PALAMUT

11 Kasım 2011 Cuma 09:29

Şeytani fikirler yıllardır Ortadoğu ülkeleri üzerinde hesap üzerine hesap yapıyor.

Şeytani fikirler üretilirken dünyanın sesini kesmek ve haklı bir müdahale zemini oluşturmak içinde hayali de olsa ortaya bir sebep konuyor.

Tıpkı Irak’ta ve Afganistan da olduğu gibi,

“Irak’a barış ve huzur götüreceğiz” diyen şeytanın babası, Saddam rejimine rahmet okuttu

Afganistan’ı teröristlerden kurtaracağız dediler, beladan başka bir şey getirmediler.

Şimdi de hedef İran.

Bahane?

İran kimyasal silah Ü R E T İ Y O R M U Ş MUŞ.

İsrail, ABD ve İngiliz Şeytan üçgeni “İran kimyasal silah üretemez” diyor ve onların bu tezini batı alemini bir kenara bırakın, ne yazık ki İslam ülkelerinin de büyük bir kısmı destekliyor.

Ama İsrail başta olmak üzere batı alemi, hem kimyasal silah, hem de atom bombası üretiyor.

Ama İran üretemez diyorlar.

Ve dolayısıyla bu nedenle İsrail, İngiltere Dışişleri yetkililerinin ifadesine göre iki ay içerisinde İran’a saldıracakmış.

Bizim Adana medya bu konudaki habere güzel bir başlık vermiş, ama içini eksik bırakmış.

Başlık;

“İngiliz diyorsa bir bildiği var”

Elbette İngilizlerin bir bildiği var.

Çünkü işin içerisinde İngilizler de var da ondan.

İngilizlerin ve Amerikalıların bilgisi ve hesapları olmadan İsrail böylesine bir maceraya girer mi?

Şu mantığa bakın.

Birleşmiş Milletlere bağlı Uluslar arası Atom Enerjisi Ajansı bir rapor yayınlayarak, İran’ın 2003’ten bu yana nükleer silah ürettiğine dair kanıtların bulunduğunu ifade ediyor.

Ama aynı kuruluş İsrail başta olmak üzere batı aleminde ve ABD’de kimyasal silah ve Atom bombası olup olmadığını yayınlamıyor.

Yani bu ülkeler nükleer santraller yapabilecek, kimyasal silahlar üretecekler, atom bombaları yapacaklar, ama İslam ülkelerinden hiç biri bu yönde bir üretim yapamayacak.

Türkiye Birleşmiş Milletler üyesi bir ülke olarak, bu kuruluşu derhal uyararak İsrail’ın olası saldırısına karşı olduklarını açıklamalıdır.

Olası İran kabusunun, hem ekonomik açıdan ve hem de manevi açıdan en büyük sıkıntısını çekecek olan ülke Türkiye’dir

Irak’ta olduğu gibi

Ve bu saldırı; yıllardır seslendirilen Orta Doğunun yeniden yapılandırılması projesinin kaçınılmaz bir gereğidir.

Batı içine düştüğü ekonomik rezaletten ve İsrail ise Orta Doğuda istediğini elde etmek için bu yönde bir hazırlığı öteden beri yapmaktadır.

Füze kalkanı projesi de bu projenin bir ayağıdır.

Irak, Afganistan ve Libya’da istediklerini elde eden sömürgeci zihniyetlerin, şimdiki hedefi İran ve sonrası ise Mason teşkilatlarındaki ifadelere göre kesinlikle Türkiye’dir.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, zaman zaman yaptığı konuşmalarda İran’ın nükleer santraller konusunda haklılığını ortaya koymuş bir liderdir.

Ancak işin rengi tam olarak ortaya yavaş yavaş çıkmaya başladı ve birleşmiş milletlerin önemli bir üyesi olarak, olası İsrail saldırısı konusunda Birleşmiş Milletler ve üye ülkelerin dikkati açık bir şekilde çekilmelidir.

Yoksa bu şeytan üçgeni bölgeyi tıpkı Irak’ta ki gibi içinden çıkılmaz bir konuma getirerek bölgeyi bir kabusun içerisine sokar.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.