Türkiye’de siyasi partilerin; dolaylı veya dolaysız vesayeti altında olmayan sendika ve hatta Sivil Toplum Örgütü yok gibidir.
Sendikacılığın doğasına aykırı olan bu tutumun faturasını ise yine çalışanlar çekmekte, hatta iktidarda bulunan siyasi partilerin vesayeti altındaki sendikanın isteği doğrultusunda zaman zaman sürgünlerin yapıldığını hem geçmişte gördük ve hem de günümüzde görüyoruz .
Oysa sendikaların, tamamen bağımsız ve güçlü birer kuruluşlar olmaları gerekmektedir.
Cumartesi günü bunun en güzel örneğini Çukurova üniversitesi çalışanları için yapılacak olan Banka Promosyonları İhalesinin çalışanların lehine sonuçlanması için bir araya gelmeleri en güzel örnekti.
Bu birlikte; siyaset vesayet bir kenara bırakılarak güç birliği oluşturulmuştur.
Cumartesi günü tüm sendikalar bir aradaydı.
Neden?
Temsil ettikleri üyelerinin haklarını almak için.
Kemdi o sendikalar?
Türk Eğitim-Sen,
Eğitim Bir-Sen,
Eğitim-Sen,
Eğitim-İş,
SES ve Tez-Koop-İş
Sendikalar adına Türk Eğitim-Sen Adana 3 Nolu Üniversite Şube Başkanı Rifat Çelik’in konuşmacı olarak tayin edildiği basın toplantısı, her şeyden önce başarılı bir çalışma yaparak, çalışanların promosyon haklarının en iyi şekilde alınması için önemli bir adım atılmıştır.
Bu birliktelik sonucunda bakın, sendikaların isteği doğrultusunda gelişmeler olacaktır.
Yıllardır kanayan bir yara olan Promosyon hakları konusunda, çalışanlar adına sendikalar yıllardır mücadele ediyor.
Türk Eğitim-Sen 3 Nolu Şube Başkanı Rifat Çelik’in bu alanda ne denli mücadele ettiğini bire bir bilen kişi olarak, bu dönem sendikaların ortaya koyduğu bu güç birliğini önemsiyorum.
Kaldı ki bu konuda rektörlük yanlış yapmaktadır.
Banka promosyonları kurumların değil tamamen çalışanların en doğal hakkıdır.
Ne garip tir ki bu hak çalışanların cebine yıllarca girmedi.
Bu gün, günümüzde bir çalışanın cebine en az 500 TL’nin gireceği düşünüldüğünde, Çukurova Üniversitesi gibi bir yerde çalışan binlerce personelin promosyon toplamını artık varın siz düşünün.
Kamu kuruluşlarında çalışanlar öyle veya böyle promosyonlardan nasipleniyorlar.
Ya özel sektörde çalışanlar?
Sonuç olarak şu bir gerçek ki, ister özel sektörde olsun, ister kamu kuruluşlarında olsun, sendikalar özlenen sendikacılığı yaptıkları zaman, ne kamu kuruluşunda ve ne de özel sektörde çalışanların hakları zayi olmaz diyorum.