Bir Kurum ve Bir Bürokrat!

A.Kadir TUNÇER

14 Aralık 2011 Çarşamba 12:52

Yurdum insanının kendine özgü renk cümbüşünden oluşan ve gökkuşağını andıran özellikleri vardır. İçinde barındırdığı cevherler; üstü örtülmüş, arka planda kalmış bilinmeyen sayısız değerlerin yanında, tarihin belirgin, şerefli sayfalarında yer alacak kişi ve kurumlarımız hep var olmuştur, olmaya da devam edecektir. Sözüm; kurum kadar, kurumu kuruluktan alıkoyan, fitne üretim merkezi konumundan; umut, fikir ve çözüm üretme kurumuna dönüştüren bir kişiyedir.

Asla iflah olmaz denilen bir kurumun başına getirilen bir adam..

Kocaman bir ülkeyi, kaosla besleyen anlayışların hareket ve çıkış merkezi haline getirdikleri bir yerden söz ediyorum. Postalların ayak kokusunun en keskin haliyle hissedildiği mekan.. Darbe senaryolarının en mümbit uygulama alanı..

Bilim dokusu ile ilmik ilmik ilim rayihaların donanmış olması gereken cübbelerin, haki renge dönüşerek, esas duruşların dayanılmaz hafifliğini sergiledikleri , “YOK Artık” dedirten bir mekan ve mensupları..

Statükonun en katı uygulayıcılar topluluğunun bir arada bulunabildiği kurum..

Tüm araştırmalarını, bilim ötesi çalışmalarla, “İkna odaları” gibi buluşları ve vicdanları sızlatan uygulamalarıyla  tarihe mal olmuş bir topluluklar manzumesi..

10.Yıl marşından başka, milli bir vasfa sahip hiç bir söylemi benimsemeyen, başkasını geri kalmış ve mürteci olarak gören ve kabul eden bir zümrenin beslenme alanı..

“Başörtüsü” gerçeğini; dünyanın en büyük problemi haline getirmeyi başaran zihniyetlerin uygulama sahası..

Vicdanların, eğitim kurbanı milyonların, mukaddesatına bağlı insanların, alınan kararlardan dolayı, derbeder, darmadağın, perme perişan edildiği merkez..

Postalların ayak bastıkları ilk yer.. Darbecilerin en gözde göz ağrıları..

Damarlarında gezinen yasaklarla ayakta durmaktan nemalananların barınağı..

Bilimden başka her türlü ülke gündemi ile, siyasete rol biçme gibi ulvi görevlerle meşgul olan, güçlülerin keskin kılıcı..

Bir zamanlar, vicdanlarını kaybetmişlerin talihsiz merkezi..  Bürokrasinin en yüksek ihtisas alanı.. Tarihin sayfalarına düşen izdüşümleri dile getirdik bir nebze de olsa..

Ve gün gelir.. Mücadele azmi ile, halkın iradesinin tecellisini esas alan vicdanlıların direksiyonun başına geçmesi sonucu, aşılan onlarca engel, atlatılan kahredici badireler, kapanan yüz binlerce yaralar, göndere çekilen bir onur, duyulmayan pişmanlıkların yanında, huzur-u kalb ile devredilen bir görev..

Yer : YÖK.. Yüksek Öğretim Merkezi..

Kişi : Yök Başkanı : Yusuf Ziya Özcan.. Her türlü takdiri hakeden bir bilim adamı.

Yaptıkların ve geçtiğin zorlu süreçteki sebatından ötürü, bundan sonraki yaşamında başarı, sağlık ve esenlikler diliyorum.

Hayırla anılması gereken erdemli insanlardan birisiniz.. Açtığınız kapıdan, içeri girmesi gereken diğer bürokratlara seçkin bir örneksiniz..

(Muhtemel gibi görünen Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı görevinizde başarılar diliyorum.)

Yurdum insanının sizin gibi “vicdanlılar”a, akıl-ı selim bürokratlara ihtiyacı var..

 Sevgi ile kalın..

akt

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.