Yıllardır şu Cübbeli Ahmet hocayı izliyor ve izlerken de kendisinden feyiz alma uğruna adım adım izleyen inananlara üzülüyordum.
İslami önder olmak öyle kolay değildir.
her şeyden önce İslam önderleri;
Tevazu sahibi show dünyasıyla ilgileri olmaz ve tenezzül etmezler.
Ya Ahmet hoca?
Yıllardır televizyon televizyon gezerek show yapmayı ihmal etmedi.
Taner Talaş bu rahatsızlığı görmüş ve 2009’da kaleme aldığı duygu ve düşüncelerini yayınlamış.
Tebrik ediyorum, uyarı aynen bu gün meydana gelecek rahatsızlığı açıklıyor
Ama uyarıyı dikkate alan kim.
İnanıyorum o günler o yazıyı okuyanlar, “Taner Talaş’ta kim” demişlerdir.
Ne var ki Karamanın koyunu göründüğü gibi değilmiş.
Bugünlerde kendisiyle ilgili ileri sürülen gayri ahlaki iddiaları bir kenara bırakın, beyefendinin televizyonlarda insanları gülmekten kırıp geçirdiği mizahi hareketleri bile bir İslami önder’e yakışmayan, yakışıksız görüntülerdi.
İmam-ı Gazali’den bu yana gelen İslam önderlerini şöyle bir inceleyin.
İncelediğiniz zaman karşınıza tek bir şey çıkar.
Nedir o?
Çileyle geçen ömürleri,
Hangi şart altında olursa olsun, taviz vermedikleri davaları.
Yakın tarihimizden örnek mi istiyorsunuz?
İşte Bediüzzaman Said Nursi
Hayatı zindanlarda çileyle geçti.
Ya davası?
Davasından ne Rus generali karşısında taviz verdi, ne de ülkesinde zindanlardan çıkmak için taviz verdi.
Malı mülkü ise hiç olmadı çünkü onun amacı dünya saltanatı değildi.
Hakkın rahmetine kavuştuğunda ise üzerinden bir ekmek parası çıktı.
Onun tek derdi vardı, gençliği bataklığa düşmekten kurtarmaktı.
Daha ileriye baktığımızda ise, bir Ahmet Yesevi Hazretleri’nin ismi geçtiği zaman büyük bir haz alıyoruz.
Neden?
O mübarek insanın işaretiyle Anadolu’ya gelen Alperenler, hem buraları bir Türk yurdu yapmış ve hem de irşad görevlerini harfiyen yerine getirmişlerdir.
Hani şair diyor ya:
Aldırma.. Bu kervan böyle yürür
Aldırma.. Bu devran böyle çürür
İçi boş aslanın cesedini
Aldırma.. Bu tavşan böyle sürür.
Ama bir de tarihe bakın
Öyle aslanlar gelmişler ki, bir taraftan toplumu derleyip toparlayarak büyük bir medeniyeti inşa etmişler,
Değir taraftan ise batı dünyasının dün olduğu gibi, bu günde en büyük korkusu olmuşlardır.
İslam’ın manevi dinamikleri olmasaydı, Anadolu bugün hala ayakta olur muydu sanıyorsunuz?
İşte bunun içindir ki İngilizler;
“Türkleri parçalamamız için, ya Kuran’ı onların elinden alacağız, veya onları Kuran’dan soğutacağız” demişlerdir.
Sonuç olarak show yapmak ayrı bir şey,
İslami önder olmak ise çok daha ayrı bir şeydir.
Yazık kendisine inananlar o samimi insanlar, yıllarca içi boş bir aslanın peşinden koşturup durdular.