“Aytaç Durak bunu hak etmedi” başlıklı yazımı telefon ederek eleştirenler ve tebrik edenler oldu.
Her görüş sahibine elbette saygı duymak, insan olmanın temel kuralıdır.
Amma uyulur, amma uyulmaz
Eleştirilerden biri de Veysel Tepeli beye aitti.
Sayın tepeli yaptığı eleştirisinde, gündeme getirmiş olduğum milli irade konusuna katılmadığını ifade ederek;
”Aytaç Durak olayında Milli İrade gaspı yoktur. Öncelikle halk seçti diye suç işleyenlere ceza verilmemeli diye bir kural olmaz. Eğer öyle bakacak olursak, bugün Silivri’de seçilmiş olan Ergenekon davası sanıkları için, tutuklanan BDP milletvekilleri için en önce sizin meydana inmeniz lazım” diyor
Ergenekon’dan yargılananlar için inerim,
BDP’liler için inmem arkadaş.
Arkadaşım öncelikle bilerek veya bilmeyerek milli irade konusunda önemli bir detayı atlıyor, ama önce şu Ergenekon ve BDP milletvekilleriyle ilgili görüş beyan ettiği milli iradeyi irdelemek istiyorum.
Her şeyden önce Ergenekon tutuklusu olan milletvekilleriyle ilgili, hem televizyonda ki konuşmalarımda ve hem de yazılarımda tutukluluk olayının haksız olduğunu açıkça ifade ettim.
BDP milletvekillerine gelince;
Orada milli iradenin tecelli ettiğini vicdanen siz nasıl kabul ediyorsunuz bilemiyorum.
Bir tarafta her fırsatta ülkenin parçalanmasına yönelik itiraflar varken,
Milletimizi şereflendiren İslam diniyle alay edilirken,
Sözde liderlerini Peygamber ilan ederlerken,
Ama seçim sathında milletin inancının hizmetkarı olduklarını söyleyip kandırırlarken ama daha da önemlisi milleti tehdit ederlerken, nasıl olurda entelektüel birikiminizle milli iradeden bahsedebilirsiniz?
Gelelim Aytaç Durak ile ilgili suça,
Hatırlarsanız Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu yaptığı açıklamada, bu suçların maydanozdan suçlar olduğunu, üzerine basa basa açıkça ilan etmemiş miydi?
Mademki maydanozdan suçların akıbeti tutuklanmadır, o zaman yine vicdanen sormak istiyorum,
Siz ayrım yapmadan, bu ülkede Büyükşehir belediye veya ilçe belediye başkanlarının üzerine, ayrım gözetmeksiniz gidildiğine inanıyor musunuz?
Bizim derdimiz adaletin terazisinin, ayrım yapmadan ortaya konmasıdır.
Çünkü bu görüş bizlerin değil, Allah’ın bir emri olduğunu da çok iyi biliyorsunuz.
Hem Adana ölçeğinde, hem de ülke genelinde bu adaletin sağlanmadığını, sanıyorum en iyi bilen arkadaşlarımızdan birisi sizsiniz.
Adana’ya bir bakın,
İki yıl öncesine kadar hizmet üretilmemesinin tek engelinin Aytaç Durak olduğu söylenip duruldu
Peki, 22 Aydan beri Aytaç Durak yok,
Şimdi soruyorum; Seyhan ilçesiyle, Çukurova ilçelerinde korkusuzca arabanızı sürebiliyor musunuz?
Hala hizmetlerin, üretilmemesinin sebebi Aytaç Durak mı?
Elbette suçlu olanlar yargılansın, ama “Senin-benim adamım” ayrımı yapmadan yargılansın işte toplumun tek derdi budur diyorum.