Bir yılı daha geride bırakarak hayallerle dolu yeni bir yıla girmenin tekrar hayallerini kurmaya başladık.
2011 Yılı Adana için değerlendirecek olursak. hem siyasi açıdan ve hem de ekonomik açıdan bir hayal kırıklığı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Siyasi açıdan AK Parti kurulduğu günden bu yana, il başkanlarını harcama konusunda yine geleneğini bozmadı ve 2011’in son gününde teşkilat başkanlarını görevden alarak Kamil Yıldırım arkadaşımızı atadı.
Hayırlı uğurlu olsun.
Temennimiz o dur ki: Kamil Yıldırım akıbeti de diğer il başkanları gibi olmaz, ama bu demokratik anlayışla daha çoook il başkanı gelip geçer gibi gözüküyor bu teşkilattan.
AK Parti Adana’da kurulduğu günden bu yana, 8 il başkanının göreve getirilmesini; demokrasi ve İslam ölçülerine göre bir değerlendirelim
Öncelikle Demokrasi nedir ona şöyle bir bakalım.
Demokrasi;
İşte demokrasinin 4 ana prensibi.
Peki, nerede bu demokrasi?
Demokrasiye karşılık, İslamiyet’in insan alemi için getirmiş olduğu insan hak ve hürriyetlerine baktığımızda, İslamiyet’in en mükemmel şekliyle 1400 sene önce getirmiş olduğunu bırakın İslam alimlerini, insaflı Avrupalı mütefekkirler bile itiraf etmişlerdir.
İngiliz mütefekkiri Bernard Shaw bakın bu konuda neler söylüyor:
“Demokrasiyi en ileri uygulayan millet İngilizlerdir. Ama bunun daha ötesi ise Müslümanlıktır”
İşte demokrasi kuralları,
Ve işte İslam’ın getirmiş olduğu hak ve adalet kavramı ile ilgili itiraflar.
Şimdi gelin hem demokrasi kuralları ve hem de İslam’ın getirmiş olduğu insan hak ve hukukuna göre bir değerlendirelim.
AK Parti’nin şu geçen 9 yıllık iktidarında, göreve atanan veya seçimle gelen il başkanlarının hemen hemen her yıl değiştirilmesi, hangi demokrasiyle veya demokrasinin daha da ötesi olan, İslam ölçüleriyle örtüşüyor?
Sık sık il başkanlarının değiştirilmesinin tek bir izahı var
O da fert hakimiyetidir.
Kamil Yıldırım’da diğer il başkanları gibi hizmet aşkıyla dolu olan bir arkadaşımızdır.
Bu heyecanını 2007 seçimlerinde yakından tespit etme imkanım oldu.
Sorun, göreve gelen il başkanlarının hizmet yapıp yapamama meselesi değil,
Sorun; göreve gelen arkadaşlarımızın tamamen kişisel kaprisler nedeniyle harcanmasıdır.
Eminim ki Sayın Başbakan’a, Adana’da oynanan bu oyunların gerçek boyutları anlatılmıyordur.
Öyle olsaydı;
Yüreğir ilçesinde AK Partinin oylarında büyük bir patlamanın gerçekleşmesini sağlayan Av. Halis Yetkiner görevden alınır mıydı?
Siyasi birikimi, teşkilata olan hakimiyeti, teşkilatı harekete geçirip arı gibi çalışmasını sağlaması sonucunda, AK Parti Yüreğir’da, hatırlanacağı üzere hesapları alt üst ederek, partinin oy oranının açık ara öne geçirmişti.
Peki, bu çalışmalarının mükafatı ne oldu?
Bir bilen boş ve anlamsız kaprisleri nedeniyle, bu değerli siyasetçinin arkasından kuyusunu kazarak maalesef görevden alınmasını sağladı..
Sonuç olarak;
Adana teşkilatındaki bu oyunlar, partiyi bir adım daha ileriye değil, tam tersine iki adım daha geriye götürür
Ve bu çapsız oyunlar hala oynanmaya devam ediyor.
Daha önce görevden alınan ve değiştirilen üç il başkanının bizzat bana yaptıkları açıklamalarda, “Bir bilenin kaprisleri var oldukça, Adana’da daha çoook il başkanı harcanır” demişlerdi.
Ne kadar da doğru söylemişler.
Ama ne gariptir ki, bu bir bilen tam anlamıyla hacıyatmaz rolünü oynuyor, ama bakalım bu oyun nerede son bulacak.