Kim mi bu ‘Utanmaz hayasızlar?’
Yüce dinimiz İslam’a ve Müslümanlara hakaret eden Makedonlar.
Bu soysuzlar; her yıl düzenlemekte oldukları, ‘Vevçani Karnavalı’ nda İslam’a ve Müslümanlara hakaret ettiler.
Ellerinde Kuran yazılı yeşil bir kitap taşıyan, İmam ve hayat kadını rolünde yer alan bu küstahlar, kutsal değerlerimizle alay ederek bir kez daha soysuzluklarını gösterdiler.
Siz ne yaparsanız yapın, yaranamazsınız bu medeniyetten nasibini almamış soysuzlara.
Büyük bir medeniyeti inşaa eden devlet olarak, bilindiği gibi Türkiye, dünyada ses getiren bir adım atarak ‘Dinler arası hoşgörü’ tezini ortaya koyup, bu çerçevede bir dizi etkinlikler düzenledi ama hala adamlar “Biz sizin dininize saygı duymuyoruz” diyorlar.
Neydi o hoşgörünün amacı?
Amaç, dinler arası bir hoşgörü zeminini, uluslararası alanda kabul ettirmek ve olası bu tür çapsızlıkların önüne geçmekti.
Ama şu da bir gerçektir ki, soysuz hiçbir zaman için soysuzluğundan vazgeçmez.
Bu ne ilk ve ne de son olacaktır.
Tıpkı 50 küsür yıldan beri Avrupa kapısından içeri girmek isteyip te, bizimle dalga geçen Avrupa birliği zihniyeti gibi.
Elbette atasözünde olduğu gibi, “İt ürür kervan yürür” ama daha ne kadar bu batıl düşünceleri incitmeme adına kendimizi kervanımızı inciteceğiz?
Bu mücadele bu günün mücadelesi değildir beyler.
Bu mücadele asırlardır var ve var olmaya da devam edecektir.
“Biz ya Kur’an’ı Türklerin elinden alacağız, veya onları Kur’an’dan soğutacağız, zihniyetinin savunucusu olan soysuzlarla olan ilişkilerimizde, bu milletin ve bu devletin büyüklüğüne yaraşır bir tavrı artık daha belirgin bir şekilde ortaya koymalıyız.
Bu tavırlar bu iktidar döneminde ortaya konmaya başladı, ama daha da etkin olabilir diyorum.