Bir kent ancak bu kadar sahipsiz olabilir,
Bir kent ancak bu kadar kaderiyle baş başa bırakılabilir,
Ve bir kente ancak bu kadar kötülük yapılabilir.
Adana’nın değerleri bir bir elden kayıp gidiyor, ama kimsenin kılı bile kıpırdamıyor.
Adana’dan yıllar içinde hangi değerlerimiz komşu ilimiz Mersin’e gitti bir bakalım.
İlk önce TRT Çukurova Radyosu gitti yıllar önce
Ardından TRT Bölge müdürlüğü,
Mersin bunlarla yetinmedi, Devlet Demir Yolları’nın Makine İkmaline göz koydu ve tek tek o da kaydı elimizden.
Sonra, uluslararası nitelikte olacak olan Bölgesel Hava Limanı Mersin’e yapılıyor.
Daha sonra, Adana’ya gelişine sevindiğimiz RTÜK gitti, yeri ise kim bilir kime satılacak,
Ve şimdilik kaydıyla son olarak ta Meteoroloji gitti.
Mersin; Adana’dan koparttığı bu kadar değerle yetinir mi bilinmez, ama bu gidişle Adana’nın elinde ne var ne yok sanırım bir bir zaman içerisinde Mersin iline doğru gidecektir.
Oysa fazla değil, 30-40 Yıl önce Adana tarımsal potansiyeli ve tarıma bağlı sanayi tesisleriyle Türkiye’nin adeta göz bebeği konumunda olan bir ilimizdi.
Ya şimdi?
Şimdi ne yazık ki Gaziantep ilimizin ardından gelen bir il oldu Adana.
Bu hoş olmayan manzaranın tek müsebbibi, gelmiş ve geçmiş olan Adana milletvekilleridir.
Bu kadar değerin bir biri ardına Mersine gitmesi karşısında, elbette haklı olarak başta iktidar partisinin il başkanı ve muhalefet partilerinin il başkanları olmak üzere, tüm milletvekillerine hesap sormak hakkımız olsa gerek.
Adanalı, TBMM’de kendilerini temsil eden vekillere niye vekalet verdi?
Kendilerini ve bu kenti en iyi şekilde temsil etsinler diye
Adamlar kavga etmekten, şehirde neler oluyor haberleri yok.
Bu duyarsızlıkla, Adana marka bir şehir olamaz
Marka bir şehir olmanın tek yolu, milletvekilleri başta olmak üzere kent önderlerinin, siyasi hesaplarını bir kenara bırakarak, birlik ve bütünlüğü ortaya koymaları gerekir diyorum.