Andımız kaldırılıyor mu?

Osman PALAMUT

06 Şubat 2012 Pazartesi 09:42

Okullarda okunan öğrenci andının kaldırılmasına yönelik adımlar, ne yazık ki atıldı ve günlerdir kamuoyunda tartışılıyor.

Neden?

Niçin?

Kim kaldırılmasını istiyor?

Ve kimler kaldırılması için dayatmalarda bulunuyor?

Dünya da hangi millete bakarsak bakalım, her milletin kendine has tartışılmayacak hassasiyetleri vardır.

Her milletin kendine özgü kimliğinden kaynaklanan; bir karakter yapısı vardır ve bu değerleri tartışma konusu yapanlar yasayla cezalandırılır.

Bunun aksini kimse söyleyemez.

Örnek mi?

Birçok Avrupa ülkesinde kutsal değerlere hakaret etmek yasa gereği yasak, bizde ise serbest.

Şimdi şu öğrenci andını hep birlikte okuyalım;

 

 “Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem;

Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm;

Yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!”

 

Bu satırlar arasında yanlış olan ne?

Yanlış olan tek şey; Türk kelimesine yapılan vurgudur ve Türk kelimesine olan tahammülsüzlüktür ama bu açıkça ifade edilemiyor.

Artık bedbahların dayatmaları seslendirilerek, alıştıra alıştıra uygulamadan kaldırılmak isteniyor.

İsteyenlerin başında gelen ise iki yüzlü batı alemi, andımızın uygulamadan kaldırılması için Avrupa’nın öteden beri dayatmada bulunduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.

Dışarıdan batı, içeriden ise terör örgütü yandaşları kaldırılmasını istiyor.

Bunların dışında rahatsız olan yok.

Unutulmamalıdır ki her milletin kendine has, dili, dini ve ismi vardır.

Hiçbir kuvvet bu ülkelerin ne karakterini, ne dilini, ne dinini ve ne de ismine yönelik olumsuzluklarda bulunamaz.

Kaldı ki ölçü olarak ele aldığımız İslam’ın, hangi kuralına ters düşüyor?

 

Fizilal’il Kuran’ın, konuyla ilgili ayetin açıklamasına bir bakalım;

 

“Ey insanlar; biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve bir birinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah yanında en üstün olanınız, Allah’tan en çok korkanınızdır. Allah bilendir, haber alandır”

 

Ayete rağmen ‘Türk Milleti’ ismine olan bu tahammülsüzlüğün tek açıklaması var, bu aziz millete olan tahammülsüzlüktür.

Artık açıkça bu milleti derin bağlarla bir birine bağlayan değerlere saldırılar yapılıyor.

Yıllarca milletin inancına, milletin milli kimliğine tahammülsüzlük gösterildi.

Oysa milli ve manevi değerlerimize yapılan saldırılar karşısında bu millet, çıkarılacak bir yasayla saldırıların hep engellenmesini istedi durdu.

Unutulmasın ki, Milli ve Manevi karakterden yoksun olan bir gençlik, hedefini kaybeden bir gençliktir.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.