Adana yılların birikimi olan ve on binlerce vatandaşın istihdam alanı olan fabrikalarını bir bir kaybettikten sonra doğal olarak işsizlikte Türkiye birinciliğini göğüsledi.
Sürekli göç alan bir il olması nedeniyle Adana’nın istihdam konusunda zaten bir sorunu vardı. Ancak bu soruna, birçok ile verilen teşvik uygulamasında öncelik verilmesi gereken il olan Adana’ya teşvik verilmemesi işsizliğin hortlamasının temelini oluşturdu.
Geçtiğimiz hafta içerisinde iş dünyası öteden beri adeta bir üvey evlat muamelesine tabi tutulan Adana’nın hakkı olan Teşvik Yasası’yla ilgili taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bizzat dile getirerek ikili görüşmeler yaptı.
Fotoğraf çok güzeldi.
İktidarın il başkanı başta olmak üzere, ATO Başkanı, Sanayi Odası Başkanı, Adana Ticaret Borsası Başkanı, Adana organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve Akdeniz Tekstil Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı, Ankara’ya giderek, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ı, iktidarın Adana milletvekilleriyle birlikte ziyaret edilp yeni Teşvik Yasasıyla ilgili taleplerini hem yazılı ve hem de sözlü olarak ilettiler.
Konuyla ilgili yine geçen hafta Ankara’da Valiler Toplantısı vardı.
Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Valilere Köşkte bir öğle yemeği vererek önemli açıklamalarda bulundu.
Abdullah Gül, “Su akarken her il testisini doldursun. Önemli meselelerinizi çözün, altyapı meselelerinizi halledin. Memleketin önemli meseleleri ancak böyle çözülür. İl il çözüldükçe memleketin de bütün meseleleri çözülmüş olur” tavsiyesinde bulundu.
İki ayrı fotoğraf ve ikisi de Adana’nın ekonomik ve sosyal işlerliğinin daha iyi bir konuma gelmesiyle ilgiliydi.
Adana’nın yeni Valisi Sayın Hüseyin Avni Coş, Adana’da göreve başladığı günden bu yana başta iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı toplantılardaki konuşmasında Adana’nın özellikli bir olacağını söyleyerek iş dünyasına adeta moral veriyor.
Vali beyin bu girişimlerini takdirle karşılıyoruz.
Ancak hatırlanacağı üzere AK Parti iktidarı döneminde gelen Valilerimiz büyük bir iyi niyeti ortaya koyarak bu tür girişimlerde bulundular.
Bugün gelinen noktaya baktığımız zaman yapılan ciddi taahhütler gerçekleştirilip hayata geçirilmedi.
Ancak Sayın Coş, yalnızca söylemlerde bulunmuyor meselelerinde üzerine giderek sonuç alınana kadar işin takipçisi oluyor.
Bunu bizzat gördüğüm içindir ki, Türkiye’nin en büyük ve bereketli tarım potansiyeline sahip olan ve tarımı kadar sanayi alt yapısını da bağrında bulunduran Adana için siyasi iradeyle birlikte daha etkin öncülük yapması gerekir diyorum.
Adana bölgesi tarımsal açıdan tek başına dünya piyasalarına hakim olma potansiyeline sahip olabilecek kapasitededir. Bereketli toprakların ve akarsuların olmadığı İsrail bu gün tohumculukta başta Türkiye olmak üzere birçok ülkenin ihtiyacını karşılayabiliyorsa artık Çukurova bölgesini düşünün.